1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Eroin Paraları kimlere dağıtıldı: Memet ACA yeniden gündemde
Eroin Paraları kimlere dağıtıldı: Memet ACA yeniden gündemde

Eroin Paraları kimlere dağıtıldı: Memet ACA yeniden gündemde

Gülistan Doku Soruşturmasında Karanlık Labirent: Vali, Uyuşturucu, "Hayırsever" Maskesi ve Deşifre Olan Çarklar

A+A-

Gazete Güncel- (Haber-Yorum: Recep Kapucu)- Gülistan Doku Soruşturmasında Karanlık Labirent: Vali, Uyuşturucu, "Hayırsever" Maskesi ve Deşifre Olan Çarklar

Tunceli’de 2020 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybı, yıllar süren sessizliğin ardından ardı ardına patlak veren skandallarla Türkiye’nin en karanlık, en karmaşık soruşturmalarından birine dönüştü. Sadece bir kayıp vakası olmaktan çoktan çıkan bu dosya, devletin en üst kademelerindeki yöneticilerden ihraç polislere, "bilişim" maskesi ardına sığınan şüpheli iş insanlarından uyuşturucu ağlarına ve medya manipülasyonlarına uzanan devasa bir "suç ortaklığı" ve "örtbas etme" iddiasına evrildi.

Son olarak dosyaya giren, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile tutuklu eski narkotik polisi Gökhan Ertok arasındaki uyuşturucu ve cinayet içerikli yazışmalar, soruşturmadaki skandallar zincirine kan donduran bir halka daha ekledi.

Vali-Polis Hattında "300 Kilo Eroin" ve "Cinayet" Yazışmaları

Gülistan Doku’nun kaybıyla ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in el konulan telefonundan çıkan WhatsApp kayıtları, devlet bürokrasisi ile suç odakları arasındaki geçirgenliği sarsıcı bir biçimde gözler önüne serdi. Soruşturmada şüpheli sıfatıyla tutuklanan, meslekten ihraç edilmiş eski narkotik polisi Gökhan Ertok’un, Vali Sonel’e gönderdiği mesajlardaki şu ifadeler, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi:

"Sayın valim bir cinayet var, 300 kilo eroin, 400 milyonluk gayrimenkul... Hükümet kanadından kimse yok ucu dokunacak..."

Bu mesajlar, Gülistan Doku’nun akıbetinin aranması gereken bir soruşturmanın, arka planda milyarlık gayrimenkuller, tonlarca uyuşturucu, nüfuz ticareti ve cinayetlerin konuşulduğu bir pazarlık masasına nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Bir ilin en üst mülki amiri ile hakkında uyuşturucu ve suç örgütü üyelikleri iddiaları bulunan eski bir polisin bu denli karanlık konuları "hükümet kanadına ucu dokunmayacak" şekilde mütalaa etmesi, adalet mekanizmasının nasıl bir kuşatma altında olduğunu açıkça kanıtlıyor.

"Bilişim" Maskeli "Hayırsever" Memet Aca ve "Eroin" Soru Sinyali

Eski polis Gökhan Ertok ile Vali Sonel arasındaki bu uyuşturucu ve para trafiği, dikkatleri bir kez daha Erzurumlu "sözde hayırsever iş insanı" Memet Aca’ya çevirdi. Bilişim sektöründe faaliyet gösteren ACA Bilişim firmasının sahibi olan ve Gülistan Doku soruşturması kapsamında "bilişim sistemindeki verileri bozma veya yok etme" ve "suç örgütü üyeliği" suçlamalarıyla tutuklanan Memet Aca’nın, bu karanlık ilişkiler ağındaki rolü her geçen gün daha da belirginleşiyor.

İşin en can alıcı noktası ise şu: Soruşturmada Gülistan Doku’ya ait SIM kart üzerinde tahrifat ve işlemler yaptığı belirlenen eski polis Gökhan Ertok’un, Memet Aca’nın şirketi ACA Bilişim'in bir çalışanı (ya da iş ortağı) olduğu tespit edilmişti. Ertok’un, Gülistan Doku'nun dijital delillerini karartırken de patronu Memet Aca’nın bu durumdan "haberi olduğunu" iddia etmesi, "bilişim" şirketinin delil karartma üssü olarak kullanılıp kullanılmadığı sorusunu akıllara getiriyor.

Şimdi ise kamuoyu ve yargı haklı olarak soruyor:

  • Gülistan Doku’nun dijital delillerini yok ettiği iddia edilen bir ekibin, 300 kiloluk eroin ve 400 milyon liralık gayrimenkul iddialarıyla ne tür bir bağlantısı var?

  • "Sözde iş insanı" Memet Aca'nın, bu uyuşturucu trafiğinde ve finansmanında bir rolü var mıdır?

Hayırseverlik Maskesi, Medya Satın Almaları ve Siyasi Himaye İddiaları

Memet Aca, kamuoyunun karşısına her zaman "Erzurumlu hayırsever iş insanı", "eğitime, öksüzlere ve yetimlere yardım eden cömert bir figür" olarak çıktı. Ancak soruşturma dosyalarından sızan bilgiler, bu "hayırseverlik" imajının, milyarlarca liralık karanlık paraların, uyuşturucu gelirlerinin ve usulsüz ilişkilerin üzerini örtmek için tasarlanmış profesyonel bir PR çalışması olduğunu düşündürüyor.

Nitekim Aca’nın, Vali Tuncay Sonel’e "yetim ve öksüz çocuklara yardım" adı altında elden kayıt dışı paralar verdiği ve kendi PR’ını yapmak, nüfuz kazanmak için üst düzey bürokratlarla temaslar kurduğu ifadelerine yansımış durumda. Bununla da kalmayıp, dağıttığı paralarla kendisini medyada "hayırsever" olarak parlatan Aca’nın, bir kısım gazetecilere düzenli kaynak aktardığı, hatta geçtiğimiz günlerde bu kapsamda iki gazetecinin "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadesine başvurulduğu biliniyor.

Bu durum, medyanın bir kısmının nasıl "suçun üzerini örtme ve failleri meşrulaştırma" aracı haline getirildiğini gösteren ibretlik bir tablodur. Kendi suç ağlarını gizlemek için basını, bürokrasiyi, belediyeleri ve siyaseti fonlayan bir yapının, Gülistan Doku gibi gencecik bir kadının adalet arayışını nasıl sabote ettiği artık çok daha net anlaşılıyor.

Yorum: "Adaletin ve Vicdanın Sınavı"

Gülistan Doku soruşturması, artık sadece kayıp bir üniversite öğrencisinin bulunması davası değildir. Bu dava; devletin valisinin, kolluk gücünün, sözde iş insanlarının ve bir kısım medya mensubunun içine çekildiği, uyuşturucu, para, delil karartma ve nüfuz ticaretinin iç içe geçtiği bir "sistem krizi" davasıdır.

Bir genç kızın yok oluşunun ardındaki sır perdesi aralandıkça, altından tonlarca uyuşturucu, milyonlarca liralık gayrimenkuller ve bürokratik nüfuz savaşları çıkıyor. Memet Aca’nın bugüne kadar kimlere, hangi siyasilere, belediye başkanlarına, bürokratlara ve gazetecilere "hayırseverlik" adı altında menfaat sağladığı, bu paraların kaynağının ne olduğu ve kimlerin bu kirli çarktan beslendiği kuruşu kuruşuna, ismi ismi deşifre edilmelidir.

Eğer bu soruşturma, ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar götürülmezse; sadece Gülistan Doku’nun ailesinin yas tutma ve adalet hakkı değil, toplumun adalete olan inancı da o karanlık labirentte sonsuza dek kaybolacaktır. Yargının, "hayırsever" maskeli suç ağlarına ve onların arkasındaki siyasi-bürokratik koruma kalkanlarına karşı vereceği bu sınav, Türkiye’nin hukuk devleti olma iddiasının da en büyük testi olacaktır.

222-003.jpg11111-002.jpg50656778877221-002.jpgb659529a-efa7-4f8b-ad6e-a121343920c9-002.jpg490609042-9843350419050083-7635807274453910772-n-001.jpggulistan-doku-sorusturmasinda-vali-dt4o.webpadsiz-026.pngu-jpg-002.webp

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.