Erzurum mu, "Erzerom" mu?

Mehmet ŞENER

Demokrasilerde olmazsa olmazlardan biri de referandumdur.Referandum, “ben yaptım oldu” yerine, “ey ahali siz ne istiyorsunuz”un başka bir ifade şeklidir.Biz de çok yaygın olmayan bu anlayış, ileri demokrasiyle yönetilen toplumların sıkça müracaat ettikleri bir çözüm aracı olduğu için, yöneticilerin halka rağmen iş yapma ihtimali çok zayıftır.Bazı ülkelerde yapılacak bir parktan tutunuz da şehir trafiğinin işleyişine kadar pek çok konu doğrudan halka sorulur ve ortak aklın devreye girmesi amaçlanır.Halbuki o ülkelerde de meclisler, yerel yönetimler, halk temsilcilikleri ve danışma kurulları vardır, ancak buna rağmen özellikle tartışmalı konularda mutlaka halkın rey’ine başvurulur.Erzurum’un büsbütün yabancı olduğu bu yönetim biçimi, aslında şu günlerde her zamankinden çok daha gerekli…Çünkü BDP Diyarbakır milletvekili Altan Tan, (niye üzerine vazife ise) Meclis’e verdiği yasa teklifinde, Erzurum’un adının ’’Erzerom’’ olmasını istemiş.Ağrı’nın adı da ’’Agiri’’ olsun demiş.Hoş ciddiye aldığımızdan yazmıyoruz ama Altan Tan’a diyoruz ki, madem demokrasiden, halkın iradesinden ve özgür düşünceden söz ediyorsun, eyvallah…O zaman buyur gel Erzurum’da bir referandum yapalım.Halka soralım, diyelim ki, Erzurum’un adı, ’’Erzerom’’ olsun mu?Hani ağzını her açtığında halkın tercihi diyorsun ya…Buyur gel işte fırsat, halk karar versin.Erzurum olarak mı devam etsin, Erzerom mu olsun?Erzurum’un, tarihte pek çok adı olmuş.Ama hiç biri kanun zoruyla konulmamış.Şehir kimin egemenliği altına girmişse, o ahali zaman içinde şehrin adını da kendi diline göre yeniden yorumlamış.Diyar-ı Rum diyenler de olmuş, Karin diyenler de…Asırlardan beri de Erzurum deniliyor ve kimse de (Ermeni Diasporası hariç) bu isimden rahatsız değil.Bu toprakları Ermeni de yurt etmiş, Rum da…Araplar da bulunmuş, Gürcüler de…Fakat günün sonunda Anadolu’nun tamamı gibi atalarımız burayı bize vatan kılmış ve mührünü vurmuştur.Erzurum, Erzurum’dur. Kökünde, kökeninde ne olursa olsun…Taşıyla toprağıyla bu milletin anasının sütü kadar helal olan malıdır.Altan Tan, Kürkçü siyasete dahil olmadan evvel İslamcı siyasetle temayüz etmiş bir kişidir.Henüz bu kadar bilinen biri değilken bir ayağı Erzurum’daydı.Dolayısıyla Erzurum’un yapısını da, kültürünü de siyasal anlayışını da çok iyi bilir.Altan Bey, bu çıkışıyla neyi murat ediyor doğrusu bilmiyoruz.Verdiği teklifin Meclis’te kabul görmeyeceği de muhakkak…Fakat değil mi Altan Tan bu çıkışıyla hem adından söz ettirmeyi başardı hem de şehrin sivil inisiyatifini harekete geçirdi.İyi de oldu.Yoksa bizim sivil inisiyatifimiz üzerine ölü toprağı serpilmiş miskine benziyordu.Tan’ın bu münasebetsiz teklifi ile silkinip kendine geldi.Erzurum’un adı Erzurum’dur.Bu kadar basit.’’Hayır, o kadar basit değil’’ diyenler varsa, teklifimiz hala geçerli, buyursun gelsinler ahaliye soralım:Ne istiyorsunuz?’’Evet biz de Erzerom olsun’’ şeklinde düşünenler çoğunluk olursa, zaten o zaman da en azından benim için ismin hiçbir önemi kalmaz.Nasılsa Ermeni Diasporası istediği ismi de koyar, istediği kültürü de hâkim kılar…Altan Tan’a tavsiyemiz şehirlerin isimleriyle uğraşmak yerine, şehirlerin iktisadi yapısına, halkın gelir durumuna, eğitime, hukuka ve insan haklarına baksın.Nerede bu kavramlar çok iyi uygulanıyor, hangi şehirlerde geri…Halkın temsilcisi olan bir kişi için öncelikli görev bu sorulara cevap aramak olmalıdır.Erzurum’un adı ’’Erzerom’’ olunca, kişi başına düşen milli gelirimiz mi artacak, demokrasi tüm kurallarıyla hayata mı geçecek?En iyisi mi halka soralım…