1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Haşhaşiye dönüşmek‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Haşhaşiye dönüşmek‏

A+A-

Köy enstitülerinin kurulmasıyla kırsal kesimin gençliği üzerine toplum mühendisliği yapılmaya başlandı: Bu okullara, kırsal kesimin zeki çocukları alındı; yani Osmanlı devletinin Balkanlardaki devşirme politikasına benzer bir politika izlendi. Bu çocuklar, karma bir eğitimden geçirilecek; sanat, ideoloji ve öğretmen eğitimiyle birlik de modern bir çiftçi olarak köylerine geri gönderildiler. Aynı zamanda, yeni kurulan Cumhuriyetin kırsal kesimdeki savunucuları olacaklardı. Fakat Bu çocukların bazıları; kendilerine biçilen ilkokul öğretmenliği ve modern çiftçilikle yetinmeyecekler ve daha yükseklere doğru hareket etmek isteyecekler. Türk siyasetinde, basında ve edebiyatta öncü rol oynamak istediklerinde, bir anda dikkatleri üzerlerine çekecekler. Öyle ki, Türkiye'nin NATO ya girmesinde dahi pazarlık konusu olacaklar. Sonuç: Bu okulların dönüştürülmesine ve kapatılmasına karar verilecek; verilmesiyle birlik de değişik bir algı oluşumundan sonra toptan komünistlikle itham edilecekler ve sistemin dışına itilecekler. Öyle ki kırsal kesimin vatandaşları bile kendi çocuklarına yapılan bu haksızlığı görmezden geldikleri gibi çocukları suçlama noktasında hemfikir olacaklar. Böylece kırsal kesimin okuyan ilk çocukları bu suçlama karşısında kendilerini birden bire sistemin dışında bulacaklar ve devlet kademelerinde görev almaları böylece önlenecek. DP iktidarından sonra, kırsal kesimin insanları çocuklarını bin bir zahmete katlanarak okutmaya başlayacak. Bil hassa 1960 dan sonra; okul önlerine kurulan tezgahlar sonucunda bu çocuklar birileri tarafından kendi siyasi emelleri doğrultusunda, değişik ideolojiler doğrultusunda kamplara ayrılacaklar, ellerine sopa, bellerine silah konularak devlet güçlerine karşı kullanılacaklar. Karmaşık güç odaklarından bazıları; bu çocuklarla birlikteliklerinin İzmit'e kadar olacağını ondan sonra bu gençleri arabalarından indireceğini söylerken bir diğeri; “iti ite kırdıralım” diyecek. Bu gençlerden bazıları değişik çatışmalarda öldürülecekler; nihayetinde üç genç idam edilecek. Kalanlar ise anarşik faaliyetlere katıldıklarından sistemin dışına itilecekler. 70 yılların ortalarında başlayan tezgahlar sonucunda kırsal kesimin çocukları kamplara bölünecek ve on bine yakını ölürken 12 Eylülle devletin etkin gücü karşısında onlarcası asılacak, diğerleri hapse atılacaklar ve 1402 sayılı sıkıyönetim kanunu ile elli bine yakın kırsal kesimin çocukları anarşist diye sistemin dışına atılacaklar. Yerlerine birilerinin yurt dışında okuyan çocukları prens olarak yurda dönecekler ve ülke yönetiminde söz sahibi olacaklar. 12 Eylül sonrası bu kez kırsal kesimin zeki çocukları dershaneler aracılığıyla belli bir gurubun tezgahından geçerken, belli kesimi ise dinlerini iyi öğrensinler diye imam hatibe, belli kesimi, bir meslek öğrensinler diye meslek liselerine yönlendirilecekler.28 Şubat sürecinde o dönemin YÖK başkanının bizzat açıkladığına göre sadece lise sonda 600 bin öğrenci üniversite sisteminde yapılan bir değişiklikle üniversiteye girmelerini önü kesilerek böylece sistemin dışına itilecekler. Bu öğrencilerin sadece 130 bini imam hatipliydi; diğerleri çeşitli meslek liselerindeki öğrencilerdi. Böylece din ve meslek öğrenirken nasıl olduysa kendilerini birden bire sistemin dışında buldular. Sistemle daha uyumlu giden ve ülkedeki zeki çocuklar üzerinde çalışma yapan cemaat yapılanması bu gelişmeler sonucunda belirli yerlere gelerek köşe tutmaya başladılar. Ama Nasıl olduysa birden bire devletle kavgalı hala geldiler, tüm dikkatler üzerlerine çevrildi. Cemaatten camiaya dönüşen bu gurup, tahminen % 3 lük gibi bir etkisi olsa da, nitelik yönünden Türkiye’ye yön verecek beyinlerin toplandığı bir oluşum olması. Birileri hata yapmış ola bilir; fakat bu çocuklar bizim çocuklarımız, başkalarının hatalarını bu çocuklara ödetirsek geçmişte yapılan hataları tekrar etmiş oluruz. Bunlara adaletli yaklaşılırsa bunlar ülke için çok faydalı işler yapabilirler. İspatı, diğer ülkelerde yaptıkları... Şimdi ben tekrar soruyorum bu oyunları bizim insanımıza kimler oynuyor ve bizim çocuklarımızı; kimler gelincikten haşhaşı ya dönüştürerek suçlu duruma sokuyor?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.