1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Ruhani lider...‏
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ruhani lider...‏

A+A-

Atlantik ötesinden bir mektup geldi… Kime? Cumhurbaşkanına. Kim okudu? Başbakan. Aynı mektupların benzerleri; Kenan Evren’e, Çevik Bir’e, Papaya ve Emin Çölaşan'a da gönderildiğini bazı basın organlarından öğrenmiş bulunuyoruz. Her sivil toplum örgütü devlet büyüklerine bu mahiyette bir mektup gönderir mi bilemiyorum. Şayet gönderirlerse bundan en karlı; PTT çıkar. Eğer gönüllü mektup taşıyan gazeteciler olmazsa. Paralel devlet örgütlenmesi diyorlar ya; buna en güzel örnek bu mektup. Hangi demokratik ülkede siyaset dışı güçler siyasete bu denli mektuplu müdahalede bulunuyorlar? İnternet üzerenden yapılan müdahaleden; mektuplu isteklere doğru giderken acaba çağ mı atlıyoruz? Toplumda oluşan algı: Türkiye’de; okyanus ötesi, İmralı ve birde Sayın Başbakan var. Demokratik bir ülkede muhalefet nerede? Eğer bir ülkede, muhalefet politikasını; demokrasi dışı güçlere göre belirliyorsa burada bir sakatlık var demektir. Bu ülkede; ruhani liderlik mi oluşturulmak isteniyor? İran’da; ruhani lider geleneği var… Var olmasına varda; ne yaptı bu ruhani lider? Halkın seçtiği cumhurbaşkanı Ahmet-i Necat-ı bir gün sorguya aldırtırdı. Türkiye'nin; İranlaşmasından korkanlar, kimin ipine sarıldıklarına dikkat etsinler. Yeri geldiği zaman İran rejimine saydıranlar Türkiye’de, bir ruhani liderlik kurumumu oluşturmak mı istiyorlar? Türk tarihinde ne zamanki din adamları siyaseti dizayn etmeye kalkmışlar sorunlar çıkmıştır. Bir örnek: Osmanlıda Kadızadeler: Birgili Mehmed Efendinin (öl. 1573) Tarikat-ı Muhammediye adlı dinî öğütler veren eserini kendilerine ilke kabul eden ve tasavvuf erbabına karşı çıkan vaiz sınıfı, Kadızadeliler özellikle Küçük Kadızade denilen Balıkesirli Mehmed Efendiye (öl. 1635) bağlanırlar. Küçük Kadızade, Sultan Ahmed I’in ölümünden sonraki hükümetin güç durumda bulunmasından yararlanarak şeriatın savunucusu olarak ortaya çıktı. Bütün hataların «şer-i şerif»e aykırı hareketlerden ileri geldiğini söyleyerek bir kısım ayaktakımını hükümete ve din bakımından doğru saymadığı tarikatlara karşı cephe aldırdı. Küçük Kadızade, Murad IV devrinde padişahın tütün yasağı fermanını destekledi. Sufiye ileri gelenleriyle uğraşarak devran ve sema’ın haram olduğunu ileri sürdü; kendisinden sonra gelenler de aynı düşünceleri savundular. Kadızadelilerin ortaya attığı meseleler şunlardı: Müspet ilimleri ve matematiği öğrenmek meşru mudur? Hızır Peygamber sağ mı, değil mi? Ezan, mevlit v.b. okunan şeylerin güzel ses ve makamla okunması caiz mi, değil mi? Sigara ve kahve haram mı? Tarikat erbabının devran ve semaları dinî yönden doğru mu? Firavun imanla mı öldü v.b. Kadızade Mehmed Efendi, sufiye ileri gelenlerinden Abdülmecid Sıvasî Efendi ile çatıştı. Murad IV, siyasetine âlet olan Kadızade’yi tutmakla birlikte, Abdülmecid Efendiye de saygı gösterdi. Kadızade’nin ölümünden sonra ona bağlı kürsü vaizleri sarayı nüfuzları altına aldılar; nafile namazı kılanları, güzel sesle okuyanların, devran ve semain raks olduğunu ileri sürerek bunları yapanların kâfir olduklarını söylediler; halkı Halvetilik, Mevlevîlik gibi tarikatlara düşman ettiler. Kadızade Mehmed’den sonra gelen vaizlerin en tanınmışı Şamlı Üstüvanî Mehmed Efendi, saraya girdikten sonra padişah şeyhi olarak ün kazandı. Demirkapı tarafındaki halveti tekkesini basarak dervişleri dağıttı. Şeyhülislâm Bahaî Efendiden zorla aldığı fetvalarla bu tür hareketlere devam etti. Kadızadelerin amaçları ortalığı karıştırarak çıkar sağlamaktı. Hükümet işlerine el atmaya başladılar. Köprülü Mehmed Paşanın Veziriazamlığının ilk günlerinde Fatih camiinde müezzinlerin natı şerif'i makam ile okuduklarını söyleyerek isyana hazırlandılar. Köprülü Mehmed Paşa, vaaz geçirici çabalan sonuç vermeyince elebaşlarını Kıbrıs’a sürdü (1656).

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.