1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Gündeme dair iki alakasız fıkra:‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Gündeme dair iki alakasız fıkra:‏

A+A-

Gündeme dair iki alakasız fıkra: Osmanlı döneminde bir köyün imamı hac farizasını yerine getirmek için yola çıkmış, gidiş dönüş süresi yaklaşık altı ay olduğundan komşulara: -Hüsnü niyetli bir şahıs bulun yerime namaz kıldırsın,demiş. Nasıl olmuşsa komşuları Hocanın ifadesini yanış anlayarak, kendi aralarında: -Hoca efendi bizden Hüsne Hanım'ın namaz kıldırmasını istedi, diyerek Hüsne Hanım'ın yanına gitmişler ve kendilerine namaz kıldırmasını istemişler. Hüsne Hanım; olamaz, dese de; köylülerin ısrarı üzerine namaz kıldırmaya başlamış. Gel zaman git zaman sonra Hoca Efendi Hacdan dönünce bakmış ki Camide cemaat sayısı artmış, köylülere dönerek: -Hangi Muhterem zatı getirdiniz ki camide cemaat sayısı hayli arttı? Köylüler önce yutkunmuş ve söylemek istemişlerse de sonradan: -Hocam, Hüsne Hanım namaz kıldırmaya başladıktan sonra cemaat hayli arttı… İkinci fıkra: Vatandaşın biri görücü usulüyle evlenmiş, düğün günü bakmış ki hanımı çok çirkin ve hastalıklı. Kendini teselli etmek için; “kaderim”, demiş ve sesini çıkarmamış. Ayak dönmesine gidince birde ne görsün; çok güzel ve sıhhatli bir baldızı var. Kendi kendine; yahu bu hanım bir ölse de şu baldızı alsam, demiş. Tahminleri doğru çıkmış ve hanımı üç yıl sonra ölmüş; baldızı taziye için yanına gelince, baldıza sarılmış; baldızın sesi üzerine komşular gelince ve de adama bağırmaya başlayınca… Adam komşulara dönerek: -Kusuruma bakmayın ben üzüntümden ne yaptığımı biliyor muyum?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.