Gazete Güncel- Cumhur İttifakı, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın son açıklamalarıyla şekillenen yeni süreci kendi tabanına anlatmakta zorlanıyor. Kulislerde, sürecin "sessiz ve derinden" yürütülmesi gerektiği savunulurken, iktidar temsilcilerinin "Seçmen nezdinde yanlış anlaşılıyoruz, açıklamalar doz aşımına uğruyor" kaygısı taşıdığı belirtiliyor.
Gazeteci Nuray Babacan, Nefes'teki bugünkü köşe yazısında, başkentin terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat açıklamalarıyla ısınan kulislerini ve iktidar cephesindeki yankılarını aktardı. Babacan'ın kulislerden edindiği bilgilere göre, Cumhur İttifakı bileşenleri bir yandan Öcalan ile "yol yürümeye" hazırlanırken, bir yandan da bu durumun seçmen tabanında yarattığı kırılmayı onarmaya çalışıyor.
SEÇMENİ İKNA ETME GÜÇLÜĞÜ YAŞANIYOR
İktidar kulislerinde Öcalan'ın ve DEM Parti kanadından gelen açıklamaların "dozunun" tartışma yarattığı ifade ediliyor. Özellikle milliyetçi hassasiyeti yüksek seçim bölgelerinde görev yapan siyasilerin, tabandan gelen tepkiler nedeniyle zorlandığı belirtiliyor. Babacan, iktidar kanadındaki hakim görüşü şu ifadelerle aktarıyor:
"Şu an adım atılması gereken, daha sessiz ve sakin yürünmesi gereken bir dönemdeyiz. Sürekli el yükselterek, ‘şu da olsun, bu da olsun' anlamına gelen açıklamalar, tereddütte olan parti tabanında yanlış algılanıyor. Seçim bölgelerine her gittiğimizde bunun güçlüğünü yaşıyoruz. Tabanı ikna etmek için zaten güçlük çekiyoruz, sindirmek için zaman gerekiyor."
Kulislerde ayrıca, DEM Partili yöneticilerin "devlete yeni bir dizayn verme" üslubuyla yaptığı açıklamaların sürece zarar verdiği ve asıl sorumluluğun adımı atacak olan iktidarda olduğu vurgulanıyor.
ÖCALAN'IN METNİ VE MHP İLE "PARALEL" SÖYLEMLER
Habere göre, iktidar içindeki bir kesim ise Öcalan'ın son mesajlarını "demokratik birlikteliği savunan ve bölücülüğü reddeden en temiz metin" olarak tanımlıyor. Öcalan'ın PKK ve DEM'e "Cumhuriyetle barışın, ortak dil bulun" mesajı verdiği öne sürülürken, metindeki "Anayasal vatandaşlık" vurgusu ise dikkat çekici bir benzerliği ortaya koyuyor.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın bir süre önce Anayasa'nın 66. maddesine ilişkin yaptığı, "Türk kavramı etnik değil, hukuki ve siyasi bir nitelik taşır" açıklaması ile Öcalan'ın söylemleri arasındaki paralellik, siyasi kulislerde "ilginç bir kesişme" olarak not ediliyor.
MECLİS BAŞKANI KURTULMUŞ'UN KOMİSYON ISRARI
Sürecin yasal altyapısına dair tartışmaların ise bayram sonrasına kaldığı belirtiliyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, yasal düzenleme sürecinde her partiden bir üyenin katılımıyla kurulacak özel bir komisyonun devrede olmasını istediği ifade ediliyor.
Ancak bu öneri, iktidarın kendi içinde de dirençle karşılaşıyor. Bazı kurmaylar, zaten halihazırda TBMM Adalet Komisyonu'nun bulunduğunu hatırlatarak, "Sürekli ara mekanizma kurmak hem süreci yavaşlatır hem de bürokrasi yaratır. Numan Bey, kendisi işin içinde olmak istediği için bu öneride bulunuyor" eleştirisini getiriyor.
"DEM PARTİ'NİN YERİNE YENİ BİR OLUŞUM" İDDİASI
Nuray Babacan'ın yazısındaki en çarpıcı iddialardan biri de Kürt siyasetinde yeni bir parti hazırlığına ilişkin. İktidar kulislerinde, Öcalan'ın sürecin sonunda "Türkiye'nin tamamını kucaklayacak yeni bir parti" kurulmasını istediği konuşuluyor.
Söz konusu iddiaya göre kurulacak bu yeni parti; hem Kürt hem Türk seçmenden oy almayı hedefleyerek DEM Parti'nin üzerindeki "PKK'nın temsilcisi" algısını kırmayı amaçlayacak. İktidarın bu formülle, süreci daha "meşru" bir zemine çekmeyi planladığı öne sürülüyor.