1. YAZARLAR

  2. Seyfullah AYDIN

  3. Yapboz oyunu:
Seyfullah AYDIN

Seyfullah AYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Yapboz oyunu:

A+A-

Bu harita; büyük İsrail haritasıdır; Ortadoğu’da atılan her adım bu haritayı gerçekleştirme yönündedir. Kendilerini dünyanın efendileri sananlar; bir oyun sahneye koydu: Not: Hikâye, roman ve senaryo yazanların şöyle bir yetkisi vardır, istediği sahnede herhangi bir oyuncunun ölümüne karar verdimi, dramatik bir algı meydana getirir veya o kahramanlarla oyunu götüremeyeceğini anladığı an kahramanların ölümüne karar verir ve sahneyi o şekilde yazar. Bu hikâyede de artık bu oyunun Bağdadi ve kasım ile yürümeyeceği anlaşıldığından bu sahnede öldürüldüler. Ne demiş eski Yunanı anlatan bir gezgin; ölüyorlar ölmek değil, gülüyorlar gülmek değil, ağlıyorlar ağlamak değil Hikâye: Mezhep savaşı. (Alıntı; kıyım 12 romanı.) “İslam dünyasında, mezhep ve ırk savaşlarını başlatmak için şimdiden taşları döşemeye başladılar. Yanı, yapboz oyunu başladı. Suudiler vasıtasıyla radikalizmi Sünni İslam dünyasında etkin hale getirdiler ve devşirdikleri militanlara, Afganistan’da saha çalışması yaptırarak hazırlıkları tamamladılar. Ama Mezhep savaşının sahneye konulabilmesi için Şii mezhebinin de radikalleşip savaşa hazır hale getirilmeliydi. İslam dünyasında, Sünni - Şii mezhep savaşı Kasrı-Şirin antlaşması ile son bulmuştu. Üç yüz yıla yakındır İslam coğrafyasında mezhep savaşı görülmemekteydi. Yeniden bir savaşı başlatabilmek için İran’da Şii mezhebine dayanan bir yönetim oluşturdular. Yine tarihi incelediğimiz zaman İslam dünyasında mezhep savaşlarının en yoğun olduğu coğrafya Irak’tır. Bu nedenle savaşı İran ve Irak ekseninde yeniden başlatarak tüm İslam coğrafyasına yaymak düşüncesindeler. Böylece ölende öldüren de Alahu Ekber diyecek ve bu savaş yüzyıla yakın sürecek. Bugün mezhep ayrılıklarını körüklemek için İslam dünyasında radikalizme yatırım yapıyorlar ve el altından radikal örgütlere destek veriyorlar…” Kahramanlar: Kasım Süleymanı ---- Bağdadi. Yardımcı oyuncular: Şii ve Sünni militanlar. Figüranlar: İslam dünyası…. Seyirci: Batı dünyası… Yapımcı: İsrail Yönetmen: ABD

“Bu memleket bizim” “Eskiden, kar yağardı. Henüz ayrılmamıştık, henüz bölünmemiştik. Aynı mahalledeydik, zengini, fakiri, esnafı, yoksulu, bir arada birliktik, omuz omuza sımsıcak yaşardık ve kar yağardı bembeyaz, lapa lapa henüz bölünmemiştik, henüz ayrılmamıştık. Ne Cumhuriyet Caddesinde onun bunun namusuna kötü gözle bakar ne de laf atardılar çünkü senin namusun benim benim namusum senindi bir idik biz idik ve kar yağardı adam boyu ve adamlar adamdılar o zamanlar kar sendin, kar bendim, kar bizdik eridik, eridik, eridik, eridik”..................... Sebahattin Ali Ben son depremde Sebahattin Ali’nın bu satırlarını hatırladım…. Ve Henüz erimediğimize karar verdim. Türkü - Kürdü, Alevisi - Sünnisi ile bir ve beraber olduğumuza; ama deprem bölgesinde kira artışı haberi gelince, fay hatlarımız “erimemiş” lakin fırsatçıları da eritememişiz. Yinede Umutlanarak şu kanata vardım ki; emperyalist güçler ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bu birlikteliği ve beraberliği asla bozamayacaklar. Nasıl ki yüz yıl önce işgallerle ve uyduruk anlaşmalarla bozamadıysalar, günümüzde de ipleri ellerinde olan terör örgütleriyle de bozamayacaklar. İçimizden çıkan bazı densizlere rağmen; onlar ise kendi utançlarıyla kalacaklar. Bu yazıyı; Nazım Hikmet’in şiiriyle bitireyim. Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan Bu memleket bizim! Bilekler kan içinde, dişler kenetli ayaklar çıplak Ve ipek bir halıya benzeyen toprak Bu cehennem, bu cennet bizim!

 

 

  •  
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.