1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. ATATÜRK’E HAKARET EDEN HERKES HAİNDİR
ATATÜRK’E HAKARET EDEN HERKES HAİNDİR

ATATÜRK’E HAKARET EDEN HERKES HAİNDİR

Gençlik Kolları Sözcümüz Sıla Akbaba, Türk gençliğinin gündemine ilişkin haftalık basın toplantısında konuştu.

A+A-

Gazete Güncel- Sıla Akbaba: “Basın toplantımıza, son haftalarda Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine ve sarsılmaz bütünlüğüne yönelik art arda gerçekleştirilen pervasız saldırılara vereceğimiz net cevaplarla başlamak istiyorum.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını rehber edinen, bu toprakların yegâne birleştirici gücü olan Kemalist düşünce yapısına yönelik AKP Belediye Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in hakaretlerini kabul etmiyoruz!

Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın da ‘Atatürk’e hakaret eden herkes haindir. Rümeysa Eker’in bu sözleri de cezasız kalmayacak’ sözleriyle belirttiği gibi; cezasız kalmaması gereken bu şahsın, toplumu açıkça kin ve düşmanlığa tahrik eden, hakaret ve iftira niteliği taşıyan fütursuzca açıklamalarının ardından yaşanan hukuki garabet ise en az bu hakaretler kadar vahimdir.

Atamızın fikir ve ideallerine açıkça küfreden bu şahıs, çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılarak adeta ödüllendirilmiştir!

Buradan Adalet Bakanlığı yetkililerine sesleniyoruz: Gencecik Türk gençlerini, üniversite öğrencilerini en ufak bir eleştiride şafak baskınlarıyla tutuklayan sözde adalet sisteminiz, iş Atamıza ve Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine hakaret etmeye gelince mi ‘tutuksuz yargılama’ oluyor? Anayasayı ve toplumsal huzuru korumakla mükellef olan makamlar, bu nefret suçu ve çifte standart karşısında sağır taklidi yapamaz!

Atamızın fikirleri; ülkemizin bağımsızlığının, çağdaşlığının ve adaletinin teminatıdır. Hiç kimse, siyasi ikbal veya kişisel hırsları uğruna, arkasına aldığı siyasi güce güvenerek milyonlarca vatansever vatandaşımızı hedef alamaz ve değerlerimize leke süremez.

Bizler de Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak, Genel Başkanımızın bu sarsılmaz iradesinin izinde; bu kirli dilin, kutuplaştırma siyasetinin, adaletsizliğin ve Cumhuriyet düşmanlarının karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz!

Cumhuriyetimizin temellerine yönelik bir diğer şuursuz saldırı ise adaleti savunması beklenen kurumlardan gelmiştir. Rahmi Koç’un tasvip etmediğimiz cümlelerinden sonra hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyuran bazı sözde barolar, yayımladıkları resmî metinlerde Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı Tunceli şehrine ısrarla “Dersim” yazma cüretini göstermişlerdir.

Bu, basit bir hata değildir; devletimize ve Cumhuriyet devrimlerine karşı bilinçli bir başkaldırı, isyancıların ağzıyla verilmiş siyasi bir mesajdır! Hukukun üstünlüğünü koruması gereken baroların, bölücü unsurların jargonuyla hareket etmesini kabul etmiyoruz. Ve buradan bir defa daha bazı hatırlatmalar yapma gereği duyuyoruz:

Dersim değil Tunceli, Amed değil Diyarbakır, Elih değil Batman’dır! Üzerinde yaşadığımız, şehitlerimizin kanıyla sulanmış bu cennet vatanın kutsal toprakları; Barzani ya da PKK’nın ahırı değil, millî, laik ve üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.

Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak herkes bu dediklerimizi duysun ve haddini bilsin.

Milletimizin sabrını zorlayan ve devletimizin otoritesini sınamaya kalkan bu provokasyonların bir diğer sahası da ne yazık ki vatanımızın simgeleri olmuştur. Dün İstanbul’da bölücü Amedspor bayrağı Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne asılmıştır.

Bu bölücülerin bayrağını asanlara ve onlara müsaade edenlere soruyoruz: Bu cüret nereden geliyor?

Biz, Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak; kahraman askerlerimizin şehit düştüğü gün keyfi yerinde olan, sahada oyuncusu, tribünde seyircisi, sosyal medyada trolleri ile terör faaliyetlerini güzelleyen ve destekleyen Amedspor’un, Türk milletinin kadim şehri olan Diyarbakır’ın adını kirlettiğini düşünüyoruz.

Türk milletinin evlatlarına taşlarla, sopalarla, kesici ve delici aletlerle saldıran bölücü ve örgüt destekleyicilerinin, galibiyetin ardından Kürdistan narası atanların Türk futbolunda ne işi var? Bu oluşumun bayrağının köprümüzde ne işi var?

Türk milletinin karşısında duran tüm yapıların bizim düşmanımız olduğunu ve Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ gibi Amed’i ve Amedspor’u kabul etmediğimizi, onun Diyarbakır ve Diyarbakırspor olduğunu söylemekten çekinmediğimizi belirtiyoruz.

Buna ek olarak, bu yapılanlara göz yumanlar da Türk milletine hesap verecek! Bu tavizlerin ve rezaletlerin hesabı tek tek sorulacaktır!

Az önce de teker teker bahsettiğim üzere, devletimizin kodlarına yönelik bu saldırılar sürerken, milletimizin aklıyla alay eden suni gündemlerle de psikolojik bir harp yürütülmektedir. İktidar aparatı “paparazzi” Levent Gültekin; muhalif bir maskenin arkasına saklanmış, temel amacı muhalif kitlelerin kendi siyasetçilerine ve partilerine olan inancını kırmak olan bir psikolojik harp aracıdır.

Geçmişteki FETÖ bağlarını ve karanlık ideolojilerini örtbas edip, bugün taktığı “muhalefet” maskesiyle seçmenin güvenini sarsmaya çalışan bu şahsın asıl hedefi iktidarı eleştirmek değildir. Ömrünü Türk milletinin bekasına adamış olan Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı hedef alarak doğrudan AKP iktidarına can suyu vermektedir.

Türk gençliğinin bu ucuz oyunlara karnı toktur!

Bizler Cumhuriyetin değerlerini koruma mücadelesi verirken, diğer yanda vatanımızın yer altı zenginliklerini çıkaran ancak açlığa mahkûm edilen emekçilerimizin feryadı yükselmektedir; çünkü üç tane bakanlık ne yazık ki bir tane şirkete söz geçirememektedir!

Beş aydır tek kuruş maaş alamayan, Eskişehir’den Ankara’ya yürüyerek sesini duyurmaya çalışan ve açlık grevine başlayan maden işçilerinin, hatırlayacağınız üzere, yanında olmuştuk. Emekçilerimizi dinledik, mücadelelerine destek olduk ve seslerini kamuoyuna duyurmaya çalışmıştık.

Madencilerimizin bu haklı direnişi başarılı da olmuştu; şirket mayıs ayının ortasında ödemenin yapılacağı sözünü vermişti. Fakat maalesef AKP iktidarındayız.

Tahmin edebileceğiniz üzere, üç bakanlığın araya girmesine rağmen şirket sözünde durmadı. İşçiler bu rezalet durumu tekrar protesto etmek için yine Eskişehir’den Ankara’ya yürümek istediklerinde karşılarında devletimizin şefkatini değil, polis ablukasını buldular. Bir polis memurunun hakkını arayan madencimize “Gidin dava açın.” demesi, madencimizin ise “Zaten dava açtım, kazandım ama maaşım ödenmiyor.” şeklindeki isyanı; yargı kararlarının bile yandaş şirketler karşısında nasıl hükümsüz kılındığının özetidir.

Ülkemiz sadece ekonomik krizle değil, Türk gençliğinin uyuşturucu ve sanal kumar bataklığında içeriden çürütülmesi operasyonuyla da karşı karşıyadır. Adana’da uyuşturucu parası için emekli polis babasına saldıran şahsın ve kendini savunan babanın evladını vurmak zorunda kalmasının trajedisi, toplumumuzun kalbine saplanmış bir hançerdir.

Genel Başkanımızın sözleriyle haykırıyoruz: “Oğulların babaları bıçakladığı, babaların oğullarını vurduğu bir Türkiye... Biz bunu asla kabul etmeyeceğiz!”

Birkaç ünlü ismi veya sokaktaki torbacıyı tutuklayarak uyuşturucuyla mücadele ettiğini sananlar gaflet içindedir. Gerçek mücadele; bu kirli çarkın avukatlığını yapan şebekeleri ve baronları, rütbelerine bakılmaksızın tutuklamakla olur. Unutulmamalıdır ki Türk gençliğini zehirleyen PKK, en büyük uyuşturucu baronudur ve elebaşısı Abdullah Öcalan tescilli bir narko-teröristtir! Zafer Partisi olarak çözümümüz nettir: Acilen ve tereddütsüz bir şekilde “Zorunlu Tedavi” sistemi getirilmelidir. Sokaklarımızı torbacılara, geleceğimizi kumar baronlarına teslim etmeyeceğiz!

İktidarın sebep olduğu bütün bu kuşatılmışlığa, yoksulluğa ve karamsarlığa rağmen Türk gençliği asla yalnız değildir! Bizler, Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençleriyiz. 19 Mayıs ruhuyla Samsun’da Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın öncülüğünde yaktığımız Zafer Partisi Gençlik Politikaları meşalesini en önde taşıyor, içimize örülmeye çalışılan o ümitsizlik duvarını omuz omuza yıkıyoruz.

Bu kararlılıkla, geleceğimizi inşa edecek Zafer Sözlerimizi kısaca bir kez daha vurgulamak istiyoruz:

Üniversitede üstün başarı gösteren Türk gencinden burs geri ödemesi alınmayacak, çift ana dal yapan gençlerimiz çift bursla desteklenecek.

Niteliksiz apartman üniversiteleri kapatılıp donanımlı meslek liseleri güçlendirilecek. Bilişim ve dijital alanda çalışan genç girişimcilerden vergi, 26 yaşına kadar yurt dışına çıkan gençlerimizden yurt dışı çıkış harcı alınmayacak.

Gençlerimiz bir kereye mahsus KDV ve ÖTV ödemeden teknolojik cihaz alabilecek.

Bunlar ve diğer tüm vaatlerimizin detaylarını Genel Başkanımızın hesabından ve Gençlik Kolları Genel Merkez hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Bizler politikalarımızı masa başında oturarak değil, sahada Türk gençlerinin sorunlarını bizzat dinleyerek üretiyoruz. Bu anlayışla teşkilatlanma çalışmalarımıza hız kesmeden devam etmekteyiz. Nitekim geride bıraktığımız iki haftada, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Akın Kuşdemir, Balıkesir ve Aydın il teşkilatlarımızı ziyaret ederek saha çalışmalarımızı yerinde değerlendirdi.

Sadece sahada değil, fikir ve proje üretiminde de durmaksızın çalışıyoruz. Değerli arkadaşlar, bir genel başkan düşünün; bir Türk gencinin, yani Ar-Ge Başkanımızın hazırladığı projeyi saatlerce tek tek dinliyor ve tam destek veriyor. Genel Başkanımızın biz gençlere verdiği değer işte budur!

Bizler de Genel Başkanımızın bizlere verdiği bu değerle her hafta toplantılarımızda projeler geliştiriyor, bunları hızla teşkilatımıza aktarıyoruz. Fikirlerine değer verilen bu mutfakta bizimle çalışmak, sadece eleştiren değil üreten olmak istersen; gel, omuz omuza yürüyelim!

Basın toplantımızın sonuna gelip sözlerimi tamamlarken şunu bir kez daha ilan ediyoruz: Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak, ülkemizin en kuzeyinden en güneyine, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi teşkilatlarımızla omuz omuza, hız kesmeden adım adım iktidara yürüyoruz.

Adaletsizliğe, liyakatsizliğe ve Türk milletine dayatılan bu karanlık tabloya karşı ‘Bu kutlu mücadelede ben de varım!’ diyorsan, durma, bize katıl!

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.