Bir kenti sadece binalar, yollar ve köprüler var etmez; bir şehri yaşanabilir kılan asıl unsur onun silüeti, kaldırımları, yeşil alanları ve kamuya ait ortak yaşam kültürüne gösterilen saygıdır. Erzurum gibi köklü, tarihi ve kadim bir kentin sokaklarında atılan her adım, bu hafızaya ve kent estetiğine doğrudan etki eder. Ancak son günlerde MNG AVM önünde yükselen ve kamuoyunda haklı bir infiale yol açan o yapı, bu saygının neresinde durduğumuzu hepimize bir kez daha sorgulatıyor.
Kaldırımın, yeşil alanın ve doğrudan yurttaşın kullanımında olması gereken kamusal alanın tam ortasına kondurulan o derme çatma yapı, bir anda şehrin en önemli gündem maddesi haline geldi. Vatandaş tepki gösterdi, sosyal medyada görüntüler paylaşıldı ve tepkiler çığ gibi büyüyünce klasik refleks devreye girdi: Savunma mekanizması.
AVM yönetimi ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, söz konusu alanın şehrimizin ortak paydası olan Erzurumspor için hazırlandığı ifade edildi. Tepkilerin önüne geçebilmek adına da alelacele bir pankart asıldı: "Erzurum Store çok yakında burada."
Değerler Kalkan Yapılmamalıdır
Öncelikle altını net bir şekilde çizmek gerekir: Erzurumspor, bu şehrin ortak sevdasıdır. Kulübümüzün mali olarak güçlenmesi, taraftarına lisanslı ürün ulaştırması ve yaşatılması için bu kentte yaşayan hemen herkes elini taşın altına koymaya hazırdır. Ancak şehre ait kutsal bir değeri veya ortak sevgiyi, usulsüz ya da estetikten yoksun bir uygulamanın kalkanı haline getirmek ne Erzurumspor’a ne de bu şehre yakışır.
Erzurumspor sevgisi, kentin kaldırımlarını işgal etmenin, yayaların geçiş hakkını kısıtlamanın ya da yeşil dokuyu tahrip etmenin meşru gerekçesi olamaz. Eğer iyi niyetli bir amaç güdülüyorsa, bunun yöntemi de bir o kadar meşru, hukuka ve estetiğe uygun olmalıdır. Aksi halde yarın bir gün başka bir kurum veya şahıs çıkıp şehrin başka bir köşesine benzer bir yapı diktiğinde ve "Bakın, filanca yerde de yapıldı" dediğinde, buna hangi hakla karşı çıkılacaktır? Yanlış bir uygulama, gelecekteki keyfi uygulamalara emsal teşkil etme tehlikesi taşır.
Alternatif Mi Yoktu?
Meseleye sağduyuyla yaklaşan herkesin aklına aynı soru geliyor: Koskoca Erzurum’da, yüzlerce dönümlük kamusal alan içerisinde Erzurum Store için yer kalmadı da kala kala vatandaşın yürüme alanı mı kaldı?
Büyükşehir Belediyesi’nin ve ilgili kamu kurumlarının imkânları, şehrin dört bir yanında uygun alanlar tahsis etmeye fazlasıyla yeterlidir. AVM’nin kapalı otopark girişine yakın veya üst kısımda bulunan petrolün yanında, yaya trafiğini aksatmayacak bir nokta değerlendirilemez miydi? Hemen yanı başındaki uygun açık parseller kullanılamaz mıydı? Hepsinden öte, kentin en büyük alışveriş merkezlerinden birinin içerisinde, Erzurumspor’un büyüklüğüne yakışır modern, nezih ve geniş bir mağaza tahsis edilemez miydi?
Bu soruların yanıtı ne yazık ki sessizliktir. Çünkü işin kolayına kaçılmış, kentin ortak kullanım alanı en zahmetsiz seçenek olarak görülmüştür. Oysa Erzurumspor’a değer vermek; onu kaldırımın kenarına sığdırmakla değil, kentin vitrininde en layık olduğu biçimde temsil etmekle mümkündür.
Kamusal Alanlar Kimsenin Keyfine Bırakılamaz
Kamusal alanlar, hiçbir ticari işletmenin veya kurumun kendi inisiyatifiyle şekillendirebileceği sahipsiz araziler değildir. Şehrin mülkiyeti, en nihayetinde o şehirde yaşayan halkındır. Yerel yöneticilerin ve kentin kanaat önderlerinin birinci görevi, bu alanları ranta veya plansız yapılaşmaya karşı titizlikle korumaktır.
Bugün "nasılsa bir formülü bulunur" anlayışıyla göz yumulan her küçük ihlal, yarın telafisi mümkün olmayan daha büyük tahribatların kapısını aralar. Şeffaf, denetlenebilir ve hukuka saygılı bir şehircilik anlayışı, kentin geleceği için vazgeçilmezdir.
Sonuç olarak; Erzurumspor’un yanındayız, kulübümüzün kazanacağı her kuruşun destekçisiyiz. Ancak kentin dokusunu bozan, yayayı görmezden gelen ve göz göre göre bir görsel kirlilik oluşturan bu ucube yapının karşısındayız. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli; hem kent estetiği hem de kulübümüzün saygınlığı korunarak Erzurum Store, şehrin dokusuna zarar vermeyen, hak ettiği modern bir alana taşınmalıdır.
Bizler bu kentin sokaklarını korumaya dün olduğu gibi bugün de yarın da devam edeceğiz.