1. HABERLER

  2. KÜLTÜR/SANAT

  3. Adı TRT'de yaşatılacak!
Adı TRT'de yaşatılacak!

Adı TRT'de yaşatılacak!

Erzurumlu ünlü Aşık Reyhani, sağlığında giremediği TRT’ye, yıllar sonra ismiyle girdi. İşte o haberin ayrıntısı…

A+A-
Erzurum Güncel- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Erzurum'da TRT stüdyosunu hizmete açtı. Erzurum'da bugün gezi ve incelemelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Arınç ve Sağlık Bakanı Akdağ, akşam saatlerinde "Aşık Reyhani" adı verilen TRT stüdyosunun açılışını gerçekleştirdiler. TRT Müdürlüğü kampüsünde bulunan stüdyonun açılışının arından Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Sağlık Bakanı Akdağ, canlı yayında TRT Haber kanalına konuk oldular. Canlı yayında yaklaşık 1 saat gündeme ilişkin konular hakkında açıklamalarda bulunan Arınç, programın ardından Erzurum'dan ayrılmak üzere havalimanına hareket etti. REYHANİ KİMDİR... Aşık Reyhani© 1932-2006. Hasankale’nin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı Yaşar Yılmaz’dır. İran’dan göçen babası önce Kars’a daha sonra Erzurum’a yerleşti. Aşık Reyhani’nin çocukluğu köyünde geçti. Zaman zaman komşu köylere gitme olanağı bulduysa da daha başka yerlere gidemedi. Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı. Küçük yaşlarda köyüne gelen aşıklardan etkilendi. Hem aşıklardan dinleyerek hem de eline geçen kitapları okuyarak birçok halk hikayesini öğrendi. Kendi aşıklığı ve şiir yazmaya başlaması 18 yaşından sonradır. Reyhani, rüyasında gördüğü bir kıza aşık oldu. Kısa bir süre sonra da kızı kaçırdı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüştü. Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler. Aşık Reyhani, bu dönemden sonra Dertli mahlasıyla şiirler yazmaya, türkü söylemeye başladı. Ancak bu mahlası uzun süre kullanmadan, Bayburtlu Hicrani tarafından Reyhani mahlası verildi. Aşık Reyhani Konya Aşıklar Bayramına aralıksız katılan 7 aşıktan biridir. Eski aşıkların dışında, yetiştiği Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkari, Murat Çobanoğlu’nun babası Gülistan Çobanoğlu gibi aşıklardan gelenek ve usul öğrendi. İran’dan Avrupa’ya birçok ülkede türkü söyleyen Aşık Reyhani, katıldığı yarışmalarda da birçoğu birincilik olmak üzere çeşitli ödüller aldı. 1980’li yılların başında Erzurum’da bulunan Doğu Ozanları Derneğinin başkanlığına getirildi. Aşık Reyhani birçok ülkeye konser ve konferanslara katılmak üzere çağrıldı. Ayrıca ABD’nin Michigan Üniversitesinde katıldığı bir konferanstan sonra kendisine fahri öğretmenlik unvanı verildi. Aşık Reyhani Bursa'da öldü ve orada toprağa verildi. Şiirleri birçok gazete, dergi ve araştırmada yaralan, çeşitli radyo ve televizyon programlarına katılan Aşık Reyhani’nin, şiirlerinin bir bölümünü topladığı »Alvarlı Reyhani« (1962), »Böyle Bağlar« (1966), »Kervan« (1988) ve bazı düşünce ve şiirlerinden oluşan »Şu Tepenin Arkasında« adlı kitapları, Dilaver Düzgün tarafından hazırlanan »Aşık Yaşar Reyhani«, (1997), Ozan Yusuf Polatoğlu tarafından hazırlanan »Mızrabın Istırabı, Aşık Reyhani-Hayatı ve Şiirleri«, (2003) ve Muhsin Koç tarafından hazırlanan »Ölümünden Sonra Aşık Yaşar Reyhani« (2007) adlı kitaplar bulunmaktadır. -------------------------------------------------------------------------------- Koklaya Koklaya Gel yarim yeter bekledim Gülü koklaya koklaya Gözlerime yaş ekledim Seli koklaya koklaya Bir derdime bin ekledim Aşkın boynuma yükledim Seherde haber bekledim Yeli koklaya koklaya Gurbet gezdim adım adım Asla olmadı muradım Sırma saçın hatırladım Teli koklaya koklaya Reyhani’yim bak zamana Kara bağrım yana yana Kerem oldum Aslı Han’a Külü koklaya koklaya -------------------------------------------------------------------------------- Bağlar Demedim mi gönül kalkıp yürüme Birgün yollarını harami bağlar Dertliysen derdini dertsize deme Dertsiz hekim olsa yara mı bağlar Yazılan kaderdir başa gelince Suç sende ayağın taşa gelince Kudretin damlası coşa gelince Onu bent mi eyler dere mi bağlar Oku sayfasını geçen çağların Yaprağı dökülmüş nice bağların Adeti böyledir yüksek dağların Aslı’ya yol verir Kerem’i bağlar Ben de Reyhani’yim susuz pınarım Damlam coş ederse olmaz kenarım Öldüğümü duysa o nazlı yarim Bilmem al mı giyer kara mı bağlar MEHMET ŞENER YAZDI... Reyhani usta kalk; kalk da gör… Reyhani usta hayatta olsaydı da bugünü görseydi keşke; kim bilir nasıl sevinirdi… Öyle ya, bir zamanlar kapısından içeri giremediği TRT’de, şimdi adı çok önemli bir merkeze verildi: Aşık Reyhani Stüdyosu… Açılışı, TRT’den sorumlu bakan olarak Bülent Arınç ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ birlikte yapacak… Vefatından önce, Erzurum’a küsüp Bursa’ya giden büyük ozan Reyhani, memleketiyle hiçbir zaman rabıtasını kesmedi ve aslında “Küstüm gidirem” derken bile, Erzurum’u ne kadar sevdiğini ve özlediğini anlatıyordu bize… O’nu anlayanlar oldu, ısrarla görmezden gelenler oldu… Reyhani usta da zaten asıl o görmek istemeyen sözde Erzurumlulara sesleniyordu… Neyse ki gün geldi ve TRT O büyük ustayı gördü, gecikmeli de olsa O’nun hakkını teslim etti… Bilmiyorum ama büyük olasılıkla, Reyhani ustanın adının TRT stüdyosuna verilmesini sağlayan kişi TRT Müdürü Salih Lütfü Şengül olmuştur. Çünkü Salih Bey, Reyhani’yi de bilir, ozanları da… TRT’de bir zamanlar öyle ekabirler öyle özüne sırt çevirmiş sözde yapımcılar vardı ki… O zatı muhteremler bırakın sesini Reyhani’nin adını bile duymaya tahammül edemezlerdi. O yüzdendir ki Reyhani ve aynı değerdeki ozanlar TRT’nin kapısından dahi geçemezlerdi. Halbuki Reyhani o gün de çok büyük bir ozandı ve bu toprakların çığlığını duyurmaya çalışıyordu. Ne var ki, bazı çevreler Reyhani’ye karşı kör ve sağırdı… Çünkü O emperyalizmin karşısındaydı; yerliydi ve milliydi… Aradan çok yıllar geçti; gün geldi öyle bir kuşak iktidar oldu ki, hem Reyhani’yi bildi, hem de Reyhani’nin savunduğu davayı… Reyhani bunu göremedi. O, iftiraya uğrayıp Erzurum’u terk ettiğinde, henüz tan yeri ağarmamıştı. Bu sebeple ikide bir arkasına dönüp bakmıştı… Bugün köprülerin altından o kadar çok su akıp geçti ki, ne o ilkel anlayış yönetime rengini veriyor, ne de bu toprakların ozanına sırt çeviren yöneticiler egemen… TRT gibi bir zamanların ulaşılmaz, erişilmez, gidilemez, çıkılamaz yeri… Şimdi bizzat bu halkın kendi ocağı, kendi sesi, kendi yuvası oldu… Teşekkürler Salih Lütfü Şengül… Teşekkürler TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin… Teşekkürler; bizzat bu toprakların rengi ve kokusu olan Bakan Bülent Arınç… Reyhani, adının TRT’de bir önemli merkeze verildiğini göremedi belki ama emin olunuz ki sayenizde bunu hissetti ve niçin bu şehri çok sevdiğine şimdi çok daha iyi anladı. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Erzurum’u hep farklı ve özel gören bir genel müdür oldu… Bülent Arınç’ı söylemeye zaten gerek yok; çünkü O bu ülkenin her karışını bihakkın bilen ve tarihe vakıf olan çok önemli bir devlet ve siyaset adamıdır. Bugün Reyhani adına bir stüdyo açılıyorsa Erzurum’da artık ben inanıyorum ki bu ülke milli ve yerli adamların elinde yükselmeye devam edecektir. Keşke Reyhani hayatta olsaydı ve bugünkü törene bizzat tanık olsaydı. B olmadı ama vefakar ve asalet sahibi insanlar sayesinde bugün Reyhani orada olacak ve çok sevdiği Erzurum’un da, kendisini ne kadar çok sevdiğini öylece görecek… Ruhun şad olsun ey büyük usta… Teşekkürler; o büyük isme layık büyük düşünen insanlar…
Adı TRT'de yaşatılacak!

Adı TRT'de yaşatılacak!

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.