1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Çözüme bir adım kala...‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüme bir adım kala...‏

A+A-

Çözüme bir adım kala; sosyolojinin bir itirazı var… Çözüm için açıklanan on madde içerisinde, sosyolojik bir açılımdan bahseden tek bir madde bulunmuyor. Bütün, siyasi ve ekonomik olayların anası sosyolojik olaylardır. Sosyolojik gelişmeleri göz ardı ederek; sadece siyasi ve ekonomik açıdan, Kürt sorununu çözmeye kalkarsan; sorunu tam olarak çözmüş olamazsın. Çünkü istenmeyen bir soysal gelişme veya kalkışma; ekonomik ve siyasi getirileri bir anda yok edebilir Genelde yoğun göç alan yörelerde içten içe kaynayan bir yara var; fakat şimdilik kimse bu konuyu dile getirmiyor veya getirme cesaretini gösteremiyor: Bazı bölgelerde; çekirdek aile ile aşiret aile yapısı karşı karşıya… Toplumun bir kesimi çekirdek aile yapısında yaşarken diğer kesiminde hala aşiret yapısı görülmektedir. Bu çelişkinin meydana getirdiği sosyal sorunlar ve kavgalar karşısında devekuşu politikası güdülmekte… Göçler sonucu bazı yerleşkelere; aşiret yapısını muhafaza eden aileler geliyorlar ve gittiklere yerleşkede aşirete bağlı bir örgütlenme meydana getiriyorlar. Bu aşirete bağlı aileler genelde; komşuluk ilişkilerini, iş ilişkilerini ve var olama kavgalarını hep aşiret üzerinden yapıyorlar. Kalabalık olmanın verdiği avantajla bulundukları yerleşkelerde baskı unsuru uygulamaya başlıyorlar ve bunu kendi lehlerine çevirmenin yollarını arıyorlar… Bir örnek: İki farklı anlayıştaki ailelerin çocukları arasında ki bir kavgada; bir taraf tüm aşiretiyle olaya müdahale ediyor, diğer taraf ise ezilmişliğin verdiği psikolojiyle örgütlü güçlerin yanında yar alarak aşiret yapısına karşı dengeyi sağlamaya çalışıyor. Bu gibi olaylar buz dağının sadece görünen kısmı, görünmeyen kısmında daha büyük sorunlar ve gelişmeler yatmaktadır. Şimdilik bu gelişmeler karşısında kimsenin bir şeyde yaptığı yok… Fakat Bakıyorsun ki, o bölgede esemesi okunmayan bir partinin oy potansiyeli birdenbire yükselmiş; çünkü o bölgede yaşayan insanlara başka kapı bırakılmamış. Neticede… Çekirdek aileler, ya örgütsel bir güçten destek alarak sorunu çözmek istiyorlar yada her hangi bir mafya ayağıyla haklarını aramaya çalışıyorlar. İşe bu noktada; sosyal çatışmalar siyasi bir çatışmaya dönüşmeye başlıyor. Ufak ufak devam eden bu kavga yarın; çemberlerin birleşmesiyle; Türkiye’yi, her an büyük çatışmaya götürebilecek düzeye ulaşmak üzere. Silahlarını bırakarak şehirlere inenler bu gelişmeyi daha da körükleyecekler gibi. Nasıl ki 12 Eylül sonrası bazı siyasi yapıların kalıntıları, mafyaya dönüştüyse, dağdan düz ovaya inenler; aşiret desteği ile mafyaya dönüşürse; zurnanın son deliğine gelinir. Ondan sonrası belli gibi… Göç alan bölgelerde mahalle baskıları aratacak ve toplumda tekrar farklı mahallelere ve kaplara ayrışmış olacaklar… Ve Mahalleler arasında toplu kıyıma kalkışılacaktır. İlk belirti; 6- 7 Ekim, Kobani olayları sırasında görüldü; iş kafa ezmeye, pencereden atmaya ve bedenleri yakmaya kadar uzandı. Bu tip bir gelişme, Türklerin çoğunlukta olduğu bir yerleşkede görülseydi; sonrasını düşünmek dahi istemiyorum…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.