1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Ayağı kalk...‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ayağı kalk...‏

A+A-

Tabi-i kalkacaksın ayağı; saygı için büyüklere, yol göstermek için küçüklere. Kalkacaksın ayağı; ekabir kesimine, bazen de ekabirleşen şahıslara… Neden rahatsız oldunuz? Neden kalkmasının ayağı? Sizler ki, her gün kurumunuzda tüm personeli ayağı kaldırırsınız kalkmayana şöyle yandan bir, Kadirizm bakışı atarsınız, oda yetmezse ufaktan sesiniz yankılanır duvarlarda: -Kalksana birader müdürünüz konuşuyor… Her biriniz kendi kurumunuzda bir beyefendisiniz. Beyefendilere bu yakışır mı; ayağı kalkmamakta ne demek? Siz, kendiniz için ayağı kalkmasını bekliyorsunuz; fakat daha büyük beyefendiler den bu davranışı esirgiyorsunuz. Olmaz; bu hiç yakışık almadı. Makam aracınız saatlerce çalışır vaziyette kapı önünde bekler; görevlinin kapıyı açtığını gördüğünüz halde geriye dönerek yardımcılarınıza emirler yağdır ve nihayetinde açık kapıdan içeri girersiniz... Koltuğa oturmadan tekrar kapıya yönelirsiniz, görevli kapıyı tekrar açar ve başlarsınız emirlerinizi ve görüşlerinizi arabanızın etrafını saran görevlilere saymaya; sayış, o sayış. Yeniden yerinize oturursunuz ve görevli yeniden kapıyı kapatır; sizi uğurlamaya gelenler kravatlarını gevşeterek kuruma yönelirler; aklınıza çok önemli bir fikir gelir ve kapıya yönelirsiniz, görevli tekrar kapıyı açar. Ve Gür sesinizle: -Beyler, dersiniz; elleri kravatlarda olan personel tekrar geriye döner, başlarsınız son kalan noktaları açıklamaya. Arabanızın etrafını saran personel dikkatle sizi dinler… Ama Eksi otuz derecede milletin poposu ve elleri üşümeye başlamış, istem dışı bir hareketle eller çeplere doğru yönelmişken, sizin bakışlarınız elleri takıp eder ve bakışsal bir uyarı yaparsınız. Uyarıları alan personel aniden eski pozisyonunu alarak başlar dinlemeye… Nihayet son sözler tamamlandıktan sonra: -Kapat, diyerek görevliyi uyarırsınız. Uyarıyı alan görevli kapıyı kapatarak canhavlıyla direksiyona geçer ve başlar ellerini ufalamaya. Görevli ellerini ufalarken; o anda aceleniz olduğunu hatırlarsınız ve görevliyi sözlerinizle bir güzelinden haşlarsınız. Sonra, cep telefonu açar: -Alo kızım nasılsın, hava bugün çok soğuk; inşallah üşümediniz, diyerek muhabbete başlarsınız. Konuşmayan görevli sizin konuşmanızın bitmesini bekler: -Nereye gideceğiz beyefendi... -Efendim nereye? NOT:Üçüncü şahıslarla ilgisi olmayan, hayali bir şehirde; olmayan bir tartışma:

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.