Gazete Güncel- Önceki Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler döneminde sıfır borç ve geniş arsa portföyüyle devredilen Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Mehmet Sekmen yönetiminde borçlanma kararlarıyla anılmaya devam ediyor. Belediye Meclisi’nden çıkan son 600 milyon liralık borçlanma yetkisi, mali yönetim anlayışını ve kentin geleceğine yüklenen borç yükünü bir kez daha tartışmaya açtı.
Meclisten Bir Borçlanma Kararı Daha: 600 Milyon TL
Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Eylül ayı toplantısında alınan karar, yerel siyasette ve kamuoyunda geniş yankı buldu. Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e, finansman açığını kapatmak veya planlanan projeleri finanse etmek gerekçesiyle 600 milyon liralık yeni bir borçlanma yetkisi verildi. Alınan bu karar, belediyenin banka kredilerine olan bağımlılığını bir kez daha gözler önüne serdi ve "Bütçe nereye harcanıyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
İki Dönem Arasındaki Zıt Tablo: Küçükler vs. Sekmen
Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin mevcut mali tablosu değerlendirildiğinde, iki dönem arasındaki yönetim anlayışı farkı çarpıcı bir tezat oluşturuyor:
-
Ahmet Küçükler Dönemi (İhtiyatlı ve Öz Kaynak Odaklı):
-
Önceki Başkan Ahmet Küçükler, görev süresini tamamladığında belediyeyi sıfır borç ve nakit varlığı olan bir kasayla devretmişti.
-
Yatırımlar büyük ölçüde İller Bankası payları, öz gelirler ve kamu hibe destekleriyle finanse edilmiş, belediye ticari bankaların yüksek faiz sarmalına sokulmamıştı.
-
Gelecekte kentsel dönüşüm ve kamu projelerinde kullanılmak üzere yüzlerce dönümlük kıymetli arsa ve gayrimenkul rezervi korunmuştu.
-
-
Mehmet Sekmen Dönemi (Kredi ve Gayrimenkul Satışı Odaklı):
-
Sekmen’in göreve gelmesiyle birlikte belediyecilik vizyonu agresif bir harcama ve kredi mekanizmasına dayandırıldı.
-
"Mega proje" ve "yoğun altyapı-kentsel dönüşüm" yatırımları adı altında İller Bankası limitlerinin yanı sıra özel ve kamu ticari bankalarından aralıksız kredi kullanıldı.
-
Nakit akışını sürdürebilmek adına yalnızca borçlanılmakla kalınmadı; geçmiş dönemden devralınan yüzlerce dönümlük belediye arazisi, konut ve ticari alanlar peş peşe ihalelerle satılarak elden çıkarıldı.
-
Sayıştay Raporları ve Kamuoyunun Merak Ettiği 3 Soru
Erzurum kamuoyu, muhalefet meclis üyeleri ve sivil toplum temsilcileri, Sayıştay denetim raporlarına da yansıyan mali göstergeler doğrultusunda şu kritik başlıklara dikkat çekiyor:
-
Toplam Borç Stoku Ne Kadar Oldu? Bankalara, yüklenici müteahhit firmalara, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ve Vergi Dairesi’ne olan toplam yükümlülüklerin milyarlarca liralık seviyelere ulaştığı, belediye iştiraki şirketlerin de bu borç sarmalına dahil olduğu belirtiliyor.
-
Faize Ne Kadar Kaynak Aktarıldı? Yükselen faiz ortamında kullanılan kısa ve uzun vadeli ticari krediler, belediye bütçesinde ciddi bir faiz gideri kalemi oluşturuyor. Erzurum halkının hizmetine sunulması gereken bütçenin önemli bir kısmının her ay bankalara faiz ödemesi olarak aktarılması, kentin doğrudan yatırımlardan mahrum kalmasına yol açıyor.
-
Ne Kadar Arsa ve Mülk Satıldı? Küçükler döneminden kalan arsa rezervlerinin önemli bir kısmının nakit girdisi sağlamak amacıyla ihale edildiği biliniyor. Şeffaflık ilkeleri gereği; satılan toplam arazi miktarı, elde edilen gelir ve bu arazilerin yerine yeni bir kamu varlığı konulup konulmadığı cevapsız kalan konuların başında geliyor.
Borçlanma Siyaseti Sürdürülebilir mi?
Bir kentin büyümesi ve modernleşmesi için yatırım yapılması kaçınılmazdır; ancak bu yatırımların öz gelir yaratmayan, geleceğe ağır faiz yükleri bırakan ve mülk satışlarıyla günü kurtarmaya çalışan bir modelle yürütülmesi sürdürülebilir bir maliye politikası değildir.
Dolu bir kasa ve geniş arsa varlığıyla göreve başlayan Mehmet Sekmen yönetiminin, bugün her meclis döneminde yeni bir kredi yetkisine ihtiyaç duyması; belediyenin gelir-gider dengesini kaybettiğinin ve kentin geleceğinin ipotek altına alındığının açık bir göstergesidir. Erzurum halkı, alınan her 600 milyon liralık borcun sadece rakamlardan ibaret olmadığını, geri ödemesinin hizmet eksikliği ve yeni vergiler olarak kendilerine yansıyacağının farkında olarak şeffaf bir hesaplaşma bekliyor.