Gazete Güncel- Erzurum’da son yıllarda mantar gibi çoğalan ve “davet evi” adı altında faaliyet gösteren bazı işletmeler, düğün salonu işletmecileri ile belediyeleri rahatsız ediyor. Resmi olarak lokanta, kafe ya da farklı işletme türlerinde ruhsatlandırılan bazı mekanların düğün, nişan, kına ve toplu organizasyonlara ev sahipliği yaptığı, buna rağmen düğün salonlarının tabi olduğu ağır prosedürleri yerine getirmediği öne sürülüyor.
Özellikle düğün sezonunun başlamasıyla birlikte konu yeniden gündeme gelirken, sektörde faaliyet gösteren işletmeciler yaşanan durumun hem “haksız rekabet” oluşturduğunu hem de ciddi güvenlik riskleri taşıdığını savunuyor.
Düğün salonları için ağır şartlar aranıyor
Mevzuata göre düğün salonlarının faaliyet gösterebilmesi için birçok teknik ve güvenlik şartını yerine getirmesi gerekiyor. İşletmelerin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alabilmesi için yangın merdiveni, acil çıkış kapıları, yangın algılama ve söndürme sistemleri, otopark yeterliliği, kapasite uygunluğu, ses yalıtımı, havalandırma sistemi, engelli erişimi, yapı kullanım izinleri ve itfaiye uygunluk raporları gibi çok sayıda kriteri karşılaması gerekiyor.
Restoran adı altında
Ancak sektör temsilcileri, bazı işletmelerin “davet evi”, “organizasyon alanı”, “kafe-restoran” ya da benzeri isimler altında faaliyet göstererek bu yükümlülüklerden kaçtığını ileri sürüyor. İddiaya göre birçok mekan, resmi ruhsat kapsamının dışına çıkarak toplu organizasyon düzenliyor.
“En büyük risk güvenlik”
Sektör temsilcileri, denetimsiz alanlarda gerçekleştirilen organizasyonların olası bir acil durumda ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle kapasite aşımı yapılan mekanlarda yangın çıkışı bulunmaması, otopark ve tahliye planlarının yetersiz olması gibi eksikliklerin vatandaşların can güvenliğini riske attığı ifade ediliyor.
İşletmeciler, düğün salonlarının tüm yasal yükümlülükleri yerine getirerek yüksek maliyetlerle faaliyet gösterdiğini, buna karşın ruhsat kapsamı dışında çalışan bazı işletmelerin çok daha düşük maliyetlerle organizasyon yapabildiğini belirtiyor.
Palandöken Belediyesi: “Ruhsatsız işletme mühürlendi”
Konuyla ilgili açıklama yapan Palandöken Belediyesi ise ilçede ruhsatlı faaliyet gösteren yalnızca iki davet evi bulunduğunu bildirdi.
Belediyeden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:“İlçemiz sınırları içerisinde ruhsatlı olarak faaliyet gösteren iki adet davet evi bulunmaktadır. Söz konusu işletmeler aileler arası organizasyonlar kapsamında hizmet vermekte olup, belediyemiz tarafından düzenli olarak denetlenmektedir.
Bu faaliyet amacını aşacak şekilde, davet evi veya farklı bir isim altında faaliyet göstermek isteyen işletmelere kurumumuz tarafından herhangi bir ruhsat verilmemektedir. Ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği tespit edilen bir davet evi belediyemizce mühürlenmiş; mühür fekki nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına gerekli başvurular yapılmış olup, yargı süreci devam etmektedir.
Bu tür faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen iş yerlerine ilişkin olarak, gerek belediyemizin kendi denetimleri sırasında gerekse vatandaşlarımızdan gelen ihbar ve şikâyetler doğrultusunda gerekli inceleme ve denetimler derhal gerçekleştirilerek, mevzuat çerçevesinde gerekli idari ve hukuki işlemler uygulanmaktadır. Ayrıca, bu tür faaliyetlerin önlenmesine yönelik olarak diğer kamu kurumlarıyla da istişarelerimiz sürekli devam etmektedir.
Vatandaşlarımızdan da ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterdiği değerlendirilen işletmelere ilişkin ihbar ve şikâyetlerini belediyemize iletmelerini bekliyoruz.”
“Cezayı ödeyip yeniden açıyorlar”
Düğün salonu işletmecisi Halim Kumcu ise mevcut durumun sektörü zor durumda bıraktığını belirterek yasal boşluğa dikkat çekti.Kumcu, bazı işletmelerin düşük maliyetlerle faaliyet gösterdiğini ve bunun ciddi bir haksız rekabet oluşturduğunu söyledi.
“Biz düğün salonu açabilmek için yıllarca yatırım yapıyoruz. Yangın merdiveninden otoparkına, itfaiye raporundan ses yalıtımına kadar onlarca prosedürü yerine getiriyoruz. Bunların hepsi ciddi maliyet. Ancak bazı işletmeler lokanta ya da farklı bir ruhsatla düğün, nişan ve kına organizasyonu yapıyor. Aynı işi yapıyoruz ama aynı şartlara tabi değiliz” dedi.
Bu durumun sadece ekonomik değil güvenlik açısından da risk taşıdığını ifade eden Kumcu, şöyle konuştu:“İnsanlar çocuklarıyla, aileleriyle o mekanlara gidiyor. Olası bir yangında ya da panik anında ne olacağı belli değil. Denetimsiz alanlarda kapasite kontrolü bile yapılmıyor. Bugün bir facia yaşanmadan bu konuya ciddi bir düzenleme getirilmesi gerekiyor.”
Yasal boşluk bulunduğunu savunan Kumcu, uygulanan yaptırımların caydırıcı olmadığını da söyledi:“Bugün en fazla idari para cezası uygulanıyor. Bazıları bu cezayı göze alıyor. Mekan mühürleniyor, cezasını ödeyip tekrar açıyor. Bu iş böyle devam ettikçe kayıtlı çalışan işletmeler mağdur oluyor. Belediyeler mücadele ediyor ama tek başına yeterli olmuyor. Bu konuda merkezi düzeyde net bir yasal düzenleme şart.”
İhbarlar arttı
Özellikle yaz sezonunun başlamasıyla birlikte belediyelere yönelik şikayet ve ihbarların arttığı öğrenildi. Vatandaşlardan gelen başvurular doğrultusunda bazı işletmeler hakkında inceleme başlatıldığı belirtilirken, belediyelerin denetimlerini sıklaştırdığı ifade edildi.
Sektör temsilcileri ise düğün salonu ile farklı işletme türleri arasındaki sınırın net şekilde belirlenmesini ve organizasyon faaliyetlerine ilişkin yeni bir yasal çerçeve oluşturulmasını talep ediyor.
(Fotoğraf:Arşiv)
Manolya Bulut/ Pusula