1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Koruyucu cerrahi tedavi sürecini olumlu etkiliyor
Koruyucu cerrahi tedavi sürecini olumlu etkiliyor

Koruyucu cerrahi tedavi sürecini olumlu etkiliyor

Kadınlarda görülme sıklığı açısından ilk sırada yer alan meme kanserinde, organ kaybı olmaksızın tümörün çıkarıldığı koruyucu cerrahi ile hem vücut bütünlüğü sağlanıyor hem de hasta tedaviye çok daha olumlu başlıyor.

A+A-

Erzurum Güncel-  Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı  Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seher Demirer, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğunu belirterek, her  7-8 kadından birinde bu hastalıkla karşılaşıldığını söyledi.

Hastaların çoğunun memede ele gelen kitle, akıntı, o bölgedeki ciltte  şekil ve renk değişikliği gibi bulgularla hekime başvurduğunu anlatan Demirer,  bazen de rutin kontrollerde hekimin hastalığı tespit ettiğini ifade etti.

Demirer, etkin tarama programlarıyla erken dönemde hastalığın teşhis  edilebildiğini dile getirerek, meme kanserinde ağrının sık görülen bir bulgu  olmadığını belirtti.

Meme kanserinin genellikle 40 yaşından sonra görüldüğünü ifade eden  Demirer, her kadının mutlaka kendini muayene etmesi ve 40 yaşından sonra ise  yılda bir kez mamografi ve ultrasonografi yapılmasının önem taşıdığını aktardı.

Meme kanseri tedavisinde genel cerrahinin önemli bir yer tuttuğunu ve  hastanın ilk müracaat ettiği bölüm olduğunu ifade eden Demirer, hastalığın tanı  ve evrelendirmesi yaptıklarını dile getirdi.

Demirer, hastalığın ileri olarak tanımlanan 4. evrede olması durumunda  cerrahi seçeneğinin kalmadığına, kemoterapi ya da radyoterapi uygulamalarının  yapılabildiğine dikkati çekti. Daha önceki evrelerde cerrahi yapıldığını ve  sonrasında kemoterapi ve gereklilik halinde radyoterapi uygulandığını belirten  Demirer, meme cerrahisinde önemli bir mesafe alındığını ve artık hem tümörün  alındığını hem de kişinin fiziki bütünlüğünün korunduğunu söyledi.

Prof. Dr. Demirer, şunları kaydetti:

 "Eskiden meme cerrahisi uygulanan kadınlara memenin tamamının alındığı  mastektomi diye isimlendirilen ameliyat yapılırken günümüzde meme koruyucu  cerrahi uygulanıyor. Hatta hastanın buna uygun olmayan büyüklükte tümörü bulunsa  bile artık bu hastalara önce kemoterapi verilerek tümörün küçülmesi sağlanıyor,  daha sonra meme koruyucu cerrahi yapılıyor.

Koruyucu cerrahiyle, tümör etrafından bir miktar sağlam dokuyla  alınıyor ve geride kalan kısım yerinde bırakılıyor. Koltuk altındaki lenflere  yönelik olarak da boya ya da özel madde verilerek burayı da etkileyip  etkilemediğine bakılıyor. Varsa temizleniyor yoksa buraya bir işlem yapılmıyor.  Kanser cerrahisinde artık boyut küçüldü. Koruyucu cerrahiye uygun olunmadığında  ya da kişi hasta olan bir organı vücudunda istemediğinde ise implant ve protez  kullanılarak suni meme ameliyatı mümkün olabiliyor. Hastanın karın duvarındaki  kas ve yağ dokusu kullanılarak ameliyat yapılabiliyor."

"Hastaların dörtte üçünü ameliyata uygun evrede yakalayabiliyoruz"  

Kadın için meme dokusunun önemli bir yer tuttuğunu, bunun kişinin  kimliğinde de önemli olduğunu anlatan Demirer, tedavi sürecinde de kadın için  travmatik bir durum yaratabildiğine dikkati çekti. Demirer, "Gelişmiş tarama  programları ve farkındalık düzeyinin artmasıyla hastaların dörtte üçünü ameliyata  uygun evrede yakalayabiliyoruz. Büyük çaplı tümör bulunan 3 evrede önce  kemoterapi, sonrasında cerrahi uygulanıyor." diye konuştu.

Tümör bulunan organın tamamının alınmasıyla kanserin tamamen ortadan  kalkmasının mümkün olmadığını ancak riskin azaldığını anlatan Demirer, sözlerini  şöyle sürdürdü:

"Meme cerrahisinde de bu böyle. Organın tamamı alındığında kanser tam  olarak bitmiyor. Çünkü, kişinin kan dolaşımında kanser hücresi seyahat ediyor. Bu  organ görünen ve cinsiyeti belirleyen bir organ. Bu nedenle de travmatik sonuçlar  doğurabiliyor. O nedenle, memenin tamamının alınması yerine koruyucu cerrahiler  uygulanıyor.

Tümör sağlam bir doku ile çevrili bir şekilde alınarak gerideki doku  bırakılıyor. Bu uygulama sonrasında kadın bir organ kaybına uğramadığı için hasta  tedaviye galip bir şekilde başlıyor. Organ alındığında ise tedavi başlamadan  yenik bir kadın çıkabiliyor. Organ kaybı olmaması durumunda iş ve aile hayatını  olumlu etkiliyor, birey olarak kendini bütün hissediyor."

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.