Gazete Güncel- Pusula Gazetesi'nden Manolya Bulut'un haberine göre; Erzurum’da aşı karşıtlığına yönelik veriler endişe verici boyutlara ulaştı. İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir’in paylaştığı rakamlar, kentte özellikle bebeklik dönemi aşılarında ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koyarken, Türkiye ve dünyadaki genel eğilimle paralel bir tablo dikkat çekiyor.
Valilikte düzenlenen koordinasyon toplantısında konuşan İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir, Erzurum’daki çarpıcı durumu şu sözlerle aktardı; “Aşı redleri artıyor. İlginç olan şöyle bir durum var. 2025 yılında 3 bin 26 aşı reddi olmuş. 2 bin 600 bebek yapıyor bu. 2 bin 600 ebeveyn bu aşıları reddederken bunların içerisinde 2024 yılında 4 kişi kuduz aşısı yaptırmış. 2025 yılında da 3 kişi kuduz aşısı yaptırmış. Dolayısıyla kendilerine aşıyı yaptırmışlar ama bebeklere aşıyı reddetmişler. Böyle bir durum var.” Bu açıklama, bireylerin kendi sağlıkları söz konusu olduğunda aşıya yönelirken, çocukluk çağı aşılarına karşı daha çekimser davrandığını gözler önüne serdi.
Dünya genelinde güven azalıyor
Aşıya yönelik tereddüt sadece Erzurum ya da Türkiye ile sınırlı değil. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF tarafından 13 Mart 2025’te yayımlanan ortak rapora göre, Avrupa ve Orta Asya’da kızamık vakaları son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Uzmanlar, aşı güvenindeki düşüşün, kontrol altına alınmış hastalıkların yeniden yayılmasına zemin hazırladığına dikkat çekiyor.
Türkiye’de aşı karşıtlığı hızla arttı
Türk Tabipleri Birliği verilerine göre Türkiye’de çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı son 10 yılda katlanarak arttı. 2014 yılında 1.370 olan sayı, 2016’da 11 bini, 2017’de 23 bini aşarken 2024 itibarıyla 100 bine yaklaştı. Aynı şekilde 0-4 yaş grubunda aşı devamsızlığı oranı da yüzde 10’a dayandı.
Uzmanlara göre bu artışta 2015 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından alınan ve çocuklara ebeveyn rızası olmadan aşı yapılamayacağına hükmeden karar önemli bir kırılma noktası oldu. Türkiye’de geçmiş dönemlerde birçok vatandaşın katıldığı aşı karşıtı mitingler de düzenlenmişti.
Bilimsel veriler de endişeyi doğruluyor
The Lancet dergisinde 2020’de yayımlanan bir araştırma, Türkiye’de aşıların güvenli olduğuna kesinlikle katılmayanların oranının 2015’te yüzde 1,7 iken 2019’da yüzde 2,5’e yaklaştığını ortaya koydu.
Pandemi süreci ise bu tabloyu daha da karmaşık hale getirdi. Covid-19 döneminde uygulanan zorunlu aşı politikaları ve aşıların hızlı geliştirilmesi, bazı kesimlerde güvensizlik oluşturdu. Sosyal medyada yayılan dezenformasyon kampanyaları da bu süreci besledi.
2023 yılında yapılan bir araştırmada ebeveynlerin yaklaşık yüzde 8’i, pandemi öncesinde çocuklarına yaptırdıkları aşılar nedeniyle pişmanlık duyduklarını ifade etti.
Uzmanlar uyarıyor, risk büyüyor
Uzmanlar, aşı çekimserliği ile aşı karşıtlığı arasında önemli bir fark olduğuna dikkat çekiyor. Aşı çekimserliği yaşayan bireyler doğru bilgilendirme ile ikna edilebilirken, aşı karşıtlarının tutumunun daha katı olduğu belirtiliyor. Ancak her iki grubun da büyümesi, toplum bağışıklığını zayıflatıyor. Bu durum, özellikle kızamık gibi bulaşıcı hastalıkların yeniden yayılma riskini artırıyor.
Erzurum’da ortaya çıkan son veriler, küresel eğilimin yereldeki yansıması olarak değerlendirilirken, uzmanlar ebeveynlere bilimsel veriler ışığında hareket etme çağrısı yapıyor. Aksi halde, uzun yıllar kontrol altında tutulan çocukluk çağı hastalıklarının yeniden ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelebileceği uyarısında bulunuluyor.