
15 Temmuz’dan yeterince ders çıkarabildik mi? Uyuyan hücreler...
İtalya’da çok büyük bir şirket Erzurum’da dev bir yatırım yapmaya karar verdi. Ama bakın neler neler oldu. Yazarımız Mehmet Şener yazdı....
A+A-
Gazete Güncel- İşte o çok konuşulacak yazı...
İtalya’da çok büyük bir şirket Erzurum’da dev bir yatırım yapmaya karar verdi.
En az üç bin kişinin istihdam olunacağı bir yatırım…
Çalışmaları bizzat ben yürütüyordum.
Organize Sanayi bölgesinde yer tutuldu, eleman alımı için ilana çıkıldı.
Bir gece yarısı telefonum çaldı. Arayan, o yatırımın Türkiye genel müdürü olan kişiydi.
“Mehmet bey” dedi. “Biraz önce İtalyanlar aradı ve dediler ki, yatırımı şimdilik askıya alıyoruz. Çünkü Türkiye’de iç harp çıkacakmış.”
Şok oldum, nutkum tutuldu.
“Ne iç harbi” diyebildim ancak…
Telefon görüşmemiz sona erdi. Ne var ki ben sabaha kadar ayaktaydım, uyku haram olmuştu.
“Türkiye’de iç harp çıkacak.”
Bunu diyenler ise İtalyanlar…
Sağı solu aradım, aklı başındaki kimselere sordum, “nedir bu iddia” diye…
Hep aynı cevabı aldım:
“Bu tam bir saçmalık.”
Bence de saçmalıktı, ama İtalyanlar niye durup dururken böyle bir beklenti içerisine girdiler?
İç harp niye olsun ki?
Temmuz’un biriydi o telefon konuşmasının olduğu gece…
Takvimler 15 Temmuz’u gösterdiğinde o mahut gün geldi çattı.
Üzerlerinde şanlı ordumuza ait üniformalar olan hainler, ele geçirdikleri uçaklar ve helikopterler ile milletimizi bombaladı,
Tam on yıl önceydi…
Türkiye’nin uçurumun ağzından döndüğü gündü…
O gün bu ülke, Tayyip beyin öncülüğünde ayağa kalkmamış olsaydı, bugün esir bir millettik…
Türkiye parsel parsel satılacaktı!
Soru şu:
On beş gün önce İtalyanların bildikleri bu kalkışmadan, nasır oluyor da Türkiye devletinin haberi olmuyor?
Sonuç ortada, olmadı işte…
Ramak kaldı ki Türk devleti yıkılsın…
FETÖ terör örgütü öylesine yerleşmiş ki devletin içerisine, hangi kuruma bakarsanız bakın teslim alınmış…
Askeriye kuşatılmış, mülkiye teslim alınmış, adliye zaten gönüllü…
Şu düşünceyi savunmaktayım:
Türkler, İslam’la müşerref olduktan sonra, İslam dinine öyle hizmet ettiler ki, Allah bundan razı oldu ve Türkleri her defasında felaketlerden korudu.
İnsan hayatı için uzun, ama devlet hayatı için kısa bir zaman:
On bey yıl…
Bu sürede ne değişti?
FETÖ terör örgütünün Türkiye’ye dönük tehdit ve tehlikesi geçti mi?
Kimi aklı evvellere göre, “tehlike yok”.
Lakin veriler hiç de öyle söylemiyor.
FETÖ denilen o melanet yapı, bulduğu ilk fırsatta yeniden tetiğe basacak.
Gün geçmiyor ki, yeni bir yapılanma çökertilmiş olmasın…
Daha dün gibi…
Ve fakat koskoca on yıl geçmiş…
Eskiler demiş ya, “Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür”
Yok…
Artık ne malul olalım ne de nakısalı…
Bir üniversite rektörü dedi ki, “Akrabaya yardım etmek dinimizin gereğidir.”
O maskara biri çıkıp demedi ki tamam da, “Sen cebinden yardım et, kamu malıyla değil.”
Soruyorsunuz:
“FETÖ terör örgütü tehlikesi bitti mi?”
Bu rektörlerin görevde olduğu bu ülkede daha büyük tehlikeler bizi bekliyor.
FETÖ, bu anlayıştan daha kötü değil…
Sayın Cumhurbaşkanım, beytülmali babasının kasası gibi kullanan bu rektörle, zimmetine para geçiren belediye başkanı arasındaki nasıl bir fark var ki, biri tutuklanıyor, öteki görevine devam ediyor?
Adalet: nefesimizdir.
Boğazımızı sıkarsanız ölürüz…
Önceki ve Sonraki Haberler





HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.