Ahmet Dal… Perşembenin gelişi çarşambadan belli olduğuna göre…
Bu şehri, elalemin önünde daha fazla madara etmeyin…
Ahmet Dal, bu şehrin halkına “Dadaş” deniliyor. Siz de bir Dadaşsınız.
Sizin elinizle bu şehre “kumbara “denilirse, tarih sizi ve size kefil olanları hatta yeddi sülalenizi yıllar boyu affetmez.
Size çok marjinal bir önerim var:
Takımı ligden çekin!
Biz kumda oynayalım!
Ben demiştim demeyi, zerre miskal hazzetmem. Lakin neylersiniz ki, şartlar beni buna zorluyor.
Vaktiyle hem de birkaç defa dediğim şuydu:
Süper Lig, Birinci Lig’e benzemez. Orada tutunabilmek ve varlık gösterebilmek için devasa bütçelere ihtiyaç var. Erzurumspor da ise, öyle bir bütçe yok. Yıldız futbolcuları transfer edemez. Dolayısıyla da kadroları yıldız futbolcularla donatılmış takımlar karşısında şansımız olmaz.
Vay sen misin bunları söyleyen.
Beni futbol cahili olmaktan tutunuz da, Erzurum’a kötülük yapmakla itham eden nice uçuk kaçık tipler türemişti.
Ben hayatım boyunca “futboldan anlarım” demedim. Benim dediğim şuydu:
Erzurum gibi ekonomik açıdan fakir olan şehirler, Süper Lig’de bir futbol takımını finans olarak taşıyamaz. Daha önce iki kez çıktık, çıkmamızla inmemiz bir oldu. Sebebi belliydi: Mali bütçe…
Bu yıl da değişen bir şey yok.
Bilakis biraz daha kötü…
Ne yardım taahhüdünde bulunanlar, bihakkın taahhütlerini yerine getiriyorlar ne de bir yerden ilave bir bütçe aktarılıyor.
Diyarbakır’a gittik Amedspor’a yenildik, Erzurum’a geldik konuk Galatasaray’a…
Enseyi karartmak istemem, ama besbelli ki lig boyunca bu böyle sürüp gidecek.
Misal; bu sezon iki kere Fenerbahçe’yle, iki kere Beşiktaş’la, iki kere Trabzonspor’la, iki kere Galatasaray’la karşılaşacağız. (Galatasaray’la bir kere karşılaştık, sonuç ortada)
En az bu çapta olmasa bile beş tane de bizden çok güçlü takımla oynayacağız.
Sorarım size…
Bu takım; bu çapsızlıkla, bu zayıflıkla kime dört çekecek?
Birader, şu zavallılığa bakar mısınız?
Rakip takımdan dört gol yiyen kalecimiz başta olmak üzere, kimi futbolcularımız; “Ne iyi ettiniz de bize dört gol attınız, bari şu formanızı bize verin de dört gol anısına saklayalım” demişler.
Utanç verici bir durum…
Celladına aşık olan idamlık gibi…
Üzüldüğüm husus şurasıdır:
Mehmet Sekmen, Erzurumspor’u ayakta tutabilmek için on yılı aşkın süredir olağanüstü bir çaba harcıyor. Sağdan soldan hatır için bulduğu kaynakları hep bu takıma aktardı, yeter ki ligde kalsın diye…
Keza Ahmet Dal…
O ve ekibi de gecelerini gündüzlerine kattılar. Yıprandılar, yuhalandılar…
Hoca ve topçular için kötü bir şey söylemem.
Onların kapasitesi bu kadar…
Hemşerimiz büyük şair ve devlet adamı Ziya Paşa, tam da bu durum için ne güzel demiş: