1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Çocuklara Kitap Sevgisi Kazandırmak İçin Kitaplık Nasıl Konumlanır?
Çocuklara Kitap Sevgisi Kazandırmak İçin Kitaplık Nasıl Konumlanır?

Çocuklara Kitap Sevgisi Kazandırmak İçin Kitaplık Nasıl Konumlanır?

Çocuklara Kitap Sevgisi Kazandırmak İçin Kitaplık Nasıl Konumlanır?

A+A-

Çocukların kitaplarla yakınlık kurması için evde çok sayıda yayın bulunması tek başına yeterli değildir. Kitapların nerede durduğu, nasıl sergilendiği ve çocuğun onlara ne kadar kolay ulaşabildiği de günlük okuma davranışını etkileyebilir. Çocuğun boyuna uygun bölümleri bulunan, kapak görsellerini öne çıkaran ve yaşam alanında kolayca fark edilen bir kitaplık seçmek, kitapları günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmeye yardımcı olabilir.

Okuma alışkanlığını destekleyen yerleşimde temel amaç, çocuğun bir yetişkinin yönlendirmesini beklemeden kitaplara ilgi gösterebilmesidir. Alt rafların çocuklara ayrılması, bazı eserlerin kapakları görünecek şekilde dizilmesi, oyun alanına yakın bir konum belirlenmesi ve aile bireylerinin kitaplarının aynı ortamda bulunması bu yaklaşımın parçalarıdır. Mobilyanın görünümünden önce, çocuğun kitaplarla nasıl etkileşim kuracağı düşünülmelidir.

Kitaplar Çocuğun Boyuna Göre Nasıl Yerleştirilmeli?

Çocukların kendi kitaplarını seçebilmesi için sık kullandıkları yayınların rahatça ulaşabilecekleri alt bölümlerde bulunması gerekir. Özellikle okul öncesi dönemde çocuk, ilgisini çeken bir hikâyeyi yetişkin yardımı olmadan alabiliyorsa kitap seçme davranışını daha bağımsız biçimde geliştirebilir.

Üst raflarda duran ve yalnızca ebeveyn tarafından indirilen kitaplar, çocuğun erişimini yetişkinin uygun olduğu zamanlarla sınırlar. Buna karşılık alt bölümlere yerleştirilen yayınlar gün içinde kendiliğinden incelenebilir. Çocuk bir hikâyenin resimlerine bakabilir, daha önce dinlediği olayları hatırlayabilir veya sevdiği kitabı yeniden seçebilir.

Yerleşim yapılırken yalnızca çocuğun ayakta uzanabildiği alan değil, kitapları hangi konumda rahatça görebildiği de değerlendirilmelidir. Küçük çocukların sık tercih ettiği resimli hikâyeler kolay erişilen bölümlere alınabilir. Yaş ilerledikçe değişen ilgi alanlarına göre düzen yeniden oluşturulabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken diğer konu, bütün alt bölümlerin kitaplarla doldurulmamasıdır. Çok fazla seçeneğin sıkışık biçimde sunulması, aranan yayını bulmayı güçleştirebilir. Daha az sayıda eserin görünür tutulması, çocukların seçim yapmasını ve kitaplarını geri bırakmasını kolaylaştırabilir.

Kapakları Öne Dönük Kitaplar Çocukların İlgisini Nasıl Etkiler?

Henüz okumayı öğrenmemiş çocuklar için kitap kapağı, içeriği tanımanın önemli yollarından biridir. Kapaktaki hayvanlar, karakterler, renkler ve çizimler, çocuğun hangi hikâyeyle ilgileneceğini belirlemesine yardımcı olabilir. Bu nedenle kitapların tamamını sırtları dışarı bakacak şekilde dizmek her yaş grubu için uygun olmayabilir.

Özellikle resimli çocuk kitaplarından bazılarını ön kapakları görülecek biçimde sergilemek, içeriklerinin daha kolay fark edilmesini sağlar. Çocuk kitabın adını okuyamasa bile tanıdığı bir karakteri veya merak ettiği bir görseli seçebilir.

Bütün yayınların aynı anda öne dönük yerleştirilmesi gerekli değildir. Seçilen birkaç kitap görünür tutulurken diğerleri geleneksel biçimde yan yana dizilebilir. Böylece kitapların arasında görsel bir ayrım oluşur ve çocuk hangi eseri incelemek istediğine daha rahat karar verebilir.

Öne çıkarılacak eserler belirlenirken çocuğun güncel ilgileri dikkate alınmalıdır. Örneğin deniz canlılarına merak duyan bir çocuğun görebileceği yerde bu konuyu anlatan resimli bir hikâye bulunabilir. Böylece kitap seçimi, çocuğun zaten ilgi duyduğu dünyayla bağlantı kurar.

Oyun Alanına Yakın Yerleşim Neden Tercih Edilmeli?

Çocukların kitapları günlük yaşamın parçası olarak görmesi için yayınların zaman geçirdikleri alanlara yakın bulunması yararlı olabilir. Özellikle küçük yaşlarda oyun ve hikâye anlatımı 

birbirini tamamlayan etkinliklerdir. Oyuncakların yakınındaki kitaplar, çocukların oyun sırasında farklı hikâyeler keşfetmesine fırsat verebilir.

Örneğin oyuncak arabalarıyla oynayan bir çocuk, yakında duran taşıtlarla ilgili resimli bir yayını incelemek isteyebilir. Hayvan figürleriyle oyun kuran başka bir çocuk ise benzer karakterlerin bulunduğu hikâyelere yönelebilir. Bu tür kendiliğinden gelişen karşılaşmalar, kitapları yalnızca belirli saatlerde kullanılan eğitim materyalleri olmaktan çıkarır.

Ancak kitapların oyuncaklarla tamamen karışması da gerekli değildir. Oyun malzemelerinin ayrı, yayınların ayrı bir bölümde bulunması düzenin korunmasını kolaylaştırır. Çocuk hangi eşyayı nerede bulacağını öğrendiğinde kendi tercihlerini uygulamakta daha bağımsız davranabilir.

Oyun alanı zamanla değişiyorsa kitapların konumu da yeniden değerlendirilebilir. Okul öncesi dönemde oyun çevresine yakın bir yerleşim uygunken, okul çağındaki çocukların günlük kullanım alışkanlıkları farklılaşabilir.

Sık Değiştirilen Kitaplar İçin Ayrı Bir Raf Oluşturmak

Evde bulunan bütün çocuk kitaplarının sürekli aynı sırayla sergilenmesi şart değildir. Dönüşümlü kullanılan küçük bir raf, farklı yayınların zaman içinde öne çıkmasını sağlayabilir. Bu bölümde çocuğun son dönemde ilgilendiği hikâyeler ve henüz yeterince incelemediği eserler birlikte bulunabilir.

Kitapları dönüşümlü sergilemek, sürekli yeni yayın edinmek anlamına gelmez. Daha önce okunmuş fakat bir süre göz önünde bulunmamış bir hikâye yeniden ilgi çekebilir. Özellikle çocukların merak duyduğu konular değiştikçe öne çıkarılan eserler de bu değişime uyarlanabilir.

Bu düzeni uygularken çocuğun tercihlerini dikkate almak önemlidir. Aynı hikâyeyi defalarca dinlemek isteyen bir çocuğun kitabını yalnızca çeşitlilik sağlamak amacıyla kaldırmak doğru bir yaklaşım olmayabilir. Tekrarlanan hikâyeler çocukların olayları hatırlamasına, karakterleri tanımasına ve sonraki gelişmeleri tahmin etmesine yardımcı olabilir.

Dönüşümlü bölümde hangi eserlerin bulunacağına çocukla birlikte karar verilebilir. Böylece yalnızca kitapların yeri değişmez, çocuk aynı zamanda kendi ilgi alanları üzerine düşünme ve seçim yapma fırsatı bulur.

Ebeveyn Kitapları Üst Raflarda Neden Bulunmalı?

Çocukların okuma alışkanlığı kazanmasında yetişkinlerin davranışları önemli bir örnek oluşturur. Evde yalnızca çocuklara ait yayınların değil, ebeveynlerin okudukları eserlerin de görünür olması, okumanın her yaşta sürdürülebilen bir alışkanlık olduğunu gösterir.

Ortak kullanılan raflı mobilyanın alt bölümleri çocuk yayınlarına, üst bölümleri ise yetişkin kitaplarına ayrılabilir. Böylece çocuk kendisine ait eserlere bağımsız biçimde ulaşırken aile bireylerinin de kitaplarla ilgilendiğini gözlemleyebilir.

Elbette yalnızca yetişkin kitaplarını sergilemek yeterli değildir. Çocuğun ebeveynini zaman zaman kitap okurken görmesi, okunan eserler hakkında konuşulması ve merak ettiği soruların cevaplanması bu örnekliği daha anlamlı hale getirir.

Aile bireylerinin okudukları kitapları birbirlerine anlatması da yararlı olabilir. Çocuk, yetişkinlerin yalnızca kendisinden okuma beklemediğini, aynı etkinliği kendi hayatlarında da sürdürdüğünü fark eder. Böylece okuma, yerine getirilmesi gereken bir ödevden çok aile yaşamında karşılaşılan ortak bir davranış olarak algılanabilir.

Salonda Ortak Bir Aile Kitap Alanı Nasıl Oluşturulur?

Kitapların yalnızca çocuk odasında bulunması zorunlu değildir. Salon gibi aile bireylerinin birlikte zaman geçirdiği alanlarda da yayınlara yer verilmesi, okumanın ortak yaşamla ilişkilendirilmesini sağlayabilir.

Salondaki rafların alt bölümlerinde çocuk kitapları, diğer bölümlerinde yetişkinlerin okuduğu eserler bulunabilir. Böyle bir düzen, aile üyelerinin farklı ilgi alanlarını tek bir mobilyada bir araya getirirken herkesin kendi yayınlarına ulaşmasına olanak tanır.

Ortak alanda kitap bulunmasının bir başka yararı, birlikte okuma fırsatlarının kendiliğinden oluşabilmesidir. Çocuk salonda oyun oynarken dikkatini çeken bir hikâyeyi ebeveynine getirebilir. Aile bireyleri de günlük yaşamın akışı içinde kitaplardan söz edebilir.

Çocuk odasında ayrıca kitapların bulunması bu yaklaşıma engel değildir. Önemli olan bütün yayınları tek yerde toplamak değil, çocuğun zaman geçirdiği alanlarda kitaplarla karşılaşabileceği fırsatlar oluşturmaktır.

Çocuklu Evlerde Mobilya Seçimi Nasıl Yapılmalı?

Kitapların sergileneceği mobilya seçilirken öncelikle kullanım amacı belirlenmelidir. Çocuğun sık kullandığı eserlerin açıkta bulunması isteniyorsa açık raflı tasarımlar değerlendirilebilir. Daha az kullanılan yayınların göz önünden kaldırılması tercih ediliyorsa kapaklı bölümleri bulunan seçenekler düşünülebilir.

Rabi Mobilya ürün seçenekleri arasında Izel Country, Beyza Country, Gold Country ve Grey Country modelleri bulunmaktadır. Bu alternatifler, özellikle country tarzının tercih edildiği evlerde kitapların sergilenmesiyle dekorasyonun birlikte planlanmasına imkân veren seçenekler olarak değerlendirilebilir.

Mobilyanın görünümü kadar hangi bölümün kim tarafından kullanılacağı da önemlidir. Çocuklara ayrılan alanların günlük erişime uygun olması, yetişkin kitaplarının farklı bölümlerde tutulması ve sık tercih edilen eserlerin görünür kalması kullanım düzenini belirleyen temel unsurlardır.

Evde birden fazla çocuk varsa her birinin ilgi alanına uygun bölümler oluşturulabilir. Henüz okumayı öğrenmemiş çocuğun resimli hikâyeleri ile daha büyük kardeşin romanları ayrı gruplarda tutulabilir. Bununla birlikte kardeşlerin birbirlerinin kitaplarını inceleyebilmesine de fırsat verilmelidir.

Yerleşimin Okuma Alışkanlığına Katkısı Nasıl Anlaşılır?

Evde oluşturulan düzenin işe yarayıp yaramadığını anlamak için yalnızca rafların düzgün görünmesine bakılmamalıdır. Çocuğun kendiliğinden kitap seçmesi, sevdiği hikâyeyi kolayca bulması ve bir yetişkinden sürekli yardım istemeden yayınları inceleyebilmesi daha anlamlı göstergelerdir.

Çocuk kitaplarla nadiren ilgileniyorsa öncelikle erişim ve görünürlük yeniden değerlendirilebilir. Daha önce dikkatini çekmeyen eserler öne alınabilir veya sık zaman geçirdiği alana yakın bir konum seçilebilir. Ancak yerleşimi sürekli değiştirmek yerine çocuğun yeni düzene alışmasına da fırsat tanınmalıdır.

Kitap sevgisinin gelişmesi yalnızca mobilyanın konumuna bağlı değildir. Çocuğun ilgi alanlarına saygı gösterilmesi, kendi seçimlerini yapabilmesi, yetişkinlerin okuma davranışları ve birlikte geçirilen zaman da bu sürecin parçalarıdır. Kitapların günlük yaşamda kolayca görülebildiği ve ulaşılabildiği bir ev ortamı, bütün bu alışkanlıkların doğal biçimde gelişmesini destekleyebilir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.