Gazete Güncel- Türkiye’nin sağlık alanındaki yapay zekâ temelli patent
performansına ilişkin 2025 verileri, Atatürk Üniversitesinin önemli bir
başarıya imza attığını ortaya koydu. Sağlık odaklı “Artificial Intelligence
Technologies – Yapay Zeka Teknolojileri” alanında 18 patentle Türkiye genelinde
en fazla patent alan ilk 10 kurum arasında yer alan Üniversite, bu alanda ilk
5’teki konumuyla dikkat çekti.
Açıklanan sıralamada Turkcell ve Türk Telekom gibi veri
odaklı büyük teknoloji şirketlerinin yanı sıra, köklü araştırma geleneklerine
sahip üniversiteler yer aldı. Güçlü Ar-Ge altyapılarıyla öne çıkan bu kurumlar
arasında Atatürk Üniversitesinin gösterdiği performans, yükseköğretim
kurumlarının sağlık teknolojileri alanındaki dönüşümüne de işaret ediyor.
Klinik Temelli ve Disiplinlerarası Bir Yaklaşım
Atatürk Üniversitesinin elde ettiği bu başarı; sürdürülebilir
bilimsel üretim, klinik temelli mühendislik yaklaşımı ve disiplinli Ar-Ge
uygulamalarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Üniversitede
yürütülen çalışmalar, nörodejeneratif ve nöropsikiyatrik bozuklukların erken
tespiti ve rehabilitasyon süreçlerine odaklanıyor.
Alzheimer hastalığı, Hafif Bilişsel Bozukluk (MCI), Parkinson
hastalığı, depresyon ve ADHD gibi alanlarda geliştirilen projelerde hazır
sistemlerin entegrasyonu yerine; her hastalık bağlamına özgü mimari yapıya
sahip ve özel olarak eğitilmiş yapay zekâ modelleri tasarlanıyor. Böylece
ölçülebilir erken evre tespiti, rehabilitasyon sırasında objektif izleme ve
klinik karar alma süreçlerine veri odaklı destek sağlanması hedefleniyor.
Rektör Hacımüftüoğlu: “Sağlıkta Türkiye Yüzyılı Vizyonuna
Katkı Sunuyoruz”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, elde edilen başarının yalnızca bir
sıralama göstergesi olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: “Sağlıkta Yapay
Zekâ Teknolojileri alanında 2025 yılı itibarıyla 18 patentle ülkemizin
zirvesinde yer almak, Üniversitemizin bilimsel vizyonunun ve kararlı Ar-Ge
politikasının bir sonucudur. Bu başarıyı, Milli Teknoloji Hamlesinin sağlık
ayağında güçlü bir katkı olarak görüyoruz. Sağlıkta Türkiye Yüzyılı vizyonunun
en önemli bileşenlerinden biri olan yapay zekâ temelli çözümlerde söz sahibi
olmak bizim için stratejik bir hedeftir.”
Üniversitenin özellikle İlaç Hammadde Merkezi ile İlaç, Aşı
ve Biyoteknoloji Enstitüsünün entegre çalışmalarına dikkat çeken Hacımüftüoğlu,
bu yapının sağlık teknolojileri alanındaki üretimi daha da artıracağını ifade
etti: “İlaç Hammadde Merkezimizin kurulduktan sonra İlaç, Aşı, Biyoteknoloji
Enstitümüz ile entegre şekilde faaliyete geçmesiyle birlikte, yapay zekâ
destekli sağlık teknolojilerinde katlanarak artan bir üretim süreci
öngörüyoruz. Yapay zekâ artık günümüzün vazgeçilmez bir gerçeği. Biz de Atatürk
Üniversitesi olarak değişen ve dönüşen bilim çağını yakından takip ediyor,
çalışmalarımızı teknolojinin sunduğu imkânlarla güçlendiriyoruz.”
Sağlıkta Dijital Dönüşümün Öncü Kurumlarından
Atatürk Üniversitesi, sağlık alanında geliştirdiği özgün
yapay zekâ modelleriyle yalnızca akademik literatüre değil, klinik uygulamalara
da doğrudan katkı sunmayı hedefliyor. Erken tanıdan rehabilitasyona, karar destek
sistemlerinden biyoteknolojik entegrasyona kadar geniş bir yelpazede sürdürülen
çalışmalar; üniversite–sanayi iş birliğinin ve disiplinlerarası yaklaşımın
güçlü bir örneğini oluşturuyor.
Elde edilen 18 patentlik performans, Üniversitenin sağlıkta
dijital dönüşüm sürecinde öncü kurumlardan biri olduğunu bir kez daha ortaya
koyarken; Türkiye’nin yapay zekâ temelli sağlık teknolojileri alanındaki
küresel rekabet gücüne de önemli katkı sağlıyor.