1. HABERLER

  2. KÜLTÜR/SANAT//MAĞAZİN

  3. Gizli hazinelerin peşinde keşfedilmeyi bekleyen üç miras
Gizli hazinelerin peşinde keşfedilmeyi bekleyen üç miras

Gizli hazinelerin peşinde keşfedilmeyi bekleyen üç miras

Bu yaz, pasaportlara ihtiyaç duymadan, kendi coğrafyamızın sunduğu bu gizemli yapıların hikâyesini bizzat gidip yerinde duymaya ne dersiniz? İster Alicin’in dağ yamacındaki sessizliği olsun, ister Engüzek’in Tortum Çayı’na uzanan tüneli...

A+A-

Gazete Güncel- Seyahat etmek, sadece yeni yerler görmek değil yeni hikâyelerin izini sürmektir. Modern dünyanın hızından kaçıp tarihin derinliklerine sığınmak isteyenler için bu yaz rotanızı, herkesin bildiği yollardan ayırıp Anadolu'nun gizli kalmış iki mücevherine çevirmeye ne dersiniz? 'Ankara'nın Sümelası' olarak bilinen Alicin Manastırı ve Erzurum'un kendi halkının bile keşfetmediği Engüzek Kalesi, eşsiz manzarasıyla dikkat çekiyor. Tarih kitaplarında sıkça duyduğumuz "dünyanın ilk madeni parasının" icat edildiği efsanevi bir mirası keşfetmeye ne dersiniz?

ERZURUM'UN SESSİZ TANIĞI
tarihsel derinliğinde bir başka çekin. gizemli durak ise Erzurum'da bulunuyor. Engüzek veya bilinen diğer adıyla Akçakale, yerel halkının dahi yeterince farkında olmadığı, tarih meraklılarını bekleyen bir kale kompleksidir. Beylikler Dönemi'nde Akça Bey tarafından sağlamlaştırıldığı için Akçakale adıyla da anılan bu yapı, moloz taş ve horasan harcı ile inşa edildiği biliniyor. Kaleye, güneydoğu yönündeki 1.82 metre genişliğindeki bir koridordan geçilerek giriliyor. Kalenin içerisinde şapel ve sarnıç kalıntıları, savunma amaçlı kullanıldığı düşünülen iki katlı gözetleme kulesi ve doğrudan Tortum Çayı'na ulaşan gizli bir tünel bulunuyor. Erzurum Valiliği, su yolları, hamamı, tapınak ve fırını bulunan Doğu Roma döneminden kaldığı tahmin edilen Engüzekkapı Kalesinin Orta Çağ yazılı kaynaklarında "Ağca Kala" olarak geçer.

Ne Yenir? Erzurum mutfağının baş tacı Cağ Kebabı, bu gezinin olmazsa olmazı. Ayrıca kale çevresindeki yerel mutfaklarda Tortum fasulyesinin tadına mutlaka bakın.

Ne Yapılır? Kalenin savunma mimarisini inceleyin, tünelin Tortum Çayı'na bağlandığı noktayı keşfedin ve bölgenin eşsiz manzarasında geçmişin izlerini takip edin.


KAYALARIN ARASINDAKİ EFSANE
Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde, sarp dağların yamaçlarına ustalıkla gizlenmiş Alicin Manastırı, ilk bakışta Sümela'yı anımsatan büyüleyici bir silüete sahip. Ankara'ya yaklaşık 90 kilometre mesafede bulunan bu yapı, arkeologların tahminlerine göre Sümela'dan bile daha eski bir geçmişe uzanıyor. Dağların arasına gizlenen mekânın kim tarafından inşa edildiği gizemini korurken, manastırın ismi bölgedeki tarihi bir efsaneye dayanıyor. Celali isyanları döneminde, Ali isimli bir eşkıya reisinin burada barınması sebebiyle mekan "Ali Cin Mağarası" veya "Alicin Manastırı" olarak anılmaya başlanmıştır.

Ne Yenir? Kızılcahamam'ın meşhur bazlaması, bölgenin taze sebzeleriyle hazırlanan güveçleri ve yöresel peynirleri bu yolculuğun lezzet duraklarıdır.

Ne Yapılır? Alicin Deresi'nin serinliğini hissederek manastıra doğru doğa yürüyüşü yapın, tarihsel gizemin içinde büyüleyici fotoğraflar çekin ve bölgenin kendine has mistik atmosferini içinize çekin.


TARİHİN ALTIN BAŞKENTİNDE ZAMANDA YOLCULUK
Tarih kitaplarında sıkça duyduğumuz "dünyanın ilk madeni parasının" icat edildiği efsanevi topraklara gitmeye ne dersiniz? Manisa'nın Salihli ilçesinde, Bozdağ'ın eteklerine yaslanmış Sardes (Sardis) Antik Kenti, Demir Çağı'nda Lidya Krallığı'na başkentlik yapmış görkemli bir metropol. Sadece altın zengini kralların yurdu olmakla kalmayan bu kent; Perslerden Romalılara, Helenistik dönemden Bizans'a kadar birçok medeniyetin izlerini taşıyor. Antik kentin kuzeyinde ise Lidya krallarının ebedi istirahatgâhı olan, büyüklüğüyle Mısır Piramitleri'ne meydan okuyan Bin Tepeler tümülüsleri sizi bekliyor. 2025 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren bu eşsiz alanı bu yaz mutlaka keşfetmelisiniz.

Ne Yenir?: Manisa ve özellikle Salihli, tarih dolu gezinizi taçlandıracak lezzet duraklarıyla doludur. Salihli Odun Köftesi bölgenin en meşhur lezzetidir. Meşe odunu ateşinde, özel olarak hazırlanan kıymanın pişirilmesiyle yapılır. Yanında közlenmiş biber ve domatesle servis edilir.

FUNDA KARAYEL/ Sabah

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.