1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Ağlıyorlar; ağlamak değil‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ağlıyorlar; ağlamak değil‏

A+A-

İbni Haldun, İyon’u gezen bir seyyaha: -Bana iyonu anlatır mısın? Seyyah: -Bazı insanlar bir meydana çıkıyorlar. Ölüyorlar ölmek değil Ağlıyorlar ağlamak değil Gülüyorlar gülmek değil, Hiçbir şey gerçek değil, der. Tiyatro: Eski Anadolu geleneği; günümüzde devam ediyor. Bir yargılama… Gerçek mi? Seyri bol, tadına doyum olmuyor. Malatya’dan kayısı, Tokat’tan leblebi, Aydın’dan yemiş, İzmir’den çişmiş, Kayseri’den aşma, Mersin’den ayva, Antalya’dan muz ve de İstanbul’dan Tarkos suyu; oldu mu sana, güzelinden bir Aşure. Hiç bir şeyin gerçek olmadığı sanal bir dünyada yaşıyoruz. Vesayeti sonlandırmak için başlatılan bu yargılamalar sonucunda; sıfıra sıfır, elde var; geometrik bir yapının gölgesi. Ülke yangın yerine döndü, benzini döken ve çakmağı çakan görülmüyor; evi yanan suçlanıyor. Bir önceki yazımda da belirttim, biz bu oyunu ülke olarak çok yaşadık. Resmen darbe ortamı oluşturulmak isteniyor… İddiaları gerçek sananlar; rahmetli Menderesin, uçak dolusu altınlarla kaçtığına inanan saftiriklerin devamını oynuyorlar. Don davasının, köpek davasının yerine başka argümanlar konularak algılar oluşturuluyor. 12 Eylül öncesi gençler birbirine düşürülerek; şehirler, sokaklar, mahalleler bölünerek darbenin gelişine zemin hazırlanmadı mı? Bugün, bazıları; bilerek veya bilmeyerek darbecilerin değirmenine su taşıyorlar farkında değiller. Israrla bazıları; çalıntı iddialarını dile getiriyorlar. bu tip iddialar her dönemde yapılmıştır, iddiaların geçerliği kanıtlanmadan siyası rant peşinde koşanlara, 28 şubattan bazı hatırlatmalar yapayım: Sayın Erbakan’ın MİT belgelerini İran'a verdiği iddia edildi; yalan olduğu yıllar sonra anlaşıldı. Yalan haberlerle bazı gazeteciler işlerinden oldular ve hain ilan edildiler. Sonuç: İçi boş bir iddia olduğu anlaşıldı. Günümüzde, Aynı iddiaları yaşadığım şehir dede birileri hakkında dile getiriliyor… Ban de soruyorum: O iddialarda doğru mu? Seyyahın anlatığı gibi ya bir tiyatroysa; o zaman seyrettiği oyunu gerçek sanan gafiller durumuna düşmez miyiz? Kış uykusunda yatanlar için; Orhan Veli: “Ne Londra konferansı Ne atom bombası Bir elinde ayna Bir elinde cımbız Umurunda mı dünya” Diyerek olaylara bakanlar, önce aynada kendi görüntülerine baksalar acaba ne görürler?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.