Güvenli şehir ERZURUM
İşte resmi rakamlar:
Erzurum’da hem suç oranları düşüyor hem de suçların aydınlatılması oranı yükseliyor.
Bu sonuç üzerine, biz de şu manşeti atarsak yanlış yapmış olmayız.
Güvenli şehir ERZURUM
Biliyoruz… Bu şehirde, bu başlıktan acayip derecede rahatsız olan muhterisler var.
İstiyorlar ki şehrin dört bir yanında suç enflasyonu oluşsun, istiyorlar ki işlenen suçlardan ve artan suçlulardan ötürü “AKP Hükümeti” şehir halkının gözünden de gönlünden de düşsün.
İflah olmaz öyle müptezeller var ki, Erzurum’un huzurlu bir kent olması karşısında nöbet geçiriyorlar.
Geçen hafta Vali Mustafa Çiftçi, güvenlik kurmaylarıyla birlikte basının karşısına geçti ve Erzurum’un asayiş bilançosunu açıkladı.
Hani adam berbere gidip, “berber efendi benim saçım ak mı kara mı” diye soruyor. Berber de, “acele etme az sonra önüne döktüğümde görürsün” diyor ya…
İşte o misal; Vali Çiftçi de Erzurum’un karnesini çıkardı.
Kimse “her şey dört dörtlük, memleket güllük gülistanlıktır” demiyor.
Denilen şu:
Erzurum’da kişiye, mala, devlete ve millete karşı işlenen suçlarda ciddi bir gerileme var.
Ayrıca işlenen suçlardaki aydınlatma oranı da neredeyse yüzde yüz seviyesinde…
Yani kimse faili meçhule kurban gitmiyor.
“Erzurum suç ve suçlulardan ari bir şehirdir” iddiasını savunan biri olsa…
Önce biz ses yükseltir, deriz ki, “madem öyle her gün yakalanan uyuşturucu sanıkları ve başka suçlar neyin nesi?”
Suç da var bu şehir de, suçlu da…
Doğru olan daha doğrusu bizleri ümitlendiren şudur:
Erzurum…
Çetelerin, tefecilerin, insan kaçakçılarının, uyuşturucu satıcılarının, çocuk istismarcılarının, kadın katillerinin cirit attığı bir şehir değil artık.
“Ben suç işlerim” diyenin anında ensesine biniliyor, adalete teslim ediliyor.
Bu sefer de başka bir eleştiri geliyor:
“Erzurum tam bir polis şehri oldu, demokrasi ve özgürlükler askıya alındı.”
Doğru mu pekii?
Değil elbette ki…
Sütünde çiğ olmayan yoğurdundan emin olsun…
Ne polis ne de jandarma kendi halinde, işinde gücünde olan kimseye asla ilişmiyor.
Onların radarında yalnızca yasalara meydan okuyan suçlular ve suç var.
Hele hele keyfi olarak ne kimsenin kapısına polis jandarma dayanıyor ne de sokaklar zaptiyelerin işgalinde…
Vali Mustafa Çiftçi de Emniyet Müdürü Onur Karaburun ne yaptıklarını çok iyi bilen kimseler.
Keza jandarma…
Bazı çevreler, Vali Mustafa Çiftçi’yi sırf hafız olmasından ötürü istiskal etmeye kalkıp komik durumlara düşmüştü.
Şimdi de Emniyet Müdürü Onur Karaburun “niye bu kadar sokakta” şeklinde eleştiriyorlar!
Tamam; belki “sokaklar çetelere bırakılsın” demiyorlar, ama itirazları öylesine temelsiz ve köksüz ki, günün sonunda sanki de suçtan yana tavır alıyorlar gibi bir izlenim doğuyor.
İzninizle kendimden bir örnek vermek istiyorum.
Bu son aylarda birkaç defa şehrin muhtelif noktalarında kimlik sorgulamasına denk geldim.
Cebimde sürekli basın kartı var.
Kırk yılı aşkın süredir gazeteciyim.
Polis memuruna basın kartımı göstersem mümkün ki “tamam, geçin” der.
Ama ben basın kartını göstermek yerine, nüfus cüzdanımı gösteriyorum; onlar da ellerindeki tabletten kontrol ediyor.
Hiç mi hiç gocunmuyorum.
Sade vatandaşın bir itirazı yok…
İtirazı olanlar ise…
“Niye biz bu şehirdeki eskisi gibi tefecilik yapamıyoruz, niye biz bu şehirde leblebi gibi uyuşturucu hap satamıyoruz, niye biz bu şehirde çetecilik oynayamıyoruz, niye biz bu şehirde trafiği alt üst edemiyoruz” şeklinde bağırıp duranlar…
Bu itirazların hiç mi hiç kıymet-i harbiyesi yok.
Değil mi ki kimse Erzurum’da, okul önlerinde çocuklara çerez dağıtır gibi uyuşturucu hap satamıyor…
Tefeciler sıçanlara döndü, o delikten bu deliğe saklanıp durmalarına rağmen yine de kapana düşüyorlar.
Vali Mustafa Çiftçi de Emniyet Müdürü Onur Karaburun da evlat sahibi birer babalar…
Onlar, kendi çocuklarının maruz kalmasını istemedikleri her çirkinliği Erzurum’un evlatlarından da uzak kalması için mücadele ediyorlar.
Alkışlamaya yüreğiniz el vermiyorsa lütfen sessiz kalın.
“Tayyip gitsin de gerekirse Türkiye yansın” diyen bir anlayış var…
Mutedil olunuz…
Biliyoruz… Kimi haklı gerekçelerinizden ötürü hükümete kızıyorsunuz. Ama sırf bu tepkinizden ötürü güzel şeylerin üstüne kül boca etmeyiniz.
Sevgili dostlar başka bir şey anlatmaya çalışıyorum.
Ne Vali Mustafa Çiftçi benim babamın oğlu ne de polis şefi Karaburun…
Size bir sır vereyim, bir iki defa emniyet müdürünü aradım, telefonda görüşemedim.
Şimdi ben bunu mu mesele etmeliyim.
Hayır…
Ben programa bakıyorum, eyleme bakıyorum, niyete bakıyorum, samimiyete bakıyorum…
Ve tabii ki Erzurum halkının memnuniyetine…
Erzurum’da suç oranları hızla düşüyorsa, ben buna yalnızca şapka çıkarırım.
Eleştiriler arasında vardı.
Ben de o eleştirilere yüzde yüz katılıyorum.
Elbette ki tamamı değil, ama kimi genç polis kardeşlerimiz Amerikan filmlerinden fazla etkilenmiş olacaklar ki, vatandaşla ilişkilerinde, beyaz polislerin siyahi vatandaşlara davrandığı gibi davranıyor!
Az da olsa var, ne yazık ki…
Vali ve emniyet müdürü bunu kayıt altına alırsa seviniriz.
Biz büyük fotoğrafa bakıyoruz.
Ayrıntılarda elbette ki can sıkıcı çok şey var…
“Birader kafam karıştı, sosyal medyadaki bu olup bitenler karşısında mütereddidim. Kim haklı kim haksız?”
Değerli şehir sakinleri müsterih olunuz.
Erzurum güvenli ellerdi…
Nokta.




YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.