1. HABERLER

  2. ERZURUM

  3. Erzurum Büyükşehir oldu ama!
Erzurum Büyükşehir oldu ama!

Erzurum Büyükşehir oldu ama!

Erzurum’un Büyükşehir olması neleri değiştirdi. Erzurum Büyükşehir olabildi mi? İşte Usta gazeteci Mehmet Şener, Erzurum’u ve belediyeleri sorgulamaya devam ediyor

A+A-
Erzurum Güncel- İşte Mehmet Şener'in Sorun seçende mi, seçilenlerde mi? yazısının 2. bölümü... Dün yazıya noktayı koyarken demiştik ki, “… Arada Erzurum pas pas gibi çiğnenip duruyordu.” Gerçekten de böyle olmuştu: Aynı partiden seçilmiş olmalarına rağmen, belediye başkanları bir türlü “uyum” içinde hareket edememişti. Bu konuda Refah Partisi de sınıfta kaldı, MHP de… Şehrin bazı noktaları nisbeten düzenli olup, temiz tutulurken bazı semtler adeta çöp dağlarına teslim oluyordu ve yürümek için yol arıyordunuz. Bu çirkin manzarayı haber yapınca da, belediye başkanları başlıyordu birbirlerini suçlamaya: O mahalle bizim değil, filanca cadde falanca belediyenin sorumluluğunda gibi… Oysa bu savunmaların hiç biri vatandaşı ilgilendirmiyordu ki… Herkes daha tertipli ve daha temiz bir şehirde yaşamak istiyordu. Hangi cadde hangi belediyenin olursa olsun, sonuçta insanlar hizmet istiyordu. Tıpkı RP’de olduğu gibi, MHP döneminde de özellikle alt belediyeler sokağın nabzına önem vermedi, yükselen tepkilere kulak asmadı. Derken yıllar hızla geçip gitti. Takvim, 2004’ü gösteriyordu. Bırakın bizimle birlikte “büyükşehir” olan illerin başlarını alıp gitmelerini, en küçük ve kenardaki şehirlerde bile müthiş hamleler yapılmış, Türkiye modern şehir kavramını artık hayatın pratiklerine geçirmeyi başarmıştı. Bize ise hala içme suyu ve doğalgazla uğraşıyorduk… Herkes umutlandı: Erzurum artık elli yıllık su ihtiyacını karşılayacak bir hizmete kavuşacaktı ve herkesin kabusu olan hava kirliliği de, şehirden geçen doğalgaz boru hatları sayesinde sona erecekti. Her ikisinin de tarihi hayli eski… Ben gazeteciliğe başladığım 80’li yıllarda Necati Güllülü döneminde konuşulurdu: Çat veya Dumlu’dan getirilecek su Erzurum’un bütün ihtiyacını fazlasıyla karşılayacak! Hani derler ya “Ben kız idim, o söz idi” O misal… Fakat işler değişiyordu. Artık o “söz” kuvveden fiile geçiyordu. Çeyrek asır önce yapımına başlanan Çata Barajı inşaatında sona gelinmişti. Bir yandan da barajdaki suyu şehre taşıyacak dev borular döşeniyor; hatta belediye kendi bünyesinde kurduğu fabrika ile bu çelik boruları üretiyordu. Mahmut Uykusuz, bu sayede hayli flaş bir isim haline gelmişti. Çünkü tam da aynı tarihlerde bir taraftan da doğalgaz alt yapısı inşa ediliyordu. Adeta bir rüya gerçekleşiyordu: Erzurum için en hayati ihtiyaç olan su ve yakıt sorunu geç de olsa çözülüyordu. Fakat her sayılı gün gibi, MHP’li belediyelerin de beş yılı dolmuştu. Türkiye yerel seçimlere gidiyordu ve bu kez öncekilere benzemeyen çok güçlü bir parti geliyordu: Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Böylelikle Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin de üçüncü dönemi başlayacaktı. O gün ki siyasi atmosfer şöyleydi: AK Parti çok güçlü geliyor. Tayyip Erdoğan rüzgarı, dört bir yanda esip duruyordu. Mevcut siyasi otorite krizden krize yakalanıyor artık yürütülebilir bir yönetim sergiliyemiyordu. Anayasa kitapçığı havada uçuşuyor, daha yere düşmeden ekonomi felç oluyordu. Bir yanda da 28 Şubat’ın baskıcı ve korkutucu uygulamaları özellikle muhafazakar kesimi bunaltıyordu. “Muhtar bile olamaz” manşetlerine inat devleşen Erdoğan, sessiz çoğunluğun umudu ve çığlığı olmuştu. Bu sebepledir ki, Erzurum özelinde Mahmut Uykusuz’un bir “adı” ve “potansiyeli” olmasına karşın, selin önünde durması çok zordu. Erzurum seçmeninin kafası hayli karışmıştı: Bir yanda İstanbul Belediye Başkanlığı sırasında rüştünü fazlasıyla ispatlamış Tayyip Erdoğan ve Türkiye’nin çok iyi tanıdığı ekibi vardı. Diğer yanda da, özellikle son iki yılında başarılı bir performans göstermiş olan MHP’li Mahmut Uykusuz duruyordu… “MHP’den istifa et, yeni kurulan AK Parti’ye katıl” telkinleri, bir kısım seçmen nezdinde Uykusuz’a olan güveni gösteriyordu. Belliydi ki, AK Parti her kimi aday gösterirse göstersin, kesinlikle zorlanmayacaktı. Buna rağmen Mahmut Uykusuz’u da kimse “yok” sayamıyordu. Çünkü sokağın nabzı O’ndan yana atıyordu. Seçim takvimi yaklaştıkça, taşlar da yerli yerine oturuyordu. Uykusuz, “AK Parti’ye geç” telkinlerine kapısını kapatmış, partisi MHP’den ikinci kez aday gösterilmişti. Seçimin en iddialı yarışçısı AK Parti, haftalar süren araştırma, ön seçim ve anket sonucunda nihayet bir karara varmıştı: Hemen herkesi şaşkına çeviren müthiş bir sürprizle, o güne kadar adı ancak kendi çevresinde ve bir de Milli Görüş mafilerinde bilinen avukat Ahmet Küçükler’i aday gösterdi. Genç bir insan… Hukukçu ve ilahiyatçı. Daha ortaokul öğrencisiyken, siyasete ilgi duyuyor, bu sebeple de Milli Görüş hareketinin etkin olduğu zeminlerde bulunuyor sürekli. Abdurrahmangazi Vakfı bu zeminlerden yalnızca biri… Geniş kitleler adını ilk kez duyuyorlardı ama O aslında AK Parti’nin ana ruhunu oluşturan iklimin içinde doğup büyümüştü. Referansı çok güçlü bir partiliydi: Mahmut Kişioğlu… Erzurum’da akla ilk gelen birkaç MSP’li ve RP’liden biriydi. Rahmet Kişioğlu, geçmiş siyasi çizgisinden ötürü, Tayyip Bey’ye arkadaşlık hukuku olan bir büyüktü. Ve o ağabeyi tercihini Küçükler’den yana kullanmıştı. Erdoğan rüzgarı, olabildiğince esmesine esiyor, ulaştığı her yeri kasıp kavuruyordu ama Erzurum’da bir korku vardı: Ahmet Küçükler ile seçim alınır mı? Seçime son bir hafta kala, miting için Erzurum’a gelen Erdoğan, miting alanında Küçükler’in kolunu kaldırıp, “Ahmet’in arkasında biz olacağız” deyince, o andan itibaren şehirde, Uykusuz lehine işleyen süreç ters döndü. Ahmet Küçükler, dişli rakibi karşısında müthiş bir avantaj elde etmişti. Ve artık görünüyordu ki, belediyenin üçüncü, AK Partili Küçükler’in de ilk dönemi başlamak üzereydi. Erzurum seçmeni bir kez daha, “toptancı” anlayışla, bütün belediye başkanlarını aynı partiden seçmişti. İlk RP, ikinci MHP, şimdi de AK Parti çuvallar dolusu rey almayı başardı. Beş isim gidecek, başka beş isim gelecekti. Nöbet değişimi gibi… Yarın: AK Parti’nin ve Ahmet Küçükler’in ilk dönemi…
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.