Dün bir Gürsel Tekin komedisi izledik.

Fevzi BUDAK

Kılıçdaroğlu'nun İstanbul toplantısı bir felaket. Bir tiyatro sergilendi. Gürsel Tekin'den gayrı hiç bir senarist böylesi bir mizansen hazırlamayaz. Bravo! Klavuz Gürsel Tekin olursa sonuç böyle olur. 16 milyonluk İstanbul'da ve 2 milyon üyesi olan CHP'de 500 kişilik salon doldurulamamış; 950 lira karşılığında farklı farklı şirketlerden ücretli figüranlar kiralanması yoluna gidilmiş.

Kürsü konuşmasında kimsesizlerin kimsesiyim diyen bu Kılıçdaroğlu; saatlerce bekletilen, hatta atılacak sipariş sloganlar da ezberletilen kimi yabancı uyruklu 300'ü aşkın işsiz ve güçsüz bu zavallı insanlara bir simit ve bir bardak çay ikramında bulunulması esirgenmiş ve program bitimine kadar da aç ve susuz bekletilmşler. Bu acımasızca vurdumduymazlık vicdanlara sığar mı? Kim inanır laf ü güzaf bu retorik söylemine?

Daha önce CHP üyesi olan kimi kişilere CHP'ye geçiş rozetleti takılmış iddiası ayıbı bir yana;  takılacak rozetler geçikince nezaketsizce "Ulan rozetler nerede" diyen Gürsel Tekin'in saygısız uslubu ve bazı katılımcılara karşı kaba sözleri sergilenen bu gülünç seremoninin tuzu biberi oldu. Siz zaten çoktan bitmiştiniz. Dünkü olay ise sizin tabutunuza son çivinin de çakılmasıdır.  

Artık deniz bitti Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş ve Berhan Şimşek.. Ayağa kalkmanız, bundan böyle siyaseten yol yürümeniz ve iflah olmanız mümkün değil. Edebinizle adabınızla köşenize çekilin ve CHP'yi de asli sahiplerine teslim ediniz. Arınmadan bahsedenlerin gülünç hallerine ve ibretlik hallerine bir bakar mısınız?  Yenildiğiniz kaybettiğiniz kurultay da delege iradesinin sakatlandı saçmalıklarını bırakın da; şirketlerin ücret ilanları ortada iken; şirketlere ödediğiniz iddia edilen faturalar kim adına ve ne adına kesildiğini kamuoyına bir açıklar mısınız?

Yılın haberini yaparak siyaseten sizin selânızı okutan gazeteci kızımızı içten tebrik ediyorum.