Devletin Zırhı Ardındaki Güç Gösterisi: "Yeni Nesil Yeşil" Kimin Eseri?

Yazarımız Recep Kapucu, kirli ilişkileri yazmaya devam ediyor...

Gazete Güncel- İşte yine çok konuşulacak o yazı...

Yıllar önce "Kim Bu Memet Aca?" diye sorduğumda mahkeme kapılarını gösteren sözde hayırseverin, arkasına aldığı kamu gücüyle sergilediği gövde gösterisi, Türkiye'nin karanlık hafızasını yeniden canlandırıyor.

Yıl 2016… Sosyal medyadaki şatafatlı paylaşımlarını, dikkat çeken ilişkilerini inceleyip kamuoyuna tek bir soru sordum: "Kim Bu Memet Aca?"

O dönem kaleme aldığım yazı büyük yankı uyandırmış, hemen ardından kendisini "hayırsever bir iş insanı" olarak pazarlayan Aca tarafından mahkemeye verilmiştim. Hukuk mücadelemiz beraatle sonuçlandı; haklılığımız tescillendi. Ancak bugün sosyal medyaya düşen görüntüleri izlediğimde, meselenin sadece bir "profil deşifresi" olmadığını, çok daha derin ve karanlık bir ağ ile karşı karşıya olduğumuzu dehşetle görüyorum.

İş insanı Zeki Arıcıoğlu’nun paylaştığı o görüntüler, hafızalarımıza kazınan 90'lı yılların "devlet içinde odaklanmış kontrolsüz güç" sahnelerini aratmıyor:

  • Tahsis Edilen Kamu İmkânları: Askerî helikopterler, resmi koruma ordusu ve zırhlı araç konvoyları.

  • Gözdağı Niteliğindeki Törenler: Gittiği her noktada eşlik eden panzerler ve esas duruşta bekletilen kamu personeli.

  • Karanlık Geçmişin Yansıması: Kamu gücünü kişisel bir zırha ve nüfuz aracına dönüştüren sembolik bir dokunulmazlık illüzyonu.

Bugün "suç örgütü üyeliği" ve Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan bir isme vaktiyle bu ayrıcalıkların nasıl, kimlerin onayıyla sağlandığı izaha muhtaçtır. Açıkça söylemek gerekir: Bu devasa kamu desteğini, bu resmi koruma çemberini o gün görseydim, dokunanın yandığı bu "yeni nesil Yeşil" figürünün üzerine aynı rahatlıkla gitmek her babayiğidin harcı olmazdı. İnsanın tüylerini ürperten asıl gerçek, bu gücün pervasızlığıdır.

Bu şatafatlı konvoylar ve resmi protokol manzaraları yalnızca bir itibar gösterisi değil; aynı zamanda sahada bir güç devşirme aracıdır. Cevaplanması gereken hayati sorular ortada duruyor:

  • Bu görüntüler kullanılarak hangi iş insanlarına gözdağı verildi?

  • Kimler bu resmi zırhın arkasındaki tehditle sindirildi, kimlerden haraç kesildi?

  • Yargı önünde hesap veren bir figürün geçmişte devletin imkânlarıyla böylesine bir dokunulmazlık zırhına bürünmesine kimler göz yumdu?

Türkiye, sırtını kamu gücüne yaslayıp toplum üzerinde korku iklimi kuran figürlerin faturasını geçmişte çok ağır ödedi. Memet Aca vakası, yalnızca bir şahsın değil; denetimsizliğin, nüfuz ticaretinin ve kamu ciddiyetini aşındıran ilişkiler ağının açık bir vesikasıdır. Adaletin tecelli etmesi, yalnızca tutuklamalarla değil, bu imkânları bir suç örgütü şüphelisinin ayakları altına seren mekanizmanın tamamen aydınlatılmasıyla mümkün olacaktır.

Gündem Haberleri

YPG/SDG kendini feshetti, Erdoğan'ın 11 yıl önceki sözleri yeniden gündem oldu