Erzurum, kış sporları yarışlarında Türkiye’de uzak ara önde bir şehir…
2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları ile ivme kazanan bu tablo, son yıllarda giderek Avrupa genelinde de dikkatleri üzerinde topluyor.
Önümüzdeki kış Palandöken, Avrupa genelinde kış sporları yarışlarına bir kere daha ev sahipliği yapacak.
Bu, hem Palandöken hem de Erzurum kış turizmi için ciddi bir kazanımdır.
Esasında Palandöken, gerek sahip olduğu uzun pistleri, kar kalitesi, gerek konaklama tesisleri, gerekse şehrin sağlık, ulaşım ve iletişim altyapısından ötürü Avrupa’da rakiplerini geride bırakacak potansiyele sahip.
Buna rağmen kış olimpiyatları ya da Avrupa kış sporları müsabakaları şimdilik Erzurum için uzak bir beklenti…
“Siz bir süre daha üniversitelerarası ve gençler yarışmalarıyla yetinin” diyorlar!
Haksızlık, ama yapılacak fazla da bir şey yok.
Kış olimpiyatlarının yapıldığı şehirlere baktığımızda, neredeyse hiç biri Erzurum’dan daha üstün altyapıya sahip değil.
Mesele altyapı değil yani…
Devlet, 2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları için Erzurum’a bugün ki değerle en az elli milyarlık tesis yatırımı yapmıştı.
Bu tesislerin benzeri, ülkemizde başka bir yerde olmadığı gibi dünya genelinde de çok az ülkede var.
Buna rağmen başka gerekçelerden ötürü Erzurum ıskalanıyor.
Geçmişte terörü bahane ediyorlardı!
Şimdiki gerekçeleri ise, şehrin sosyal yapısı…
“Eğlence odaklı bir şehir değil” diyorlar!
Tesislere, altyapıya ve kar kalitesine edecek laf bulamıyorlar, eğlenceyi sebep gösteriyorlar.
Ne yazık ki…
2011’deki kimi kötü örnekler, bazı ülkelerin hafızalarında güncelliğini koruyor.
Aynı keskinlikte olmasa da, benzer yakınmalar kış turistlerinden de geliyor:
“Erzurum’da para harcayacak yer bulamıyoruz” deniliyor.
Kış olimpiyatları Erzurum’a yakışır ve şehir olarak da üstesinden geliriz.
Ama önce eksiklerimizi gözden geçirmeliyiz.