1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Erzurum'da bir Gazi Baba'nın yürek yakan mücadelesi!
Erzurum'da bir Gazi Baba'nın yürek yakan mücadelesi!

Erzurum'da bir Gazi Baba'nın yürek yakan mücadelesi!

Erzurum'da Gazi Baba'nın yürek yakan mücadelesi! 4 engelli çocuğuna tek başına bakıyor

A+A-

Gazete Güncel- Erzurum'da yaşayan 70 yaşındaki Kıbrıs Gazisi Muharrem Yırık, yıllardır dört engelli çocuğuna bakarak büyük bir fedakarlık örneği sergiliyor. Geçtiğimiz yıl hayat arkadaşını kaybeden Yırık, şimdi bedensel ve zihinsel engelli dört evladına tek başına bakıyor. Babalar Günü'nde en büyük mutluluğunun çocuklarının yüzündeki tebessüm olduğunu söyleyen fedakar baba, "Hayatımı onlara adadım" diye konuştu.

Erzurum'un Hilalkent semtinde yaşayan Muharrem Yırık, 52 yıl önce amcasının kızı Hüsna Yırık ile evlendi. Çiftin Nurullah(52), Hacer(50), Seçkin(43) ve Bülent(34) isimli dört çocuğu dünyaya geldi. İlk yıllarda her şey normal görünüyordu. Ancak zamanla çocuklarda farklı sağlık sorunları ortaya çıkmaya başladı. Kimi çok küçük yaşlarda, kimi ise gençlik dönemine kadar sağlıklı bir yaşam sürerken ilerleyen yıllarda yürüyememe, konuşamama ve çeşitli fiziksel kayıplar yaşamaya başladı. Yapılan tetkiklerin ardından çocuklara serebellar felç sendromu teşhisi konuldu.

Muharrem Yırık, ilk çocuğu Nurullah'ın Tokat'ın Reşadiye ilçesinde görev yaptığı dönemde 7 yaşındayken yüksekten düştüğünü ve komaya girdiğini anlatarak, "İstanbul Cerrahpaşa Hastanesinde bize oğlumda genetik bir hastalık olduğunu söylediler. Tedavisinin olmadığını ve diğer çocuklarda da görülebileceğini anlattılar. O günden sonra hayatımız tamamen değişti. İlk dönemlerinde hepsi sağlıklıydı. Kimisinde belirtiler çok erken yaşlarda ortaya çıktı, kimisinde ise ilerleyen yaşlarda başladı. Hastalık ilerledikçe çocuklarım tüm yetilerini kaybetmeye başladı" dedi.

Çalmadık kapı bırakmadı

Yıllar boyunca çocuklarının tedavisi için çalmadık kapı bırakmadığını anlatan Yırık, Türkiye'nin birçok ilindeki hastanelerde umut aradı. Küçük oğlunu Bursa'da göz ameliyatına götürdü, kızı Hacer Erzurum'da göz nakli oldu. Ancak bütün çabalara rağmen çocuklarının hastalığı ilerlemeyi sürdürdü. Konuşma güçlüğü, zeka geriliği, görme ve işitme kaybı yaşayan dört kardeş, zamanla günlük ihtiyaçlarını bile tek başlarına karşılayamaz hale geldi.

Evlat acısı yaşadı

Ailenin yaşadığı acılar bununla da sınırlı kalmadı. Muharrem Yırık ve eşi, 2006 yılında 20 yaşındaki oğullarını böbrek yetmezliği nedeniyle kaybetti. Bu büyük acının ardından yıllarca çocuklarının bakımını birlikte üstlenen çift, geçtiğimiz yıl Hüsna Yırık'ın vefatıyla bir kez daha sarsıldı. Eşinin yokluğunu hala kabullenemediğini söyleyen Muharrem Yırık, "O benim hayat arkadaşımdı, her şeyimdi. O vefat ettikten sonra bir gün olsun gözümün yaşı kurumadı. Onun yokluğu bizi çok derinden etkiledi. Alışamıyorum." sözleriyle duygularını dile getirdi.

Bütün yük omuzlarında

İlerlemiş yaşına rağmen dört çocuğunun tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan Yırık'ın günü sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. Çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya sabahın ilk saatlerinde başladığını aktaran Yırık, bir gününü şöyle anlatıyor: “Çocukların kahvaltılarını hazırlıyorum ve hepsini tek tek yediriyorum. Kıyafetlerini giydiriyor, banyolarını yaptırıyor, tırnaklarını kesiyorum. Geceleri ise sık sık uyanarak çocuklarının lavabo ihtiyaçlarıyla ilgileniyorum. Birkaç saatlik uykunun ardından yeniden güne başlıyoruz. Evin temizliğini, yemeğini yapan görevli arkadaşlar var. Sağ olsunlar hafta içi yardımcı oluyorlar. Hafta sonları ise kendim girip yemek yapıyorum. Çocukların bakımı için zaman zaman eve gelen sağlık ekiplerinden destek alıyoruz ama yükün büyük kısmı bende.”

“Benim bir hayatım yok”

"Benim bir hayatım yok, her şey onlara göre tasarlandı" diyen Muharrem Yırık, yıllardır kendi hayatını geri plana bıraktığını belirterek, "Hayatım çocuklarımla geçti. Yediriyorum, içiriyorum, kıyafetlerini giydiriyorum. Tedavileri için uğraşıyorum. Çok hastane dolaştım ama sonuç alamadım. Yine de onları mutlu etmek için elimden geleni yapıyorum. Çocuklarım mutlu olunca dünyalar benim oluyor. Onları sevindirdiğimde ben daha iyi oluyorum" ifadelerini kullandı.

"Onlara gözüm gibi bakacağım”

Çocuklarının engelli olması nedeniyle bir gün bile isyan etmediğini söyleyen Yırık, "Gücüm yetene kadar onlara gözüm gibi bakacağım. Onları asla kimseye vermem. Her şeylerine koşuyorum. Onlar benim canlarım. Yaşım ilerledikçe bazı işleri yapmak zorlaşıyor ama elimden geldiğince yetişmeye çalışıyorum. Elimden geldiğince bir şeylerini eksik etmemeye, annelerinin yokluğunu hissettirmemeye çalışıyorum. Ömrüm yetene, gücüm tükenene kadar onları gözümün önünden ayırmayacağım.” dedi.

“Gidecekleri yerlere sürünerek gidiyorlar”

Yıllar önce çocuklarını arabasına bindirerek gezilere çıkardığını anlatan fedakar baba, bugün ise onların evden çıkmakta bile zorlandığını söyledi. "Eskiden ayakları yere basabiliyordu. Birini arabaya koyuyordum, diğerleri yanında yürüyordu ya da arabalarını sürüyordu. Çocuklarım en çok arabayla gezmeyi severdi. Şimdi durumları ağırlaştı. Evden çıkamaz oldular. Gidecekleri yerlere sürünerek gidiyorlar. Onları tek başlarına bırakamıyorum. Camiye gidip gelsem bile koşa koşa eve dönüyorum. Dört duvar arasında hapis kaldılar" diye konuştu.

“Tek isteğim ellerinin titrememesi”

Babalar Günü'nde tek isteğinin çocuklarının yüzünün gülmesi olduğunu belirten Muharrem Yırık, artık büyük hayaller kurmadığını söylüyor. Çocuklarının her biriyle ayrı ayrı ilgilenen, onların ne istediğini bakışlarından anlayan vefakar baba, "Şu an tek isteğim yemek yerken, su içerken ellerinin titrememesi. Onların biraz olsun rahat etmesini istiyorum" diyerek yetkililerden destek beklediğini ifade etti.

Bir ömrünü önce vatanına, ardından evlatlarına adayan Kıbrıs Gazisi Muharrem Yırık, Babalar Günü'nde fedakarlığın, sabrın ve koşulsuz sevginin en güçlü örneklerinden biri olarak yaşam mücadelesini sürdürüyor.

 “Gösterdiği özveri karşısında saygıyla eğiliyoruz”

Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, Kıbrıs Gazisi Muharrem Yırık'ın yıllardır sürdürdüğü fedakarlığın takdire şayan olduğunu belirterek, "Muharrem amcamız hem vatanı için mücadele etmiş bir gazimiz hem de ömrünü evlatlarına adamış örnek bir babamızdır. Eşini kaybetmesine rağmen dört engelli evladının bakımını büyük bir sabır ve sevgiyle sürdürmesi hepimiz için önemli bir hayat dersidir. Babalar Günü vesilesiyle kendisini yürekten tebrik ediyor, gösterdiği özveri karşısında saygıyla eğiliyoruz" dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak engelli bireylerin ve ailelerinin yanında olmaya devam ettiklerini ifade eden Aykut, "Engelli vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak ve ailelerinin yükünü hafifletmek amacıyla tüm imkanlarımızla destek sunuyoruz. Muharrem amcamızın yıllardır üstlendiği bu büyük sorumluluk, aile bağlarının ve koşulsuz sevginin en güçlü örneklerinden biridir. Devletimizin şefkat eliyle kendilerinin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

 

Şeyma TAHİR/ Pusula

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.