1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Kul hakkı...‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kul hakkı...‏

A+A-

Hürriyette Ahmet hakana konuşan, HÜSEYİN Gülerce'den bir iddia: -Akademisyenlerden birine İngilizce soruları önceden vermeyi teklif ediyorlar. Arkadaş ağlayarak "Kul hakkına girer diye almadım" diyor. Ama bir arkadaşı almış. "Sen niye alıyorsun" diye sorulduğunda da "Biz varken oralara düşmanlar mı gelsin" demiş. Bu iddiaya karşılık; üç yıl önceki bir yazım: Bir adam, rüyasında bir başkasının bedenine giriyor; girmekle kalmıyor, onun bedenini kendi bedenine benzetiyor. Öyle bir hal alıyor ki; bedenine girdiği insandan hiçbir eser kalmıyor. Bedenine girdiği insanın yerine bir kurumda yüksek bir maaşla çalışıyor; özel sekreteri, şoförü ve emrinde onlarca insan. Özel şoförü kapısını açarken, karşı kaldırımda bir simitçi görüyor. Geçmiş günlerini hatırlayarak; bir simit almak istiyor ve arabaya binmekten vazgeçerek simitçiye yaklaşıyor. - Hey simitçi, bir simit ver. Simitçi kafasını kaldırınca; o da ne, yerine geçtiği ve bedenine hükmettiği adam sokakta simit satıyor… Duraksadı ve adama uzun uzun baktı; simitçi onu tanımıyordu… Yıllar önce, KPSS denilen bir sınavda; kopya çekerek simitçinin yerine geçmiş ve makam, mevki, para ve aile sahibi olmuştu. Aslında simitçi, her alanda ondan daha başarılıydı ve daha bilgiliydi. Ama! Ne olmuşsa, birileri onu korumuş ve simitçinin bedenine sokmuşlardı; fakat o, yıllardır simit satıyor, kendisi ise saltanat sürüyordu… Rüyasında, rüya görmeye başladı; kâbus gibiydi, bir türlü uyuyamıyordu; simitçinin çocukları ve yaşantısı sık sık rüyalarına giriyor ve kan ter içinde uyanıyordu… Yardım olsun diye; simitçiden, simit almaya başladı ve her seferinde ona bol para verdi. Simitçi: -Beyim verdiğiniz para benim hakkım değil, buyurun paranızın üstünü alın, diyordu. Simitçinin tavrı ve hareketleri onu çok etkiledi; kendisini ibadete verdi; gençliğinden beri namaz kılıyor, şimdi ise bir başka türlü kılıyordu. Ama Kıldığı namazlardan ettiği dualardan bir tat alamıyor; bir türlü huzur bulamıyor ve içi rahat etmiyordu. Simitçinin silueti ise gözünün önünden hiç gitmiyordu… Kendine yardım edenleri ziyarete başladı; büyük oranda para yardımı yaptı; yardım ettikçe hürmet ve itibar gördü… Toplantıda hoca; haramdan ve helalden bahsediyor, kul hakkının affedilmeyeceğini söylüyor; söylerken onun elinden tutuyordu… Bu durum, onu iyice rahatsız etti; artık o ortamdan sıkılmıştı… Arabasıyla yoldan geçerken, yolun kenarında demlenen insanları gördü; şoförüne arabayı durdurttu ve kendisini iki saat sonra almasını söyledi. İki saat sonra şoför geldi; sızmış bir halde buldu ve evine bıraktı. Namaz kılmakta olan hanımı, kocasının halini görünce çok şaşırdı ve yanına geldi; kocası, kendi kendine konuşuyordu… - Simitçi simitçi; ucuz simit… Bir ses duymaya başladı: - Bak oğlum; ne kadar ibadet etsen ve tüm servetini hayır kurumlarına bağışlasan, yine kurtulamazsın. Sen birilerinin hayatını ve hayallerini çaldın; bu seni, bu dünyada da, öteki dünyada da rahat bırakmaz, deyince; bağırmaya başladı… - Kalk oğlum kalk; ne bağırıyorsun, postacı bir mektup getirdi al… Uyanan genç mektubu aldı KPSS puanıydı, şöyle bir baktı kazanamamıştı: - Yarabbi çok şükür kazanamamışım… - Oğlum ne yazıyor? - Hiç ana hiç; simit satmamı istiyorlar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.