1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Kürtler ve Kamboçya‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürtler ve Kamboçya‏

A+A-

Başlık için; ne alaka, diyebilirsiniz; fakat tehlikenin uzağı ve yakını olamadığı gibi bu gibi gelişmeler her halkında başına gelebilir. Yetmişlerin sonlarında Kamboçya halkını tehdit eden örgütsel yapı şimdi Kürt halkını tehdit etmektedir. Kandile çöreklenmiş ve ideolojisi, Kızıl Kmerlerle aynı olan bu yapı; Kürt halkı üzerine ipotek koymak üzere, şayet bu örgüt etkin olursa(kısmen çözüm sürecinde bölgede etkin oldular ve baskıyı artırdılar; 6 -7 Ekimde de yine Kürt halkının kafasını ezdiler), milyonlarca insan katledilebilir. Bu tip ideolojik yapıdaki örgütler; toplumu mutlaka felakete götürmekteler. Tarih bu şekilde yetişen insanların; topluma şekil verme ve yeniden bir toplum inşa etme ütopyaları sonucunda zulme uğramışlardır. Aslında bu tip insanlar tıbben hasta ruhlu insanlardır; bu insanlar toplumda meydana gelen ağır buhranlar sonucunda ortaya çıkarlar ve kendilerini kurtarıcı olarak ilan ederler. Toplumdaki bu ağır buhrandan etkilenen bazı insanlarda bu tramvayı atlatmak için bu gibi şahısların etrafında toplanarak ona yardımcı olurlar. Hasta ruhlu bu şahıslar, kendilerini olağan üstü görürler; bunlar aslında kendilerini gizli tanrı yerine koyarlar. Diğer insanları da kulları olarak görerek şekil vermeye kalkarlar. Çevresinde çok iyi niyetle toplananlar bunu farkında değillerdir. Bir noktada; “körü körüne” itaat toplumu esir almıştır. Esir alınan o topluluk sayesinde, hasta ruhlu lider gücüne güç katarak istediği fikirleri uygulama sahasına koyar ve toplumu yeniden dizayn etmeye kalkarlar. İşte! Sorunda bu noktada başlar; bilimsel ve tarihi gerçeklerle uyuşmayan ütopya şeklindeki düşünceler uygulandığı zaman, zulüm ve katliamlarda artar. En çarpıcı ve en yakın örneği Kamboçya tarihinde görmekteyiz. Günümüzdeki bazı dini yapıdaki örgütlerde kısmen aynı metodu uygulamaktadırlar; buna örnek, güneyimizde çok var. Kamboçya’nın Kanlı Tarihi; Seval Yaman: “Kamboçya toprakların altında bir ütopya adına katledilmiş milyonlarca Kamboçyalı yatıyor. Kamboçya 1975-1979 yılları arasında dünyanın en büyük katliamlarından birine şahit oldu. 1975 yılında iktidara gelen Pol Pot, bir tarım ülkesi kurma ütopyasıyla işe başladı. Bu ütopya katledilen milyonlarca insanla birlikte toplu mezarların altında kaldı. Kamboçya halkı bir liderin ütopyasına yenik düştü. Pol Pot: 1975’te Kızıl Kmerler’in Kamboçya’yı işgal etmesiyle birlikte Kamboçya’nın Başbakanı oldu. Demokratik Kamboçya Pol Pot yeni bir siyasî ve sosyal düzen kurmayı amaçlıyordu. Kurmayı planladığı bu düzene Demokratik Kamboçya adını verdi. Pol Pot’un aklında çok basit ama çarpık bir ideoloji vardı. Buna göre tüm insanlar eşit ve doğuştan iyiydi. İnsanları bozan yozlaşmış bir toplumda yaşamaktı. Teknoloji, piyasa ekonomisi, iş bölümü, para ve din toplumu yozlaştıran unsurlardı ve yapılacak en iyi şey bunları yok etmekti. Sonunda Kızıl Kmerler, iyi insanların çiftçiler olduğuna karar verdi. Onların gözünde çiftçi olmayan herkes modern toplumun yozlaşmış insanlarıydı. Pol Pot, çiftçilerin güçlenmesiyle Kamboçya’nın zenginleşeceğine inanıyordu ve bu rüya için kapitalizme dair tüm unsurların yok edilmesi gerekiyordu. Böylelikle, ne Kamboçya’da ne de Kamboçyalıların hafızalarında kapitalizme dair hiçbir şey kalmayacaktı. Ütopyadan Katliama Kapitalizmin yok edilip tarım toplumuna dönülmesi amacıyla Pol Pot şehirleri boşalttı, şehirdeki insanları köylere doğru göçe zorladı, ‘parayı kullanımdan kaldırdı, dine ve özel mülkiyete savaş açtı, kırsal kesimde kolektif çiftlikler kurdurdu. Entelektüel olduğu düşünülen herkes öldürüldü. Pek çok kişi gözlük kullandığı ya da yabancı dil bildiği gerekçesiyle suçlandı.’ 1.Eğitimli olmak hayatî tehlike getiriyordu. Yani tüm doktorların, mühendislerin, bilim adamlarının, öğretmenlerin ya da yazarların hayatları tehlike altındaydı. Okullar kapatıldı ve Toul Seng denilen” yeniden eğitim merkezlerini” (re-education center-Toul Seng-S21 Hapishanesi) açıldı. 2. İsmi sizi yanıltmasın bunlar eğitim değil, işkence merkezleriydi. Pol Pot döneminde, yani sadece 3 yıl 8 ay içinde, an az 2,5 milyon insan katledildi. Hem Kamboçyalılar hem de yabancılar hiç gerekçe gösterilmeksizin işkence yapılarak öldürüldü. Pol Pot, Kamboçya’nın birçok yerine mayınlar döşetti ve bu mayınlar birçok insanın ölümüne ya da sakat kalmasına sebep oldu. Kamboçya halkı, insanın aklını zorlayacak, vicdanını paramparça edecek işkence teknikleriyle tanıştı. Cephane siyasî suçlular üzerinde harcanamayacak kadar değerliydi. Bu sebeple insanlar, maliyetsiz aletlerle, bıçaklarla kafaları ince ince kesilerek ya da coplarla dövülerek öldürülüyordu. İşkence gören birçok insan için ölüm bir kurtuluştu. Ölen insanların vücutları, bazıları 500 kişilik olan, büyük mezarlarda yakılıyordu. Kamboçya’da şu an 129 toplu mezar var ve bunlardan sadece 89’una ulaşıldı. Çiftçiler tarlalarını ekmeyi reddettiler ve Kamboçya’da çok geniş çaplı bir açlık başladı. Kamboçya bir harabeye döndü ve Pol Pot’un toplum mühendisliği deneyi Kamboçya ve Kamboçya’da yaşayanlar için bir felaket oldu.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.