Gazete Güncel- Erzurum’da son günlerde özellikle park, bahçe ve refüj çevrelerinde gruplar halinde uçuşan böcekler vatandaşlarda tedirginliğe neden oldu. Sinek olduğu düşünülen böceklerin yaprak biti (afit) olduğunu belirten Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Önder Çalmaşur, bu böceklerin insan sağlığı açısından olumsuz etkisinin bulunmadığını söyledi.
Erzurum’da son günlerde açık alanlarda toplu halde uçuşan küçük böcekler, vatandaşların dikkatini çekti. Özellikle yeşil alanların bulunduğu bölgelerde yoğunlaşan ve zaman zaman insanların yüzüne ya da üzerine konabilen böcekler, sinek oldukları düşüncesiyle şikâyetlere yol açtı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Önder Çalmaşur, yapılan incelemelerde söz konusu böceklerin sinek değil, halk arasında yaprak biti olarak bilinen afitler olduğunun belirlendiğini ifade etti.
İnsan sağlığına zararı yok
Yaprak bitlerinin insan sağlığı açısından herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Çalmaşur, bu böceklerin yalnızca bitkilerde beslendiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaklaşık 3-4 milimetre büyüklüğünde, yumuşak vücutlu olan afitlerin yeşilden siyaha kadar değişen renklerde görülebiliyor. Bu böcekler çeşitli bitkilerin özsuyunu sokup emerek beslenebiliyor.”
Özellikle böcek fobisi bulunan vatandaşların yoğun uçuşlar nedeniyle tedirginlik yaşayabildiğini belirten Çalmaşur, yaprak bitlerinin yavaş ve hantal uçuşları sebebiyle insanların yüzlerine veya üzerlerine konabildiğini ifade etti.
Sonbaharda kanatlanıp uçuşa geçiyorlar
Çalmaşur, yaprak bitlerinin yaşam döngüsüne ilişkin bilgi vererek yaz aylarında eşeysiz üreyen bu böceklerin genellikle kanatsız formda bulunduğunu, bu nedenle varlıklarının çok fazla dikkat çekmediğini söyledi. Sonbaharda ise erkek ve dişi kanatlı bireylerin oluştuğunu belirten Çalmaşur, “Çiftleşip yumurta koymak amacıyla bulunduğu bitkiyi terk ederek yeşil alanlarda bulunan gül veya buğdaygiller gibi ara konukçu bitkilere yumurta koyarlar. Çünkü kışı genellikle döllenmiş yumurta halinde geçirmektedirler. Bu arada da yoğun bir uçuş gerçekleştirirler.” dedi.
Araçların üzerindeki tatlı maddeye dikkat
Yaprak bitlerinin yalnızca uçuşlarıyla değil, bitkiler üzerinde bıraktıkları salgılarla da dikkat çekebildiğini belirten Çalmaşur, özellikle huş gibi ağaçların altına park edilen araçların üzerinde tatlı ve yapışkan maddelerin görülebildiğini söyledi. Söz konusu maddenin afitlerin salgısı olduğunu ifade eden Çalmaşur, bu ağaçların bulunduğu alanlarda karınca yoğunluğunun da fazla olabildiğini aktardı.
Çalmaşur, doğadaki biyolojik mücadelenin önemine de dikkat çekerek uğur böceklerinin yaprak bitleriyle beslenerek bu böceklerin popülasyonunun kontrol altında tutulmasında önemli rol oynadığını belirtti.
İlaçlama önerisi
Yaprak bitleriyle mücadele konusunda değerlendirmelerde bulunan Çalmaşur, şehir merkezindeki yeşil alanlarda şu dönemde yapılacak ilaçlamanın gelecek yılın popülasyonunu azaltmada etkili olabileceğini ifade etti. İlkbaharda yumurtalardan çıkan bireyler dağılmadan önce park ve yeşil alanlarda yeniden ilaçlama yapılmasının da mücadele açısından fayda sağlayabileceğini dile getirdi.
Meyve ve sebze yetiştiriciliği yapan vatandaşların da yaprak biti sorunuyla karşılaşmaları halinde destek alabileceklerini belirten Çalmaşur, üreticilerin kendilerine veya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne başvurabileceklerini kaydetti.
Belediyeden vatandaşlara ihbar çağrısı
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı da kentte böcek yoğunluğuna ilişkin vatandaşların bildirimde bulunabileceğini belirtti. Belediyenin yıl boyunca gerekli noktalarda ilaçlama çalışmaları yürüttüğünü ifade eden Aynalı, “Bulundukları bölgede sinek vesaire herhangi bir böcek varsa vatandaşlarımız bunu bizlere ihbar etsinler. Bizler yıl boyunca gerekli noktalarda ilaçlama çalışmaları yapıyoruz” dedi.
Aynalı, vatandaşlardan böceklerin yoğun olarak görüldüğü bölgeleri belediyeye bildirmelerini isterken, yapılacak değerlendirmeler doğrultusunda gerekli çalışmaların yürütülebileceğini belirtti.
Şeyma TAHİR/ Pusula