Gazete Güncel- TBMM Genel Kurulu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başladı.
Teklifin Genel Kurul'daki görüşmelerini takip etmek üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik salonda yer alıyor.
YAN YANA OTURDULAR AMA TOKALAŞMADILAR
Genel Kurul'da AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve bazı milletvekilleri MHP Genel Başkanı Bahçeli ile tokalaştı. Bahçeli ile İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, yan yana oturdu ancak tokalaşmadılar.
TÜRK BAYRAKLI ATKILARLA GELDİLER
Kanun teklifine "hayır" oyu vereceklerini açıklayan İYİ Parti Grubu, Genel Kurul salonuna, Türk bayrağı motifli atkılar ve ellerinde Türk bayraklarıyla giriş yaptı.
GRUP BAŞKANVEKİLLERİ SÖZ ALDI
TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak değerlendirmelerde bulundu. Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Terörsüz Türkiye sürecine katkıları dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile siyasi partilerin genel başkanlarına teşekkür etti. Sürecin başarıya ulaşması temennisinde bulunan Kaya, "Önümüzde çok uzun, meşakkatli bir yol olduğunu, bu uzun ve meşakkatli yolun siyasal kamplaşma ve kutuplaşmalarla değil, tam tersine demokratik siyasal bir düzeni inşa etmekle aşılabileceğine inanıyor, sürece katkısı olan herkese tekrar teşekkür ve saygılarımı sunuyorum." diye konuştu.
TURHAN ÇÖMEZ'DEN "10 AĞUSTOS" ELEŞTİRİSİ
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türkiye'nin terörsüz ve teröristsiz olması gerektiğini söyledi. Terörün arkasında duranları, terörle arasına mesafe koyamayanları kınadığını ifade eden Çömez, "barış" kavramının bazı kesimler tarafından istismar edildiğini savundu. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin Sevr Antlaşması'nın imzalandığı 10 Ağustos'ta görüşülmek istendiğini söyleyen ve bu durumu eleştiren Çömez, "Bu güzel ülkede herkesin dostça, kardeşçe yaşayabileceği atmosferi temin etmek için İYİ Parti olarak elimizden geleni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz." dedi.
CHP'DEN DESTEK AÇIKLAMASI
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, parti olarak bugüne kadar silahı, şiddeti bitirecek, hukuk devletini sağlayacak çözüm önerileri sunduklarını ve bu yöndeki adımları desteklediklerini belirtti. TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tarihi sorumluluğun yansıması olduğunu vurgulayan Türeli, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin komisyon raporu doğrultusunda hazırlandığını hatırlattı.
CHP olarak konuyu devlet meselesi olarak değerlendirdiklerini aktaran Türeli, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne, terörün kalıcı olarak sona erdirilmesi, silahların devreden çıkarılması, demokratik siyasetin güçlenmesiyle birlikte Cumhuriyet'imizin demokrasiyle taçlandığı yeni dönemin başlayacağı düşüncesiyle destek vereceğiz." ifadesini kullandı.
GÜLİSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT: GELİN BU TARİHİ SÜRECE HEP BİRLİKTE KATKI SUNALIM
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında önemli bir adım olduğunu belirtti. Sürecin yalnızca bir siyasi partinin değil, herkesin ortak sorumlulukları arasında yer aldığını vurgulayan Koçyiğit, "Bu nedenle bütün siyasi partilere ve bütün milletvekili arkadaşlarımıza çağrımızdır, gelin bu tarihi sürece hep birlikte katkı sunalım. Farklılıklarımızı koruyarak ortaklaşabileceğimiz alanları büyütelim. Eleştirilerimizi, süreci güçlendiren önerilere dönüştürelim. Barışın toplumsal iradesini, Meclisin ortak iradesiyle buluşturalım çünkü barışın kazananı 86 milyonuyla bir bütün Türkiye olacaktır." şeklinde konuştu.
MURAT EMİR: TERÖRÜN KALICI BİTMESİ ADINA ATILABİLEK HER ADIMI BENİMSİYORUZ
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, terörün kalıcı olarak sona erdirilmesi, silahların susması ve demokrasi adına TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulduğunu anımsattı. Komisyonun önemli çalışmalar yaptığını ve raporunu sunduğunu aktaran Emir, raporun 6. bölümünde yer alan terörün bitirilmesine ilişkin adımlar çerçevesinde Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin hazırlandığını belirtti.
Raporun 7. bölümünde yer alan "demokrasi" konusunda ise herhangi bir adım atılmadığını ileri süren Emir, sürekli olarak "Bir daha şehitler olmasın, kan akmasın" dediklerini söyledi.
Emir, iktidarın Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymadığını savunarak, şöyle devam etti:
"Biz silahların susması, terörün kalıcı bitmesi adına atılabilecek her adımı, gelebilecek her öneriyi benimsiyoruz, ciddiye alıyoruz, önemsiyoruz. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile ilgili olarak bugüne kadar eleştirilerimizi, önerilerimizi gündeme getirdik. Üzülerek söylemeyelim ki teklifin geliş biçimi, hazırlanış biçimi, komisyonda noktasına, virgülüne dahi dokundurulmamış, ortak akıl çalıştırılmamış, önemli eksiklikler olmuştur. Partimizin tutumunu Genel Başkanı'mız ayrıntılı değerlendirecek, hem milletimizle hem Meclis'imizle paylaşacaktır."
ABDULHAMİT GÜL: EMPERYALİSTLERİN KARDEŞLİĞİMİZİ BOZMA ÇABASI TARİHİN ÇÖP TENEKESİNE ATILACAK
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, bugünün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğrudan halk tarafından seçilmesinin yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, milletten aldığı yetki ve güçle hem bölgesel hem küresel krizlerde hem de ülkenin huzuru ve refahı için milletin yanında olduğunu belirtti.
Bugünün aynı zamanda Anafartalar Zaferi'nin de yıl dönümü olduğunu anımsatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün '10 Ağustos' dediğimizde Anafartalar Zaferi'nin 111. yılında Çanakkale destanını hatırlıyoruz. Orada Diyarbakırlı, Ağrılı, Karslı, İzmirli, Trabzonlu yiğitlerin nasıl omuz omuza vererek bu aziz millet için şehit olduklarını, bu aziz millet için bir Cumhuriyet, bir devlet kurduklarına şahit olduğumuz tarihi bir gündür. O yüzden başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Bugün, işte 'Sevr'in yıl dönümüymüş ve bugüne getirmişiz'. Bugün bizim için anlamlı olan gün Çanakkale'de destan yazılan Anafartalar destanıdır, Çanakkale ruhudur."
Sevr'in emperyalistlerin bir projesi olduğuna işaret eden Gül, "Sykes-Picot ile özellikle bu meseleleri bölgede kaşımak, Türkiye'yi zayıflatmak üzere emperyalistlerin kurduğu bir oyundu. Gazi Meclis bu kağıt parçasını aldı ve yırttı. Bugün Gazi Meclis, emperyalistlerin kardeşliğimizi bozma çabasını da çıkaracağı kanunla paçavraya çevirecek, tarihin çöp tenekesine atacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
İKİNCİ OTURUM BAŞLADI, DERVİŞOĞLU SÖZ ALDI
Genel Kurulda daha sonra siyasi partilerin grup önerilerinin görüşülmesine başlandı. Partilerin kanun teklifine dair önerileri konuşulduktan sonra oturuma saat 12.40'a kadar ara verildi. Ara sonrası ikinci oturum başladı. İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu partisi adına söz aldı.
Dervişoğlu'nun açıklamalarından bazıları şöyle:
"Bugün bu kürsüden bir kez daha ifade ediyorum. Bu iktidar, elinde tuttuğu yetkiyi bir yapım ruhsatı gibi değil, devleti içten içe çürüten bir tadilat ruhsatı gibi kullanmaktadır.
Bu süreç boyunca ne yapıldığını millet aslında çok iyi gördü. Biz de ilk günden beri, haftalar süren komisyonculuk oyununun, süslü kelimelerin, büyük lafların ve kirli propagandaların arkasındaki iç ve dış emellerin ne olduğunu, ne yaşandığını Türk milletine her vesileyle anlattık.
"HAYIR DİYECEĞİZ"
Şimdi bu kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır? Meclis, sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir. Türk milletinin hüküm mührü, onun bilgisi ve rızası dışında cebren kullanılmıştır.
Bu kanun hükmü İmralı'daki terör hükümlüsünün onayından geçerken Türk Milletinden gizlendi. Bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulsun. Yeminimize sadık kalacağız, hayır diyeceğiz."
SAADET PARTİSİ'NDEN "ŞARTLI DESTEK"
Teklifin geneli üzerine değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, süreçteki kaygı ve beklentileri şeffaf bir şekilde hem muhataplarıyla hem de milletle paylaştıklarını belirterek, "Terörsüz Türkiye" ifadesini müphem bulduklarını ve asıl ihtiyacın "yaşanabilir bir Türkiye" olduğunu ifade etti.
Partisinin "Çerçeve Yasa" teklifine "şartlı destek" sunduğunu açıklayan Arıkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Saadet Partisi 'Çerçeve yasaya karşı mıyız veya destekliyor muyuz?' ikilisine hapsedilemez. Burada mesele sadece bir terör örgütünün tasfiyesi değil, terörü yeniden üreten zeminin bütünüyle ortadan kaldırılması meselesidir. Halihazırda yürüyen süreçle ilgili Saadet Partisi'nin değerlendirme süreci, silahların tamamen bırakılmasına dönük yöntem ve usuller, terör örgütünün tasfiyesini gerçekleştirme potansiyeli, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünün tartışmaya açılıp açılmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çözümün merkezi statüsünün devamlılığı, şiddete bulaşmamış insanların topluma yeniden kazandırılmasının nasıl mümkün olacağı etrafında şekillenmektedir. Saadet Partisi olarak yalnızca 'Çerçeve yasayı destekliyoruz' veya 'Çerçeve yasaya karşıyız' noktasında değiliz. Bundan daha büyük bir teklifi Saadet Partisi olarak biz ortaya koyuyoruz. Mesele yalnızca terörü bitirmek değil, mesele terör bittikten sonra nasıl bir Türkiye'yi inşa edeceğimizdir. O nedenle partimiz 'çerçeve yasaya' şartlı bir destek sunmaktadır.
"DEVLET KENDİ ÜLKESİNDE SİLAHLI BİR YAPININ VARLIĞINI OLAĞANLAŞTIRAMAZ"
Birincisi, terörü ortadan kaldırmak devletin asli görevidir. Devlet kendi ülkesinde silahlı bir yapının varlığını olağanlaştıramaz. Devletin egemenliğine alternatif bir silahlı otorite kabul edilemez. Dolayısıyla silahların bırakılması, örgütsel yapının tasfiyesi, devlet otoritesinin ülkenin her noktasında tartışmasız biçimde tesis edilmesi konusunda taviz verilemez. İkincisi, terörü meydana getiren şartlar ortadan kaldırılmadan yalnızca silahlı unsurlara odaklanmak, hastalığın kendisini değil, belirtilerini tedavi etmektir. Bu 'çerçeve yasa' terörü mü tasfiye ediyor yoksa terörü meydana getiren sebepleri mi ortadan kaldırıyor, bunun cevabını vermeliyiz."
YENİ PARTİ'DEN KARAR
Cumhuriyet'in edindiği bilgiye göre YENİ Parti, Özgür Özel'in başkanlığında yaptığı kapalı grup toplantısında 'çerçeve yasa' teklifine ilişkin tutumunu kararlaştırdı.
Buna göre Özel, milletvekillerini oylamada serbest bırakma kararı aldı.
GÖRÜŞMELER NE KADAR SÜRECEK?
Yasa teklifinin görüşmeleri tamamlanmazsa perşembe gününe kadar Genel Kurul çalışabilecek, ardından Meclis 1 Ekim'e kadar çalışmalarına ara verecek.
367 VEKİL İMZALADI
Öte yandan; AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDA PAR ve bazıları bağımsız 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklif 12 maddeden oluşuyor.
İŞTE DÜZENLEMENİN DETAYLARI
Yasanın ön şartı, örgütün varlığına son verildiğinin ve tüm silahlarının teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi ile Milli Güvenlik Kurulu'nun terör örgütünün feshine ilişkin kararının Resmi Gazete'de yayımlaması. Bu gerçekleştiğinde, düzenlemeden yararlanmak için 6 ay süre tanınacak.
Teklif, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsıyor.
Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç, düzenleme kapsamına giren suçlardan, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek.
ÖRGÜT MENSUPLARININ GETİRDİĞİ MALZEMELER KAYIT ALTINA ALINACAK
Teklif kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi, düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri'nden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak.
Örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak.
Kaynak: Haberler.com