1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Bahçeli'den salonu ayağa kaldıran sözler! Partililer ayakta alkışladı
Bahçeli'den salonu ayağa kaldıran sözler! Partililer ayakta alkışladı

Bahçeli'den salonu ayağa kaldıran sözler! Partililer ayakta alkışladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda milliyetçilik üzerinden kendilerini eleştirenlere sert sözlerle yüklendi.

A+A-

Gazete Güncel- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasında MHP'yi hedef alan eleştirilere yanıt veren Bahçeli, siyasi çıkarlar uğruna milliyetçilik değerlerinin kullanıldığını savunarak sert ifadeler kullandı.

"SİZ NEYİN VE NERENİN MİLLİYETÇİSİSİNİZ?"

Bahçeli, konuşmasının dikkat çeken bölümünde şu ifadeleri kullandı:

"Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturduğu masalarda meze yapanlar, siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?"

BU SÖZLERİN ARDINDAN SALON AYAĞA KALKTI

Bahçeli'nin sözleri salondaki partililer tarafından ayakta alkışlandı. MHP liderinin milliyetçilik üzerinden yönelttiği eleştiri, grup toplantısının öne çıkan anlarından biri oldu.

Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan sözler:

Bu yeni haftanın başta Aziz Türk milleti olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah'tan niyaz ediyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışında televizyon ekranları radyo kanalları Ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza gönül ve kültür coğrafyalarımızda huzurun ve adaletin tecelli etmesi için saf tutan bütün kardeşlerimize en iyi dileklerimi sunuyorum.

AFETLERLE MÜCADELE

İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimize yaşanan aşırı yağış can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yararlanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet yakınlarına ve sevenlerine başladığı diliyorum. Yağmur ve selden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum yaralı olanlara acil şifalar temenni ediyorum.

Canla başla afetle mücadele eden kurumlarımıza ve çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum. Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplinin belirleyici olduğu ortadadır.

Yaşanan felaket planlama risk yönetimi ve önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın neden önemli olduğunu bir kez daha aşağı çıkarmıştır. Afetlerle mücadele bütün kamu kurumlarını yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınmalı. Riskli alanların dönüştürülmesi doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi temeline dayanmalıdır.

Afetten etkilenen vatandaşlarımızın uğradıkları zararın karşılanacağı ve benzer hadiseler yaşanmasın diye gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afet ve musibetten esirgesin diyorum.

FON SORUŞTURMASI

Muhterem dava arkadaşlarım, geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eş güdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır. Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.

"MAHKEMELER, SİYASİ GÖSTERİLERİN YERİ DEĞİL"

Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet, suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir. Cumhurbaşkanımızın isabetle, fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır. Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak. Dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler mutlaka yapılacaktır.

3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.

"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR”

Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır.

Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.

“TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ MEŞALESİNİ TAŞIYORUZ”

Kıymetli milletvekilleri, değerli milletvekilleri, kıymetli misafirler, Milliyetçi Hareket Partisi, tarihin omuzlarına yüklediği bu mesuliyet şuuru ile Türk milliyetçiliği meşalesini taşımaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün satırlarımızda yazılı olan o veciz ifadesiyle temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Cumhuriyetimizin 21. yüzyıldaki kutlu hedeflerinden biri de Türklüğün büyük bir medeni vasfının Anadolu topraklarından bütün cihana yayılacağı hamleyi gerçekleştirmektir. Çatışmaları sulha, ayrışmaları birliklere dönüştürecek Türk Barışı'nın coşkun akan ırmağı Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Bu ırmağın ulaştığı menzil ise Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geniş ve derin Türk ummanıdır. Milliyetçi Hareket'in kadroları bunu gerçekleştirecek müktesebata haizdir. Türk milleti de Milliyetçi Hareket Partisi müktesebatı ile yürümeye hazırdır. Lakin yol çetin, hava sislidir.

"SİZ NEYİN VE NERENİN MİLLİYETÇİSİSİNİZ?"

12 Eylül darbesinden sonra Türk milliyetçiliği fikrine ve Milliyetçi Hareket Partisi'ne operasyon çekmeye çalışanlar, bugün de devşirme kavramlar ve nevzuhur odaklarla Türk milliyetçiliğinin temiz kuyularını zehirlemeye çalışmaktadır. Beşinci kol faaliyetleri ve ideolojik manipülasyonlar, Türk milliyetçiliğine yönelik sinsi saldırıların yegâne amacıdır. İkinci yüzyılında köksüz bir cumhuriyet hedefleyenlerin, milliyetçi ülkücü hareketi figüran olarak görenlerin sureti milliyetçi, fikri ve siyaseti gayrisahihdir. Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa mahkûm ederek Türk gençliğinin saf duygularını istismar edenlerin gizli ajandasında MHP düşmanlığı vardır. MHP düşmanlığının sergilendiği gölge oyununda Türk milliyetçisi iddiasıyla konuşanlar, yazanlar ve çizenler, siyasi ihtiraslarını, fikrî buhranlarını ve şahsi ihtiraslarını kelamlarını ve kalemlerini satarak tatmin etmektedir. Türk gençliğinin millî hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikâr olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbet alacaklardır. Buradan soruyorum. Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar, siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz? Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler, siz hangi ağızların kelamısınız?

Kaynak: Haberler.com

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.