1. HABERLER

  2. ERZURUM

  3. Bu saygısızlığın bedeli olmalı!
Bu saygısızlığın bedeli olmalı!

Bu saygısızlığın bedeli olmalı!

GIDA, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve açılışı geçtiğimiz perşembe günü yapılan Doğu Anadolu Tarım Fuarı’nda Büyükşehir Belediye BAşkanı Ahmet Küçükler’e yapılan saygısızlık, kentte tepkilere neden oldu. Başkan Küçükler'

A+A-
Erzurum Güncel- GIDA, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve açılışı geçtiğimiz perşembe günü yapılan Doğu Anadolu Tarım Fuarı’nda Büyükşehir Belediye BAşkanı Ahmet Küçükler’e yapılan saygısızlık, kentte tepkilere neden oldu. Açılışa katılan ve protokolde kendisine yer ayrılmamasına tepki göstererek, fuarı terk eden Başkan Küçükler’e takınılan tavıra gerekli tepkinin gösterilmesi isteniyor. ORGANİZASYONUN sorumlusu olan İl Müdürü Mustafa Altun’un yaşanan rezaletin ardından hem Başkan Küçükler’den hem de Erzurum kamuoyundan özür dilemesi bekleniyor. Ancak Çankırılı İl Müdürü Altun’dan bugüne kadar bu yönde bir hamle gelmemesi de tepkileri iyice artırıyor. Vatandaşlar, “Başkan Küçükler, Erzurum’u temsil ediyor. O’na karşı yapılan saygısızlık, Erzurum’a yapılmıştır. Bunun sorumlularına mutlaka bedel ödettirilmelidir” diye konuştular. İŞTE ŞENER'İN O YAZISI... Bir tepki, bir tashih... Aslında son derece ciddi bir durum olmasına karşın, satır aralarında kaynayıp gitti. Başka yerlerde de çıktı mı bilmiyorum, lakin ben o haberi, bir tek Gazete Güncel'de gördüm. Aynen şunlar yazıyordu: "Erzurum'da düzenlenen Doğu Anadolu Tarım Fuarının açılış töreninde oturacak yer bulamayan Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Ahmet Küçükler tepki gösterdi. Açılışa katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler kendisine protokolde oturacak yer ayrılmadığını görünce kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Başkan Küçükler, kurdela kesimi sırasında makasların bulunduğu tepsiyi tutan görevlinin kendisine ikazı üzerine makas uzatmasına da sinirlendi. Daha sonra İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Altun ile tartışan Ahmet Küçükler makam arabasına binerek fuar alanından uzaklaştı. Başkanın fuarı terk etmesinin ardından katılımcılar "Başkan küstü, o yüzden gitti" dediler." Merak ettim; acaba sonrasında bu çirkinlikten ötürü kimse Başkan Küçükler'den özür diledi mi? Gerçi kuru bir özrün, yapılan saygısızlık karşısında önemi yok ama yine de, hiçbir şey yapmamadan iyidir. Kasıtlı mı yaptılar, yoksa tamamen bir "iş kazası" mı oldu bilemiyoruz. Çünkü bizler o açılışta yoktuk. Dolayısıyla tam olarak neler yaşandığını ancak başkasının aktarımından öğrenmiş olduk. Sebebi ne olursa olsun, törene davet ettiğiniz bir insana -Ki, bu insan bu şehrin seçilmiş bir belediye başkanı ise çok daha önemlidir- asla saygısızca davranma hakkınız yoktur. Protokol dediğiniz yerde, Büyükşehir Belediye Başkanı oturamayacaksa, kim oturacaktır? Bu saygısızlığa çanak tutan her kim ise, mutlaka bir bedel ödemelidir. Ne demek on binlerce insanın oy vererek seçtiği bir belediye başkanına, makamına mütenasip bir yer göstermemek? Kaldı ki her insan değerlidir elbette, fakat temsil ettiği makamlar kişilerin önündedir. O törene gelen ve yer gösterilmeyen kişi Erzurum'un Büyükşehir Belediye Başkanı'dır. Bırakın Tarım Müdürü'nü, kimsenin haddine değildir O'nu rencide etmeye kalkmak. Haberden öğreniyoruz ki bu çirkin tutuma rağmen, Başkan açılış kurdelasını keserek, çok büyük bir olgunluk göstermiş. Acaba bu olgunluğu anladılar mı, yoksa "Adama bak nasıl yedi" mi dediler? Evet; marifet odur ki nefsimize ağır gelen bazı şeyleri ayaklarımızın altına alalım. Lakin bu bazı şeyler nefsimize değil de, temsil ettiğimiz kuruma veya makama yapılıyorsa, görmezden gelemeyiz. Çünkü bu makamların dili yoktur ki kendilerini savunsun; onları, temsil eden kişiler savunur. Bu manada Küçükler'in töreni terk etmesi son derece yerinde bir davranıştır. Ancak bu davranışa yol açanlar, bir bedel ödemeli ki, yarın başkaları için de yol olmasın...… ADNAN YILMAZ ÖNERMİŞ, BAKAN AKDAĞ “OLUR” DEMİŞ Tamam; hayati bir mesele yahut da vahim bir yanlış değil. Değil ama, tarihe doğru not düşmek adına, masum bir öngörüyü tashih etme ihtiyacı duyduk. Geçen Cuma günü yazmıştık ki, "TRT'nin Erzurum'da açtığı televizyon stüdyosuna, Aşık Yaşar Reyhani adının verilmesi fikri büyük ihtimalle TRT Müdürü Salih Lüftü Şengül'den çıkmıştır. Çünkü O, Reyhani ustayı da iyi tanır, ozanları da." Peki öyle değil mi? Yani Salih Lütfü Şengül Reyhani'yi ve ozanları tanımaz bilmez mi? Hayır...… Elbette ki tanır da sever de. Hatta inanıyorum ki yetkisi olsa O da aynı kararı vererek Reyhani adını o stüdyoya verirdi. Ne var ki öyle olmamış...… Hikayesi şöyle: Geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, çiçeği burnunda milletvekili Adnan Yılmaz'ın evine bayram ziyaretine gidiyor. O esnada evde başka misafirler de vardır ve bu misafirlerden biri de Halk Ozanları Derneği Başkanı Hatem Aksakallı 'dır. Sohbet koyulaşınca söz bir ara TRT'nin yaptırdığı yeni stüdyoya geliyor. Sırası gelmişken bir hakkı teslim adına söyleyelim: Geçen hafta hizmete giren o stüdyonun en az 20 yıllık bir hikayesi, yani geçmişi var. Kaç hükümet, kaç başbakan, kaç genel müdür geldi geçti de, defalarca söz verilmesine rağmen, kimse o stüdyoyu hizmete açmayı başaramadı. Çünkü samimi değillerdi, çünkü Erzurum'u umursamıyorlardı. İbrahim Şahin'in genel müdür olmasıyla, yılan hikayesine dönen stüdyo konusu yeniden gündeme geldi ve İbrahim Bey, "Hay hay bu stüdyoyu derhal hizmete açmalıyız. Çünkü bölgenin bu stüdyoya ihtiyacı var" dedi. Teşekkür ediyoruz...… İbrahim Şahin "Hay hay" demekle kalmadı; nice hükümetler eskiten o stüdyoyu yaptırıp hizmete soktu. Hiç kuşku yok ki, bu iradenin arkasında AK Parti'nin Erzurum'a dönük sevgisi var ve ayrıca Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın özel ilgisi...… Sonuçta o stüdyo da, AK Parti'nin "hizmet zinciri"ne yeni bir halka olarak eklendi ve TRT Erzurum Müdürlüğü de, yıllar yılı eksikliğini hissettiği bir üniteye kavuşmuş oldu. Milletvekili Adnan Yılmaz'ın evindeki o sohbette, Halk Ozanları Başkanı Hatem Aksakallı, Adnan Bey'den bir ricada bulunuyor: "Yakında açılacak olan TRT stüdyosuna Aşık Yaşar Reyhani adı verilse ne güzel olur." Milletvekili Yılmaz, bu sözü hemen yüksek sesle dillendiriyor ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'dan ricada bulunuyor: "Sayın Bakanım siz isterseniz bu mümkün olur. Reyhani usta bunu hakkediyor." Hiç kuşku yok ki, Recep Akdağ da, merhum Reyhani'yi çok iyi biliyor ve ihtimal ki pek çok şiirini ezberden okuyacak kadar da vakıf...… "Çok haklısınız" diyor. "Gerçekten de Aşık Reyhani bunu fazlasıyla hakketmiş bir isimdir." Hemen TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'i telefonla arıyor ve bu müşterek talebi iletiyor. Sonrası malum...… Büyük ustanın zaten yaşayan adı, TRT gibi önemli bir kurumda da güzel bir hizmete verilmiş oldu. Dün büyük ustanın kızı Yasemin Hanım aradı; bizim Cuma günkü o yazımızdan ötürü duygularını ifade etti. Yasemin Hanım, babasının izinde yürüyen cesur, özgüven sahibi yiğit bir Dadaş kızı...… O'nu da açılışa davet etmişler; çok duygulanmış. "Bursa'da yaşıyorum. Bu davet bana ulaşınca çok sevindim ve koşa koşa geldim" dedi. Dedim ya, Salih Lütfü Şengül de önermiş olabilirdi; bir başkası da...… Önemli olan yapılan işin kalitesidir. Bir kez daha o büyük ustanın dostu olan bir kardeşiniz olarak, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.