
Yılların Eskitemediği Vefa: İlmek İlmek İşlenen Bir Öğretmen Sevgisi
Zaman hızla akıp giderken pek çok anıyı silip süpürür; makamlar, unvanlar ve servetler değişir ama gerçek bir öğretmenin bir çocuğun kalbine ektiği sevgi tohumu asla solmaz. Erzurum’da yaşanan ve yürekleri ısıtan bir buluşma...
Gazete Güncel- Zaman hızla akıp giderken pek çok anıyı silip süpürür; makamlar, unvanlar ve servetler değişir ama gerçek bir öğretmenin bir çocuğun kalbine ektiği sevgi tohumu asla solmaz. Erzurum’da yaşanan ve yürekleri ısıtan bir buluşma, tam da bu kadim gerçeği gözler önüne seriyor.
1980’li yıllarda Erzurum Ticaret Lisesi sıralarında başlayan bir hoca-öğrenci bağı, aradan geçen onca yıla rağmen ne gücünü yitirdi ne de unutuldu. İstanbul Halı yöneticisi, başarılı iş insanı Özkan Derin, hayatında silinmez izler bırakan öğretmeni, emekli öğretim görevlisi Selahattin Öğdüm’e belki de ömrü boyunca unutamayacağı bir vefa örneği sundu. Hocasının portresini ilmek ilmek özel bir halıya dokutan Derin, bizzat ziyaretine giderek bu anlamlı hediyeyi takdim etti.
Hediye edilen sadece bir halı değil; emeğe, bilgiye ve sabırla verilen terbiyeye duyulan derin bir saygının somutlaşmış haliydi. Karşısında öğrencisini ve o özel dokumayı gören emektar eğitimci Selahattin Öğdüm’ün yaşadığı duygu dolu anlar, öğretmenlik mesleğinin neden hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyeceğinin en somut kanıtı niteliğindeydi.
Eğitimci Öğdüm, "80’li yıllarda yabancı diller dersi verdiğim öğrencimdi. O günlerde de çok mütevazıydı, şimdi de öyle. Onca yılın geçmesine rağmen beni unutmamış olması beni son derece mutlu etti" sözleri, iyi bir öğrenci yetiştirmenin huzurunu yansıtıyordu. Gazete Güncel’in "Özkan Derin nasıl bir öğrenciydi?" sorusuna verdiği "Öğretmenler öğrencileri, doktorlar ise hastaları hakkında bilgi vermez" yanıtı ise yalnızca yılların eğitim tecrübesini değil, eski kuşağın o zarif ve asil meslek ahlakını bir kez daha hatırlattı.
Günümüzde vefa duygusunun giderek seyreldiği bir çağda; başarının zirvesine çıksa dahi nereden geldiğini ve kimin emeğiyle büyüdüğünü unutmayan Özkan Derin’in bu davranışı, hepimize örnek olacak bir ders niteliğinde. Kalem tutmayı, dünyayı anlamayı öğreten öğretmenlerimizin kıymetini bilmek; bir neslin geleceğe bırakacağı en değerli mirastır.








HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.