Cazibe Merkezi Projesi başka bahara mı kaldı?

Mehmet ŞENER

Türkiye'nin yakaladığı büyüme hızı başta olmak üzere, ihracattaki artış ve diğer pek çok veri, ülke ekonomisinin iyi gittiğini gösteriyor.

Üstelik içerisinden geçmekte olduğumuz sürecin olabildiğine alengirli ve sancılı olmasına rağmen...

Bu sebepten olsa gerek...

Bu veriler açıklanır açıklanmaz, kimi çevreler tarafından dudak büzüştürülerek, hatta istiskal edilerek değerlendirildi.

Demek istiyorlar ki, Türkiye dışarıda resmen bir harbin içinde, içeride kimi hainlere karşı olağanüstü bir mücadele veriyor, buna rağmen nasıl oluyor da ekonomi dibe çakmıyor?

Muhterem... 

Açıklanan veriler yalan ve yanlış olmadığına göre, haydi daha açık ifade edelim; hükümet, milleti kandırmak için rakamları şişirmediğine göre, hakikat bu ise, bundan hepimiz mutlu olmalıyız ve bu tablonun devamı için elimizden gelen çabayı sunmalıyız.

Elbette ki bu, ülkede ekonomik ya da siyasi sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Şayet hiç bir sorunumuz olmasaydı, daha geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeniden "istihdam seferberliği" başlatır mıydı?

Tabii ki sorunlarımız var; ancak üretilen çözümler yahut da ülke olarak sahip olduğumuz potansiyel, sorunlarımızdan çok daha çaplı olduğu için sorunlarımız, yönetilebilir düzeyde kalıyor.

Altını kalınca çizmeliyiz ki...

Bu ülkede hâlâ normalin çok üstünde işsizlik var. Bu ülkede üretime dayalı iş kollarında ciddi bir duraksama var. Bu ülkede tarım başta olmak üzere, birçok alanda acilen çözülmesi gereken problemler var. Bu ülkede güvenlik sorunları var. Bu ülkede özellikle Doğu ve Güneydoğu'nun kalkınması yönünde atılan adımların gerektiği gibi olmadığına dair sorunlar var. Bu ülkede turizmde hedeflenen rakamlara ulaşmakta sorunlar var.

Bütün bunlar gerçek. Lakin beri tarafta ise, bu ciddi eksiklere rağmen ülkemizi dünya çapında bir yere oturtan kazanımlarımız ve artılarımız mevcut.

Bendeniz hayatım boyunca bardağın yarısı dolu diyenlerden oldum...

Polyannacılık filan oynamıyorum.

Sahip olduğumuz, noksanlarımızdan daha fazla diyorum.

Hiç eleştiri yapmayalım, her olup biteni alkışlayalım filan da dediğim yok.

Elbette eleştiri yapacağız.

Misal; daha önce bir kaç kez sorduğumuz; ama cevabını alamadığımız o soruyu tekrar soruyoruz!

Cazibe merkezisinin akıbeti ne oldu?

Doğu ve Güneydoğu'yu iktisadi açıdan kalkındıracak bir model geliştirildi ve hükümet büyük bir törenle bu modeli bütün dünyaya duyurdu. Toplam 23 ilde milyonlarca insan heyecanla bu modelin hayata geçmesini ve her iki bölgeye de refah getirmesini bekliyor. Ancak aradan neredeyse bir yıl geçmesine rağmen cazibe merkezinden ne bir haber ne de ses var.

Gelin hep birlikte bunu soralım, hükümeti sıkıştıralım ve programın niye uygulanmadığını araştıralım.

Fakat bunu yaparken de, öldük, mahvolduk, yandık, yıkıldık, demek yerine, -ki, gerçek öyle değil- "daha iyisi niye olmuyor"un peşine düşelim.

Cazibe merkezi projesi hayata geçmiş olsa, Sayın Erdoğan'ın davet ettiği istihdam seferberliği en azından 23 ilde nispeten karşılığını bulmuş olacak.

Gelin hep birlikte, AK Parti Erzurum milletvekillerine soralım!

Cazibe merkezi niye hayata geçmiyor, tüm bu konuşulanlar birer siyasi propagandadan mı ibaretti?

Misal; özellikle de Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ'dan bir açıklama yapmasını isteyelim.