Gazete Güncel- Okul saldırıları günümüzde dünyanın kronik sorunlarından biri haline geldi. Geçmiş yıllarda daha çok ABD'de görülen bu tarz kanlı eylemler, son zamanlarda ise Fransa'dan Filipinler'e ya da Avustralya'dan Çin'e kadar geniş bir coğrafyada yaşanmaya başladı.
Türkiye'de de okul önü saldırılarının yaşanmasıyla gözler bir kez daha çocukları ele geçiren online dünyadaki nefret tuzağına çevrildi.
Bu saldırılar, yalnızca güvenlik sorununu değil, internet üzerinde büyüyen yeni bir şiddet kültürünü de gündeme taşıdı. Paris merkezli Euronews sitesindeki haberde "Nefret grupları birbiriyle ne kadar ilişkili?" sorusu soruldu ve bu küresel sarmal ele alındı:
COLUMBINE MODEL OLDU
Nefret kültürünün kökleri 1990'ların sonuna dayanıyor. 1999 yılında ABD'deki Columbine Lisesi Katliamı'nda 12 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybetti. Araştırmacılara göre bu saldırı, sonraki saldırganlara bir tür "kültürel senaryo" bıraktı. 2019'da yapılan araştırmada 46 ABD okul saldırısının 20'sinde saldırganın Columbine'ı bilinçli biçimde model aldığı sonucuna varıldı.
ORTAK YÖNLERİ AYNI
Bu tarz saldırıları yapanların ortak yönlerini şu şekilde belirtmek mümkün: Katiller, dijital ortamda aynı sosyal ağın parçası. Kitlesel saldırganlar, açık biçimde şöhret arıyor ve medyanın dikkatini çekmeye çalışıyor. Kullandıkları dil birbirine çok benziyor.
Faşist ideolojilerden etkileniyorlar. Dijital ayak izleri aynı. Aynı video oyunlarını oynuyorlar ve genellikle ortak mesaj odalarında vakit geçiriyorlar. Şiddet faillerinin etrafında çevrimiçi hayranlık kültürleri oluşuyor.
LİSE SALDIRGANI ONLARI ÖRNEK ALDI
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde okul çevresinde tüfekle 11 öğrenciyi yaralayan 15 yaşındaki H.O.'nun profiline yönelik yeni detaylara ulaşıldı. Saldırganın, 1999 Columbine Lisesi katliamı faili Eric Harris, Christchurch cami saldırganı Brenton Tarrant ile Türkiye'deki benzer şiddet eylemlerinden ilham aldığı belirlendi. Odasında radikal içerikler ve 'You' dizisindeki seri katil karakterine dair hayranlık yazıları bulunan şüphelinin, eylemden önce telefonunu sıfırladığı tespit edildi.
Okul devamsızlığıyla bilinen ve rehberlik kayıtlarında içine kapanık olduğu belirtilen şüphelinin, anonim ağlar üzerinden şiddet odaklı iletişim kurduğu saptandı. Olayla ilgili anne, baba ve av bayii dahil 8 şüphelinin sorgusu sürüyor. Diğer taraftan Manisa Valiliği, hastanede tedavisi süren hafif yaralı 6 öğrencinin taburcu edileceğini, yoğun bakımdaki 3 öğrencinin bilincinin açık olduğunu duyurdu.
ÖFKE PATLAMASINI GÖRMEZDEN GELMEYİN
ÇOCUK VE ERGEN KLİNİK PSİKOLOĞU ELİZ AVCI: Çocukların ve ergenlerin dahil olduğu şiddet olayları yalnızca olayın yaşandığı kişileri değil, aileleri, okulları ve toplumun tamamını etkiliyor. Ağır şiddet davranışları çoğu zaman bir gecede ortaya çıkmıyor. Anne ve babalar çocuklarındaki davranış ve duygu değişikliklerini yakından takip etmeli. Çocuğunuz sosyal çevreden uzaklaşıyor mu? Okul yaşamında ani değişiklik var mı? Yoğun öfke ya da duygusal hissizlik var mı? Şiddet ve silah içeren unsurlara yoğun ilgisi var mı? Bu soruların yanıtları önemli. Ailelerin de baskıcı kontrol ile sağlıklı denetim arasındaki farkı gözetmesi gerekir. Baskı ve korkuyla yönetilen çocuklar, ebeveyn veya başka bir otorite ortamdan çekildiğinde sınırları aşan ve riskli davranışlara daha açık hale gelir.
KLİNİK PSİKOLOG İPEK EROL: Okul saldırılarının arkasında çoğu zaman tek bir neden bulunmaz. Dışlanmışlık hissi, küçük düşürülme algısı, yoğun yalnızlık, değersizlik duygusu ve intikam fantezileri gibi unsurlar birikimli bir psikolojik sürecin parçaları olabilir. Erken uyarı işaretleri genelde tek bir davranıştan değil, bir örüntüden anlaşılır. Okul başarısında ani düşüş, okula yabancılaşma, yoğun öfke patlamaları, tehditkâr konuşmalar, intikam içerikli ifadeler, silahlara aşırı ilgi ve şiddeti romantize eden paylaşımlar bu kapsamda değerlendirilmeli. Özellikle 'Beni görecekler', 'Hesabını soracağım', 'Artık dayanmayacağım' gibi cümleler kesinlikle küçümsenmemelidir.