
Erzurum Siyasetinde Sosyal Demokratların Sessizliği: CHP Erzurum’da Neden Tabandan Uzaklaştı?
Erzurum'da sol nereye koşuyor. Neden tabandan uzaklaştı. Yazarımız Recep Kapucu, yazdı...
Erzurum, köklü tarihi, stratejik konumu ve sosyo-kültürel yapısıyla Doğu Anadolu’nun en önemli merkezlerinden biridir. Ancak kentin ekonomik, sosyal ve altyapısal sorunları büyürken, bu sorunları dile getirmesi beklenen ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kentteki varlığı uzun yıllardır ciddi bir tartışma konusudur. Kamuoyunda sıkça dile getirilen "CHP Erzurum’da sadece olup biteni seyrediyor" eleştirisi, partinin kentteki tarihsel bagajı ve güncel yönetim krizleriyle birleştiğinde derin bir analizi zorunlu kılmaktadır.
Tarihsel Kopuş: 1980’lerden Günümüze Değişen Dengeler
Erzurum’da sosyal demokrat geleneğin meclisteki temsiliyeti incelendiğinde, en çok dikkat çeken kırılma noktalarından biri 1980’li yıllardır. Erzurum’da sosyal demokrat/sol partilerin en son milletvekili çıkardığı dönem 1977 ve ardından 1983 yılıdır (Halkçı Parti dönemleridir).
Bu tarihten sonra Erzurum’da sağ, muhafazakar ve milliyetçi seçmen refleksinin kalıcı hale gelmesi, CHP’nin bölgedeki siyaset üretme biçimini doğrudan etkilemiştir.
-
Sosyolojik Değişim: Kentteki göç hareketleri, ekonomik daralma ve milliyetçi-muhafazakar söylemin kurumsallaşması, CHP’nin geleneksel tabanını daraltmıştır.
-
Söylem Üretilememesi: Türkiye genelindeki kutuplaşma siyasetinde CHP, Erzurum’un yerel kodlarına uygun, kentin muhafazakar ama adalet arayan yapısına hitap edebilecek bir dil geliştirmekte yetersiz kalmıştır.
Tabandan Uzaklaşma ve "Seyirci" Kalma Sendromu
Erzurum’un işsizlik, göç, tarım ve hayvancılıkta yaşanan gerileme, kentsel dönüşüm mağduriyetleri gibi onlarca kronik sorunu bulunmasına rağmen, CHP il teşkilatlarının bu sorunlara karşı "sessiz kalması" kronik bir yapısal soruna işaret etmektedir.
-
Sırça Köşk Siyaseti: Seçilen veya atanan il başkanlarının, Erzurum’un kahvehanelerine, köylerine, sanayi sitelerine inmek yerine, siyaseti sadece parti binasından ibaret görmesi tabanla olan bağı tamamen koparmıştır.
-
Proje ve Muhalefet Eksikliği: Kentteki yerel yönetimlerin hataları veya eksiklikleri karşısında somut, verilere dayalı ve yapıcı bir muhalefet yerine; pasif, sadece ulusal gündemi takip eden bir yerel yönetim anlayışı hakim olmuştur. Bu durum seçmende "Nasıl olsa kazanamıyorlar, o yüzden uğraşmıyorlar" algısını kemikleştirmiştir.
Teşkilatlardaki Güven Bunalımı ve Şaibe İddiaları
Son dönemlerde Erzurum CHP teşkilatlarının adının sık sık iç çekişmeler, görevden almalar ve çeşitli iddialarla anılması, partiye gönül veren seçmende büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
Bir siyasi partinin yerelde güven vermesinin ilk şartı, kendi iç disiplini ve şeffaflığıdır. Erzurum’da son yıllarda yaşanan yönetimsel istikrarsızlıklar ve liderlik krizleri, partinin kentin sorunlarına odaklanmasını engellemiş, enerjinin iç hesaplaşmalara harcanmasına neden olmuştur.
Bu durum, temiz ve ilkeli siyaset bekleyen Erzurum tabanının partiden her geçen gün daha da uzaklaşmasına yol açmıştır.
Yeni Dönem ve Mahmut Edebali Sorusu: Seyir mi Edecek, Ezber mi Bozacak?
Genel Merkez tarafından CHP Erzurum İl Başkanlığı görevine atanan Mahmut Edebali, şu sıralar kent siyasetinin en çok tartışılan isimlerinden biri haline gelmiştir. Tabanın önemli bir kesimi tarafından "tanınmadığı" veya "yerel dinamiklere uzak olduğu" yönündeki eleştiriler, yeni yönetimin omuzlarındaki yükü daha da artırmaktadır.
Yeni başkanın önünde iki seçenek bulunmaktadır:
| Seçenek A: Statüko (Seyirci Kalmak) | Seçenek B: Reform (Tabana İnmek) |
| Önceki yönetimler gibi sadece resmi törenlerde boy göstermek. | Erzurum’un tüm ilçelerini ve köylerini kapsayan adeta bir "mekik siyaseti" başlatmak. |
| Kentin sorunlarına karşı genel geçer açıklamalarla yetinmek. | Şaibelerden uzak, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim modeli kurarak güven tazelemek. |
| İç çekişmelere odaklanıp tabanı görmezden gelmek. | Kentin ekonomik ve sosyal sorunlarına yönelik somut çözüm raporları hazırlayıp halka sunmak. |
Sonuç
Mahmut Edebali ve ekibinin önündeki en büyük sınav, tabanın bu "tanımama" ve "güvensizlik" refleksini kırıp kıramayacağıdır. Erzurum’da CHP’nin varlığı ile yokluğu arasındaki çizgi, yeni yönetimin sadece makam koltuğunda oturup olup biteni seyretmesiyle ya da sokağa inip halkın sesi olmasıyla netleşecektir. Sosyal demokratların bu topraklarda yeniden karşılık bulması, geçmişin hatalarından ders çıkarıp Erzurum’un öz evladı gibi sahaya çıkmasıyla mümkündür.





HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.