Gazete Güncel- Pusula Gazetesi'nden Manolya Bulut'un haberine göre; Tokat’ın Zile ilçesinde kene tutunması sonrası Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) teşhisi konulan 21 yaşındaki Süleyman Gülsün adlı genç hayatını kaybetti. Aynı ilçede kene tutunması sonucu rahatsızlanan 3 yaşındaki çocuk, tedavi altına alındı. Erzincan’da kene ısırması sonucu bir kişi hastanede tedavi altına alındı.
Erzurum’da riskli bölgeler
Uzmanlara göre Erzurum’da kene vakalarının en sık görüldüğü yerler kuzey ve güney ilçeler. Geçtiğimiz yıl vakalarda ciddi bir artış yaşanmış, bölgede adeta “kene patlaması” görülmüştü. 50’yi aşkın vaka görülürken 1 kişi de yaşamını yitirmişti.
Kene nasıl bulaştırıyor?
Türkiye’de hastalığın başlıca taşıyıcısı Hyalomma marginatum türü keneler. Hastalık, kenenin vücuda tutunmasıyla bulaşabildiği gibi, viremik dönemdeki hayvanların ya da hasta kişilerin kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucu da geçebiliyor.
Belirtiler genellikle kene tutunmasından 1 ila 3 gün sonra başlıyor, bazı durumlarda bu süre 9 güne kadar uzayabiliyor. Enfekte kan veya dokularla temas sonrası ise belirtiler 5-6 gün içinde ortaya çıkabiliyor.
Ölüm oranı yüzde 4-5
Türkiye’de KKKA vakaları özellikle bahar aylarında görülmeye başlıyor. Hastalık yaklaşık yüzde 4-5 oranında ölümle sonuçlanabiliyor. En yüksek vaka sayısı 2009 yılında 1318 olarak kayıtlara geçerken, 2017’de 343 vaka tespit edildi. Uzmanlar hastalığın halen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguluyor.
Aşı yok, tedavi destekleyici
Uzmanlara göre hastalığın kesin bir tedavisi bulunmuyor. Tedavi süreci büyük ölçüde destekleyici uygulamalardan oluşuyor. Bugüne kadar etkinliği kanıtlanmış bir aşı ya da spesifik ilaç geliştirilmiş değil. Ancak Türkiye’de aşı geliştirme çalışmaları devam ediyor.
Biyolojik mücadele
Kene ile mücadelede Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü biyolojik yöntemlere ağırlık veriyor. Bu kapsamda doğaya bırakılan keklik ve sülünler, kene larvalarıyla beslenerek doğal dengeyi sağlıyor.
2014-2024 yılları arasında doğaya 745 bin 692 keklik ve 237 bin 200 sülün bırakıldı. 2025 yılında da 36 bin 250 keklik ve 9 bin sülünün daha salındı.
Ancak uzmanlar, bu hayvanların kaçak avlanmasının mücadeleyi sekteye uğrattığını belirtiyor. Bu nedenle salım yapılan bölgeler 3 yıl süreyle ava kapatılıyor. Kaçak avcılara 4 bin 736 TL’den başlayan cezalar uygulanırken, canlı mühre olarak kullanılan keklikler için tazminat bedeli 15 bin TL’ye kadar çıkıyor.
Korunmak için ne yapılmalı?
Uzmanlar vatandaşlara şu uyarılarda bulunuyor; Tarla, bağ, bahçe ve piknik alanlarına giderken vücudu örten kıyafetler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı, açık renkli kıyafetler giyilmeli, dönüşte vücut detaylı şekilde kontrol edilmeli (kulak arkası, koltuk altı, kasık, diz arkası dahil) kene tutunması durumunda, çıplak elle temas edilmeden uygun bir malzemeyle çıkarılması gerekiyor. Çıkarılamadığı durumlarda ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması şart.
Yanlış müdahale ölümcül olabilir
Uzmanlar, keneye sigara basmak, kolonya ya da kimyasal madde dökmek gibi yanlış uygulamaların büyük risk taşıdığına dikkat çekiyor. Bu tür müdahaleler, kenenin kasılarak virüsü vücuda daha hızlı aktarmasına neden olabiliyor.
Belirtiler görülürse zaman kaybetmeyin
Kene teması sonrası 10 gün boyunca şu belirtiler dikkatle izlenmeli. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal. Bu belirtilerden biri ya da birkaçı görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.
Uzmanlar, Erzurum başta olmak üzere riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların bilinçli hareket etmesinin, hastalığın yayılımını önlemede en kritik adım olduğunu vurguluyor.
Manolya Bulut