1. HABERLER

  2. ERZURUM

  3. Erzurum’da vicdan yolsuzluğu!
Erzurum’da vicdan yolsuzluğu!

Erzurum’da vicdan yolsuzluğu!

Bugün bir şehrin, bir toplumun vicdanının nasıl karardığını konuşalım. Erzurum’da Şehir Hastanesi merkezli dev bir yolsuzluk patladı. İddialar bir birini kovaladı. Kurumlar açıklama yarışına girdi....

A+A-

Gazete Güncel- Bugün bir şehrin, bir toplumun vicdanının nasıl karardığını konuşalım. Erzurum’da Şehir Hastanesi merkezli dev bir yolsuzluk patladı. Cumhuriyet Başsavcılığı düğmeye bastı. Teknik takip, fiziki takip ve dinlemeler sonucunda görüldü ki; içinde doktorların, sağlık çalışanlarının ve aracıların olduğu dev bir şebeke kurulmuş. Sahte engelli raporlarıyla, devleti milyonlarca lira zarara uğratarak birilerinin altına lüks araçlar çekmişler…

60 şüpheli, 22 gözaltı ve nihayetinde 13 tutuklama… Şüpheli araçlara şerh konuldu ama asıl şerh, bu insanların haysiyetine konulmalı! Burada mesele sadece ÖTV muafiyeti değil; mesele, bir otomobile binmek için engelli vatandaşın hakkına çöken, beyaz önlüğünü, memur şerefini ranta alet eden bir zihniyetin iflasıdır!

Peki, bizi bu noktaya ne getirdi? Neden ahlaksız bir toplum olduk? Cevap acı: ‘Köşeyi dön de nasıl dönersen dön’ anlayışı iliklerimize işledi. Erzurum gibi muhafazakâr, değerlerine bağlı olduğu iddia edilen bir kentte; haram ile helal arasındaki çizgi ne zaman bu kadar silikleşti? Adaletin geç tecelli etmesi, ‘yapanın yanına kar kalması’ algısı, dürüst yaşamayı ‘enayilik’ gibi gösterir oldu. Rant, maalesef seccadeden de, bayraktan da daha öncelikli hale geldi.

Gazete Güncel- Bu Erzurum’un ilk sınavı mı? Maalesef hayır. Daha dün belediyelerdeki ‘adrese teslim’ ihaleleri konuşmuyor muyduk? Üniversitelerdeki akraba kayırmacılığını, ‘kişiye özel’ açılan kadroları yazmadık mı? Hatırlayın; Çat Belediyesi’ndeki ‘Askıda Ekmek’ üzerinden dönen siyasi şovları, zimmet davalarını, kamunun imkânlarını kendi malı gibi kullananları… Hepsi aynı ağacın çürük meyveleri. Eğer liyakat yerine torpili, üretim yerine vurgunu seçerseniz; işte böyle hastaneden de şifa değil, yolsuzluk çıkar!

Biz sustukça, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ dedikçe bu çark, dönmeye devam edecek. Adalet er ya da geç elbet yerini bulur ama asıl soru şu: Biz bu ahlaki enkazın altından nasıl kalkacağız?

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.