Vekillerimiz var KONUŞMAZ!

Mehmet ŞENER

Bir devlet, nasıl olur da okullarının çok azını "nitelikli",  çoğunu da "niteliksiz" ilan edebilir?

Hava durumundan daha çok değişen bu eğitim sistemi ile mi Türkiye, rekabetin acımasız olduğu dünya liginde yarışacak?

 

Açıkça görülmektedir ki, eğitimdeki bu yeni sistemde siyasetçilerinin kuvvetli olduğu illerin kayırıldığı bir dayatmayla karşı karşıyayız!

İyi de Erzurum bu alanda zayıf (hangi alanda güçlü ise...) diye, Ankara'nın bu tırpanına mecbur mu, yok mu Meclis'te bu şehrin hakkını savunacak bir ehli vicdan?

 

Çok merak ediyoruz acaba MEB, hangi kritere göre Erzurum Lisesi ile Nene Hatun Kız Lisesi'ne, "siz niteliksiz okulsunuz!" dedi?

 

Bu haksızlığa göz yummalı mıyız? 

 

Bugüne kadar Erzurum'un en hayati melesinde üç maymunu oynayan vekillerimiz, iş hamasete gelince birbirleriyle yarışa giriyorlar! Tamam da, aynı cevvalliğinizi niye Erzurum Lisesi ve Nene Hatun Kız Lisesi yarış dışına itildiğinde göstermediniz? Çünkü orada bu "vekil"lere rağmen bir irade sergileniyor ve onlar ise, ne yazık ki, "vekil" olmalarının bir gereği olarak bile bile her türlü haksızlığa göz yummak zorundalar!

On beş yıldan beri tek başına iktidar olan AK Parti, geçen bu sürede elbette çok büyük başarılara imza attı, nice reform sayılacak projeyi kuvveden fiile geçirdi.

"Yiğidi öldür, ama hakkını yeme" demiş, eskiler...

Doğru demişler.

2002 yılında tek başına iktidara gelen ve o günden beri de iktidarı kimseye kaptırmayan AK Parti, eğer başarılı olmamış olsaydı,  geçen onca seçimden birinci parti olarak çıkmayı başaramazdı.

Demek ki dili varsa dilceği de var.

Peki AK Parti'nin başarılı olamadığı bir alan yok mu?

Var elbette ki...

Katılırsınız ya da katılmasınız bana göre, AK Parti bu on beş yıllık iktidarı boyunca çok uğraşmasına, çok kafa patlatmasına rağmen ne yazık ki iki alanda yeterince başarılı olamadı. En azından pek çok sektörde yakaladığı başarı skalasını bu iki alanda inşa edemedi.

Eğitim ve tarım...

Evet; AK Parti hükümetleri bu iki köklü alanda umulan başarıyı yakalayamadı.

Eğitimde fiziki olarak çok büyük işler yapıldı, ancak bu fiziki iyileşme muhtevaya yansıtılamadı.

Birbirinden güzel okullarımız, teknolojinin cömertçe kullanıldığı sınıflarımız, neredeyse tam kadro öğretmenlerimiz, ihtiyaçları devlet tarafından karşılanan milyonlarca öğrencimiz...

Hepsi tamam...

Ama nerede yanlış yapılıyorsa yapılıyor ve sonuçta eğitim, bu ülkenin hala çözüm bekleyen en acil sorunlarının başında geliyor.

Hani, "Eğitim yaz-boz tahtasına döndü" deniliyor, hiç de haksız bir yakıştırma değil.

Devletin bünyesinde binlerce okul olmasına rağmen, Milli Eğitim Bakanlığı güya eğitimde çıtayı yükseltmek için kalkıp bu okulların bir bölümü için "nitelikli okul" tasnifi yaptı!

Ayıp bir şey...

Ne demek "nitelikli okul"

Sen devlet olarak bu tasnifi yaptığın an listeye girmeyen binlerce okulu baştan "işe yaramaz" ilan etmiyor musun?

Veliye diyorsun ki, "Çocuğun nitelikli okula giderse istikbalini kurtarır, ötekilerine giderse hayat sınıfında çakar!"

Öğretmene de diyorsun ki, "Eğer nitelikli bu okullardan birinde görev yapmıyorsan, sen niteliksiz bir öğretmensin!"

Bari bu "nitelikli okul" tasnifi de bihakkın yapılmış olsa gam değil...

Bakıyorsunuz ki Erzurum Lisesi ve Nene Hatun Kız Lisesi  "niteliksiz okullar" listesinde!

Milli Eğitim eski müdürü Fevzi Budak, Erzurum Ajans'ta tam da bu konuya eni konu işleyen bir değerlendirme yazısı kaleme aldı, okumanızı tavsiye ederim.

Erzurum Lisesi ve Nene Hatun Kız Lisesi ile yaştaş olan ülke genelindeki başka liseler, "nitelikli liseler" arasında iken niyedir bilinmez şehrimiz ve ülkemiz maarifinin haklı gurur kaynağı olan bu iki kıymetli eğitim kurumu "oyun" dışına atılmış!

AK Parti eğitim işinde başarılı olamadı derken, başkaca onlarca sebebe ilaveten bu iki örnek bile başlı başına yeterli karine oluşturur.

Kıskandığımızdan sormuyoruz.

Misal; yapılış tarihleri hemen hemen aynı olan Trabzon Lisesi niye "nitelikli lise" de, Erzurum Lisesi niye "niteliksiz" lise?

Dikkatle izledim, gördüm ki bu "mesele",  Fevzi Budak'tan başka kimseyi rahatsız etmemiş!

Ne bu şehrin maarif yöneticileri, ne bu şehrin siyasetçileri, ne de sözüm ona bu şehirde eğitim sendikacılığı yapan birileri itiraz etmedi.

Ankara öyle dediyse kabulümüzdür, anlayışına boyun eğmişler!

Neyse konuyu fazla uzatmadan,  AK Parti'nin başarılı olamadığı tarım meselesine bakalım...

Tarım da tıpkı eğitim gibi hükümetin fiziki olarak yüzlerce destek sağladığı bir alan...

Fakat buna rağmen ot'tan samana, et'ten mısıra, nohuttan mercimeğe kadar aklınıza gelebilecek her türlü temel gıdayı ithal ediyoruz!

Allah korusun, dünya çapında bir kriz çıksa ve ülkeler birbirleri ile alış verişlerini bir süre askıya alsa Türkiye, o gün aç kalır! Çünkü ithal etmediğimiz neredeyse bir gıda maddesi yok! 

Hiç uzağa gitmeyin. Alın size Erzurum'dan bir örnek:

Erzurum güya hayvancılık şehri değil mi? Siz öyle zannedin, o eskidendi! 

Erzurum, bugün övüne övüne yere göğe sığdıramadığı şu cağ kebabı var ya, hani yatık döner...

Evet; işte o cağ kebabının etini başka şehirlerden hatta denk getirebilirse otobüs bagajlarında Gürcistan'dan kaçak yollardan temin ediyor!

Mandıralarımızın sütü de Balıkesir başta olmak üzere yine başka illerden geliyor!

Etimiz kaçak, sütümüz göcek...

Siz hangi tarımdan söz ediyorsunuz Allah aşkınıza...

Hükümet ithal et getirmeseydi eğer kim bilir bugün kıymanın kilosu kaç liraydı?

Dikkat ediniz lütfen, AK Parti hükümetlerinde bakanı en çok değişen bakanlık da zaten bu ikisi:

Eğitim, tarım...

AK Parti bu ikisinde bir türlü dikiş tutturamadı gitti...

Sağlık dersen iyi, ulaşım dersen iyi, iletişim dersen, iyi, savunma sanayi dersen iyi...

Tarım ve eğitim dersen, hiç deme çünkü iyi değil.

Erzurum Lisesi'ne ve Nene Hatun Kız Lisesi'ne "niteliksiz okul" diyen bir maarif vekaleti, ya kötü niyetlidir ya da "seleyi suya vermiş" demektir.

Bizce ikincisi cari'dir.

En iyisi mi siz Fevzi Hoca'nın yazısını okuyunuz. Çünkü O,  bu işin cemaziyelevvelini  öyle bir güzel anlatmış ki...

Mahut sistem durduk yere tevessül etmemiş...