1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. 12 den vurdular....‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

12 den vurdular....‏

A+A-

Anadolu insanı; DP iktidarından sonra, şehirlere göç etmeye başladı ve çocuklarını okutmak istedi; göç etmeyenlerse çocuklarının okuması için çeşitli fedakârlıklarda bulundu. Makûs tarihlerini yenmek; Osmanlı devletinin, köylüleştirdiği kaderlerini kırmak ve şehirleşmek istiyorlardı; kendilerini değil, çocuklarını kurtarmak istiyorlardı. Bunlara göre çocukları okuyacak ve ”büyük adam olacaktı” Kırsal kesim çocuklarının okuması; “Erk” sahiplerini rahatsız etmeye başladı. Birileri; okullara, yurtlara, otellere, evlere, tezgâhlar kurdular… Önce; “sağ – sol”, diye böldüler… Sonra… Bu çocukları; kamplara, bölümlere, bölmelere ve hücrelere ayırdılar ve aralarına ideolojik düşmanlık soktular. El ele tutuşup; gezecekleri ve birbirlerinin gözlerinin içine bakarak şiir okuyacakları çağlarda; Ellerine silah, Koltuklarına sopa, Ceplerine bıçak koydular; birbirleriyle vuruşturdular. Günleri kavgalarla, yılları kayıplarla geçti. Ve 12 Eylülde bu çocukları; 12 den vurdular… Anaların gözyaşları, babaların hüsranları kardeşlerin şaşkınlıkları… Yıkılan hayaller, yok olan umutlar… Bunlar yetmiyormuş gibi bir de suçlu ilan edildiler. Bu tezgâhı; devleti baba bilen Anadolu çocuklarına kimler kurmuşlardı? Sorunun cevabı, darbenin oluşumunda saklı; 12 Eylül öncesi bir başka Demirel’in ifadesiyle; ” Olgunlaşmasını beklediler”. Olgunlaşmada kasıt; gençlerin ölmesiydi… Dün! 12 Eylül’den sonra Cunta’nın değirmenine su taşıyanlar; yardım ve yataklık yapanlar… İşkence yaparak, hazır dosyaları gençlerin ellerine vererek içeri tıkanlar. Korkmadan çekinmeden; kalem kıranlar… Cunta’cıların verdikleri görevleri; “baş üstüne”, diyerek yapanlar… Cunta’ya methiye dizerek fetva verenler… Cunta’cılarla kol kola girerek gezenler… % 92 ile Cunta anayasasına “evet”,diyerek yıllarca; cuntanın Anayasa’sıyla bu ülkede yaşamayı kabul edenler… Bugün! İse, ellerine şapkalarını alarak; cuntaya bayrak, açan sahte kahramanlar… Selam olsun sizlere… Şimdi işkence öykülerini, dinlediğiniz insanların; çileli hayatları karşısında… Acaba vidanızla baş başa kaldığınızda rahat mısınız? Not: Benimle birlikte İstanbul’da; ikinci şubede ve Hastal’da yatan arkadaşlara da selam olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.