Gazete Güncel- Tunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel tutuklandı.
Tanık: Cesedini alıp yok etmem karşılığında 100 bin lira verdi
Dosyadaki en ağır suçlamalardan biri hükümlü tanık Turan Güler'den geldi. Sabah gazetesinin haberine göre, Güler'in, Handan Sonel'in Gülistan Doku'nun cesedini alıp yok etmesi karşılığında kendisine 100 bin lira verdiği ve Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu iki el ateş ederek öldürdüğünü söylediği tutanaklara yansıdı.
Handan Sonel ise Turan Güler'i tanımadığını ve adını dahi daha önce duymadığını savundu. "Beni tanımaz, ben de onu tanımam. 100 bin lira vermedim" diyen Sonel, tanığın iddiasını destekleyen herhangi bir somut delil bulunmadığını söyledi.
'Gülistan'ın kaybolduğu saatte Handan Sonel panikle geldi, kaybolun dedi'
Soruşturmanın bir diğer ayrıntısı ise vali konutunun mutfağında çalışan Selvi Yeşil'in ifadesi oldu. Yeşil, Gülistan Doku'nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü saat 13.00 ile 13.30 arasında Handan Sonel'in mutfağa panik hâlinde geldiğini ve kendisine, "Selvi Hanım hemen çıkın. Bırakın, çabuk çıkın, evinize gidin" dediğini öne sürdü.
Habere göre, tanık, daha önce böyle bir olay yaşanmadığını ve saat 13.36 sıralarında konuttan çıktığının kamera görüntülerinden de tespit edildiğini söyledi. Savcılık sorgusunda, Gülistan Doku'nun kullandığı telefonun sinyalinin saat 13.22'de kesildiğine dikkat çekilerek Sonel'e, çalışanı neden panikle konuttan gönderdiği soruldu. Handan Sonel ise böyle bir olay yaşanmadığını iddia etti.
'Mustafa Türkay Sonel günlerce odasından çıkmadı' iddiası
Selvi Yeşil, Mustafa Türkay Sonel'in kayıp olayından sonraki günlerde olağandışı davranışlar sergilediğini de beyan etti. Tanık, Mustafa Türkay Sonel'in 5 Ocak'tan sonra 3-4 gün boyunca kahvaltı yapmadığını, odasından çıkmadığını ve okula gitmediğini söyledi. Handan Sonel ise bu durumu kabul etti ancak Gülistan Doku'nun kaybıyla ilişkili olmadığını savundu.
Bilirkişi raporuna göre Mustafa Türkay Sonel'in telefonunun 13 Ocak gecesi ile 14 Ocak sabahı arasında Rostan mevkisinde sinyal verdiğinin sorulması üzerine ise "Bu konuda bilgim yoktur" cevabını verdi.
Türkay Sonel'in odasından çıkarılan kolilerde ne vardı?
Vali konutunda çalışan Gönül Gülmez'in beyanı da alındı. Gülmez, Gülistan Doku'nun kaybolduğuna ilişkin haberlerin çıktığı günlere yakın bir tarihte Tuncay Sonel'in oğluna çok kızdığını, Mustafa Türkay Sonel'in kullandığı odadaki eşyaları dört koliye doldurarak çalışanlara ve korumalara "Bunları atın, gitsin" dediğini ileri sürdü.
Handan Sonel ise kolilerin içinde delil niteliğinde herhangi bir materyal bulunmadığını, oğlunun balıklarına yem olarak beslediği solucan ve böceklerin bulunduğunu söyledi.
Olayın 5 Ocak'a yakın bir tarihte değil, üniversite sınavına yaklaşık bir ay kala yaşandığını söyleyen Sonel, eşinin oğlunun ders çalışmak yerine böceklerle uğraşmasına öfkelenerek kutuları attığını, çalışanlarla birlikte böcekleri daha sonra tek tek topladıklarını anlattı. Tanık ile şüphelinin olayın tarihi, kutuların sayısı ve içeriği konusundaki farklı anlatımları, soruşturmadaki temel çelişkilerden biri olarak hâkimlik kararına yansıdı.
İlk aramada bulunamayan dijital materyaller birden ortaya çıktı
Savcılığın tutuklama talebinde en fazla üzerinde durduğu konulardan biri, Handan Sonel'in ikametinde ele geçirilen dijital materyaller oldu. Başsavcılık yazısına göre daha önce Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yapılan aramada bulunmayan 3 cep telefonu, 3 tablet, 2 hard disk, bir flaş bellek, bir harici bellek ve bir dizüstü bilgisayar, sonraki aramada ele geçirildi.
Hâkimlik de bu materyallerin önceki aramada bulunmamasını, delillerin karartılması veya yönlendirilmesi şüphesi bakımından dikkate aldı.
Handan Sonel'in evinde silah bulundu: Nereden geldiğini bilmiyormuş
Handan Sonel'in evinde yapılan aramada SIG Sauer marka bir tabanca ile üç şarjör de ele geçirildi. Savcılık sorgusunda, silahın Tuncay Sonel adına kayıtlı silahlar arasında bulunmadığı ve yapılan sorgulamalarda ruhsat kaydına rastlanmadığı belirtildi. Handan Sonel, tabancanın kullanılmamış ve kutusunda olduğunu savunarak, gerçek silah olduğunu dahi bilmediğini söyledi. Silahın hediye edilip edilmediğini, nereden ve kimden temin edildiğini bilmediğini ifade eden Sonel, eşine ait iki tabanca bulunduğunu ancak onların da ruhsat durumuna vakıf olmadığını belirtti.
'Arabalar temiz çıkıyor' bilgisini kim verdi?
Handan Sonel'in cezaevinde tutuklu bulunan oğlu Mustafa Türkay Sonel ile yaptığı görüşmedeki sözleri de sorgulandı. Kayıt altına alınan görüşmede Sonel'in oğluna, "Arabalar temiz çıkıyor" dediği belirtildi. Savcılık, araç incelemeleri henüz tamamlanmadan ve dosyada gizlilik kararı bulunurken bu bilgiye nasıl ulaştığını, kendisine bilgi sızdıran bir kişi olup olmadığını sordu. Sonel, söz konusu bilgiyi sosyal medyada gördüğünü savundu.
Operasyondan sonra yıllardır kullandığı hattını kapattı
Soruşturma kapsamında Handan Sonel'in iletişim trafiği de incelendi. Sonel'in yaklaşık 15-20 yıldır kullandığı, eşi adına kayıtlı telefon hattını, soruşturma kapsamında yapılan operasyon ve eşinin gözaltına alınmasının hemen ardından kullanmayı bıraktığı tespit edildi. Savcılık, operasyonun ardından kızının adına yeni bir hat çıkartılmasının nedenini sordu. Sonel, eski hattını kimsenin kendisine "abuk sabuk sorular" yöneltmemesi için kullanmadığını söyledi. El konulan telefonun geri verileceğini düşündüğünü ve eski SIM kartın başka telefonda kullanılabileceğini bilmediğini söyledi.
Savcılık, Gülistan Doku'nun ailesi tarafından çıkartılan yedek SIM kartın, Tuncay Sonel'in talimatıyla adli makamlara bildirilmeden Ankara'daki eski polis Gökhan Ertok'a gönderildiği iddiasını da sordu. Handan Sonel, bu işlem hakkında bilgisi olmadığını söyledi. Ancak savcılık ifadesinde, olaydan sonra eşinin telefonda bir kişiyle "SIM kart" hakkında konuştuğunu duyduğunu kabul etti. Görüşmenin ne zaman ve kiminle yapıldığını bilmediğini savundu. "Eşim işini gelip bana anlatmazdı" diyen Sonel, soruşturmanın ayrıntılarını basından öğrendiğini söyledi.
Diğer yayınlar sürekli ve çok sayıda haber girmeye çalışırken, tersini hedefliyoruz. Gerçekten halkı ilgilendiren konuları, üzerine kafa yorarak, bağlamı ve derinliği içinde vermeye çalışıyoruz. Böyle yapmak daha çok emek, daha çok kadro istiyor. Abone sayımızın artması, soL'un güçlenmesi, gerçeğin güçlenmesi demek.