1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Ezik, Sünepe, kılıbık
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ezik, Sünepe, kılıbık

A+A-

Ezik: Yaşam koşulları karşısında güçsüz kalmış, sıkıntılı bir duruma düşmüş, kişiliğini yitirmiş olan (kimse). "O, hep eziktir, hep zorluk içindedir" Ezik kelimesine son yıllardaki Türk dizilerinde sıkça rastlanmaktadır; bilhassa, kadınlar bu kelimeyi erkekler için kullandıkları görülmektedir. “sen eziksin ezik “ “Annen karşısında eziksin; zaten seni o kadın ezik yetiştirmiş.” “Ezik olduğundan, gerekli cevabı veremiyorsun.” “Eziksin ulan ezik; var mı diyeceğin?” Bu gibi ifadeleri günümüzde sık sık duyduğumuz gibi, geçmiş dönemde de ise, “sünepe” kelimesi kullanılmaktaydı. Ezik veya sünepe fark etmez; herkes bal gibi biliyor; bu kelimelerin ne amaçla kullanıldığını. Bu iki kelimeye, “kılıbık” kelimesini de eklersek tam isabet etmiş oluruz. Ama Kılıbık; genelde eşler karşısında takınılan tavrı anlatırken; ezik, bir kişinin yetişme tarzı hakkında bilgi verir, sünepe ise, kişinin yaşam karşısındaki tavrıdır… Eziklik; kişinin yetişme tarzını anlattığından ezik insanların nasıl bir psikolojide olduğu pek belli değildir; bakarsın ummadığın bir davranış şekli göstere bilirler. Yani? Ezikliğin birazda psikolojik boyutu vardır; bu nedenle bazı ezik insanlar kendilerinden beklenmeyen davranışlar gösterebilirler. Uzmanlar; bu durumun çocuğun yetişme dönemindeki baskılardan kaynaklandığını ve psikolojik bir hastalığa doğru evrimleştiğini belirtirler. Kısacası: Eziklik, psikolojik bir davranış şeklidir ve ucu açıktır bu nedenle ezik şahsiyetler yetkiyi ellerini aldıkları zaman, ne konuşacaklarını ve ne yapacakları belli olmaz. Yani: Küfürde etse; delidir ne yaparsa yeridir, deyip geçeceksin… Bir hikaye: Ülkenin birinde talih kuşu yöntemiyle bir kral seçilecekmiş. Köyün birinde yaşayan bir ağa marabasını da alarak yola koyulmuş; ağa ve maraba yolda sohbet ederek giderken ağa marabaya: -Talih kuşu sizin başınıza konarsa sen bu halkı nasıl yönetirsin, deyince maraba hiç tereddüt etmeden: -Ben, bu halka öyle zulüm yaparım ki; tarih daha öyle bir zulüm yazmamıştır, dedikten sonra ağaya dönerek; ya sizin başınıza talih kuşu konarsa siz nasıl yönetirsiniz? Ağa, marabanın verdiği cevabı biraz düşündükten sonra: -Ben, halka hizmet etmeyi tercih ederim, demiş. Ağa ve maraba birlikte halkın toplandığı meydana gelmişler ve görevliler kuşu uçurmuşlar. Kuş dolaşmış fırlarmış ve marabanın başına konmuş. Görevliler önce görmezden gelmişler ve sonra itiraz etmişler; nasıl olurda bir maraba bizi yönetir, diye. Ve Kuşu yeniden kalabalık üzerine bırakmışlar ve kuş yine marabanın kafasına konmuş yine itirazlar olunca üçüncü kez bırakmışlar ve kuş yine marabanın kafasına konunca marabayı Kral yapmışlar. Yönetimi eline alan maraba, dediğini yapmış ve başlamış halka zulüm yapmaya. Kral’ın zulmünden bunalan halk buna bir çara bulmak için; ağanın hatırı vardır diye, yalvar yakar ağayı Kral’ın yana göndermişler. Kral eski ağasını görkemle karşılamış, izzet ikramdan sonra: -Eyy ağa hele söyle bakalım derdiniz nedir? Ağa, halkın kendisine geldiğini ve gördükleri zulmü şikâyet ettiklerini sonunda kendisini rica için yanına gönderdiklerini söyleyince, Kral biraz düşündükten sonra: -Bak ağa, senle ben yolda gelirken bu mevzu konuştuk; siz hizmet yaparım derken, ben; zulüm yaparım, dedim; bu halk demek ki zulme layıkmışlar ki Allah benim başıma üç kez kuşu kondurdu. Git söyle halka; halk kendini düzeltirse bende adaletle hükmederim…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.