İran Başkonsolosu’ndan Palandöken’e ziyaret

Mehmet ŞENER

Başta Ortadoğu ve İslam ülkeleri olmak üzere, neredeyse bütün dünyanın gözü, İran - Amerika arasındaki gerginlikte…

Tamtamlar çalınıyor!

Eller tetikte, savaş çıktı çıkacak.

Siyonist emperyalistler istiyor ki, hemen savaş çıksın ve İran dümdüz edilsin!

Kaç bin kişinin öleceği, bölgenin istikrarsızlık girdabına düşecek olması yahut da küresel bir sorun doğması zerre kadar umurlarında değil.

Buna mukabil…

Ama aklıselim herkes gibi Türk halkı ve Türkiye, muhtemel bir savaş olmaması için diplomatik bir mücadele sürdürüyor ve hep hayırlı temennilerde bulunuyor.

Yapılacaksa şayet, yarın barış müzakerelerinin Türkiye yerine, Umman’da yapılacak olmasından hareketle Türkiye’yi tahrik ediyorlar:

Bakın İran yine Türkiye’ye kazık attı.

Bendeniz ise, meseleye şöyle bakıyorum:

Barış olacaksa, savaş engellenecekse…

Müzakerelerin nerede olmasının hiç mi hiçbir önemi yok.

Türkiye en başından beri muhtemel bir savaşı engellemek için zaten en samimi bir çaba içerisindedir.

Bunu İran da biliyor, Amerika da…

Malumu ilama hacet yok:

Savaşın kazananı olmaz.

Savaşlar ölüm, yıkım, kaos ve perişanlık getirir yalnızca…

Temennimiz odur ki füzeler değil, diplomasi galip gelsin…

Efendim…

Geçen günlerde İran’ın Erzurum Başkonsolosluğu’nu ziyaret etmiş ve Başkonsolos Sayın Alibeman Eghbalı Zarch görüşmüştüm.

İzlenimlerimi de yazmıştım.

Sağolsunlar…

Bugün de Başkonsolos Sayın Alibeman Eghbalı Zarch Palandöken’e iade-i ziyarette bulundular.

Münevver bir diplomat, naif bir insan…

Aslında bir yanıyla da meslektaş sayılırız.

Zira, Başkonsolos Sayın Alibeman Eghbalı Zarch, İran medyasında aktif biçimde makale yazan biri…

Gazete tercüman aracılığıyla bir saati aşkın sohbet ettik.

Elbette ki en güncel konuları konuştuk, son gelişmeleri karşılıklı değerlendirdik.

Edebiyat da konuştuk müşterek tarihimizi de…

Güzel bir sohbet oldu yani…