
MSB kayıtları ortaya koydu: Erzurumlu 912 şehit var
Milli Savunma Bakanlığının hizmete açtığı Şehit Bilgi Kapısı ise arşivlerdeki kayıtları gün yüzüne çıkararak geçmişle bugün arasında yeni bir bağ kurdu. Sistemde Erzurum memleket kaydıyla 912 şehit yer alıyor.
Gazete Güncel- Erzurum’un taş tabyalarında, asırlık sokaklarında ve Milli Mücadele’ye yön veren tarihi yapılarında aynı hatıranın izleri saklı. Nene Hatun’un Aziziye Tabyaları’na koştuğu, Kara Fatma’nın vatan müdafaası için mücadele verdiği, nice isimsiz neferin cephelere uğurlandığı bu topraklar, Türk tarihinin en çetin dönemlerine tanıklık etti.
Arşivlerde saklı kahramanlar
Milli Savunma Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Şehit Bilgi Kapısı, 1853-1928 yılları arasındaki askeri kayıtlara erişim imkanı sunuyor. Tarihi belgelerden dijital ortama aktarılan bilgiler sayesinde şehitlerin adları, baba adları, memleketleri ve savaş kayıtları araştırılabiliyor. Erzurum için listelenen 912 kayıt da şehrin tarih boyunca omuzladığı mücadelenin önemli bir kesitini ortaya koyuyor.
Bu rakam, yalnızca bir istatistikten ibaret değil. Her kaydın ardında bir aile, bir evlat, bir baba, bir kardeş ve dönmesini bekleyen bir hane bulunuyor. Bugün birçoğunun adını bilmiyor, hangi köyde büyüdüğünü ya da geride kimleri bıraktığını ayrıntılarıyla hatırlamıyoruz. Ancak arşivlerdeki satırlar, geçmişin unutulmaya yüz tutmuş hatıralarını yeniden görünür kılıyor. Kayıtlar, farklı cephelerde ve farklı dönemlerde şehit olan Erzurum memleketli askerleri kapsıyor.

(3.Ordu Karargâh Kaynaklı Erzurum civarı erzak nakli, 6 Ocak 1332)
Aziziye’den cephelere uzanan mücadele
Erzurum’un hafızasında 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın, tarihimizdeki adıyla 93 Harbi’nin ayrı bir yeri var. Şehrin savunması için inşa edilen tabyalar, özellikle Aziziye’de yaşanan çarpışmalarla Türk tarihinin unutulmaz direniş sembollerinden biri haline geldi.

8 Kasım’ı 9 Kasım’a bağlayan gece Rus kuvvetlerinin Aziziye Tabyaları’nı ele geçirmesi üzerine şehirde alarm verildi. Camilerden yükselen çağrılarla birlikte Erzurum halkı, askerlerine destek olmak için tabyalara yöneldi. O gün silah kuşananlar arasında kadınlar da vardı. Henüz genç bir anne olan Nene Hatun, elindeki imkanlarla mücadeleye katılarak cesaretiyle hafızalara kazındı. Aziziye’deki direniş, askerle halkın omuz omuza verdiği mücadelenin sembollerinden biri oldu.
MSB kayıtlarında Osmanlı-Rus Savaşı başlığı altında 34 Erzurumlu şehit bulunuyor. Bu isimler, 93 Harbi’nin ve dönemin askeri mücadelesinin arşivlerdeki izleri arasında yer alıyor.
Erzurum’un kahramanlık hafızası yalnızca Aziziye ile sınırlı kalmadı. 1853-1856 yıllarındaki Kırım Savaşı’ndan Balkan Savaşları’na, Birinci Dünya Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na kadar uzanan süreçte Erzurumlu askerler farklı cephelerde görev aldı. Her savaşın ardından kimi evlere acı haber ulaştı, kimi aileler yıllarca beklediği evladına kavuşamadı.
En büyük sayı Birinci Dünya Savaşı’nda
MSB’nin Şehit Bilgi Kapısı’nda paylaşılan savaş başlıkları içinde en yüksek sayı, Birinci Dünya Savaşı dönemine ait. 1914-1918 yıllarını kapsayan bu dönemde Erzurum adına 697 şehit kaydı bulunuyor.

(Oltu eski Türk - Rus sınır tahdid komisyonu. Kaleboğazı’nda Piyade mangası ( Ömer Fahreddin Paşa arşivi)-1900)
Birinci Dünya Savaşı, Erzurum ve çevresi için yalnızca cephede verilen bir mücadele değildi. Kafkas Cephesi’nde yaşanan çarpışmalar, ağır kış şartları, işgal ve göç, şehrin toplumsal hayatında derin izler bıraktı. Rus kuvvetleri 16 Şubat 1916’da Erzurum’u işgal etti. Şehir, Doğu Cephesi’nde yürütülen mücadele sonucunda 12 Mart 1918’de yeniden Türk hâkimiyetine girdi. Bu yıllar, Erzurum’un hafızasında savaşın ve yurdunu koruma mücadelesinin en ağır dönemlerinden biri olarak yer etti.
Savaş kayıtlarında Çanakkale, Şark Cephesi ve Irak Cephesi gibi farklı cephe adlarının da görülmesi, Erzurum memleketli askerlerin mücadelesinin şehrin sınırlarını çok aşan bir coğrafyaya yayıldığını gösteriyor.
Paylaşılan diğer savaş kayıtlarında ise Kurtuluş Savaşı için 123, 1853-1928 dönemindeki muharebe dışı diğer şehitler için 43, Balkan Savaşları için 5 ve Kırım Savaşı için 6 şehit yer alıyor.
Bir şehir, iki kahramanlık simgesi
Erzurum’un tarihini anlatırken Nene Hatun ile Kara Fatma’yı birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil. Biri 93 Harbi’nde Aziziye Tabyaları’nda halk direnişinin sembolü haline gelirken diğeri Milli Mücadele yıllarında cephede görev alan kadın kahramanlardan biri olarak tarihe geçti.

1888’de Erzurum’da doğan Fatma Seher Erden, namıdiğer Kara Fatma, Milli Mücadele sırasında kendi müfrezesini yönetti. Cesareti ve kararlılığıyla tanınan Kara Fatma, vatan savunması için mücadele veren kadınların tarihimizdeki önemli temsilcilerinden biri oldu. Onun hikayesi, Erzurum’un yetiştirdiği kahramanların yalnızca cephelerde savaşan askerlerden ibaret olmadığını da hatırlatıyor.
Fakat tarihin yükünü yalnızca adı bilinen kahramanlar taşımadı. Rütbesiyle, adıyla veya lakabıyla arşivlere geçenlerin yanında, tarih kitaplarında kendisine yer bulamayan binlerce insan da vatan müdafaasının bir parçası oldu. Bugün açıklanan rakamların asıl anlamı da burada yatıyor: Bir milletin hafızası, yalnızca komutanların ve kahramanların hikâyeleriyle değil, adı bir arşiv kaydında yaşayan insanların fedakarlıklarıyla da şekilleniyor.
Cumhuriyet’e giden yolun önemli durağı
Erzurum’un tarihi rolü savaş meydanlarıyla sınırlı kalmadı. 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplanan Erzurum Kongresi, Milli Mücadele’nin teşkilatlanma sürecinin temel dönüm noktalarından biri oldu.
Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında gerçekleştirilen kongrede, milli sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğu, yabancı müdahalesine karşı milletin direneceği ve manda ile himayenin kabul edilemeyeceği yönünde kararlar alındı. Milli iradenin hâkim kılınması anlayışı, burada alınan kararlarla daha güçlü biçimde ortaya konuldu. Erzurum, böylece yalnızca vatan savunmasının değil, bağımsızlık fikrinin ve yeni bir devletin kuruluşuna uzanan siyasî iradenin de önemli merkezlerinden biri oldu.
Bir tarafta cephelerde can veren askerler, diğer tarafta bağımsızlığın yol haritasını çizenler vardı. Bu iki mücadele, aynı tarihi sorumluluğun farklı yüzlerini oluşturuyordu. Erzurum’un geçmişine bakıldığında, şehrin neden bir direniş ve vatanseverlik sembolü olarak anıldığı daha iyi anlaşılıyor.

(hasankale-1915 subaylar 3.ordu karargahı önü)
Neferden subaya uzanan liste
Şehit Bilgi Kapısı’ndan elde edilen rütbe dökümünde, en yüksek sayı 614 kayıtla neferlere, yani erlere ait. Mülazım(yardımcı) rütbesinde 80, yüzbaşı rütbesinde 62, onbaşı rütbesinde 54 ve teğmen rütbesinde 41 kişi bulunuyor.
Paylaşılan diğer rütbe kayıtları da şöyle sıralanıyor:
Çavuş: 37
Binbaşı: 13
Kolağası (kıdemli yüzbaşı): 8
Kaymakam (yarbay): 5
Üsteğmen: 4
Başçavuş: 2
Miralay (albay): 1
Zabit vekili: 17
Hangi sınıflarda görev yaptılar?
Paylaşılan askeri sınıf dökümünde piyade sınıfı 206 kayıtla ilk sırada yer alıyor. Süvari sınıfında 33, topçu sınıfında 11 kayıt bulunuyor.
Diğer sınıf bilgileri ise şöyle:
İhtiyat: 4
İstihkâm: 3
İkmal: 3
Nizamiye: 2
Redif: 2
Sıhhiye: 1
Hava: 1
Jandarma: 1
Bu sınıflar, dönemin askerî teşkilatında birbirinden farklı görevleri üstlenen birlikleri temsil ediyor. Piyade ve süvari cephedeki hareketli mücadelenin önemli unsurları arasında yer alırken, topçu ve istihkam birlikleri de savaşın askeri ihtiyaçlarına göre görev yapıyordu.

(1916 Erzurum genel görünüm)
İlçelerin hafızasında şehitler
Arşivlerden paylaşılan ilçe dökümü, şehit kayıtlarının kent merkeziyle sınırlı olmadığını; köylerden ve ilçelerden yetişen askerlerin de bu tarihi hafızanın parçası olduğunu gösteriyor. Paylaşılan ilçe verileri içinde Pasinler 132 kayıtla ilk sırada yer alıyor. İspir’de 98, Tortum’da 59, Narman’da 52 ve Aşkale’de 32 kayıt bulunuyor.
Diğer ilçelerdeki kayıtlar şöyle sıralanıyor:
Merkez: 26
Oltu: 25
Aziziye: 21
Hınıs: 19
Horasan: 12
Olur: 11
Şenkaya:10
Çat: 8
Pazaryolu: 3
Köprüköy: 2
Tekman: 2
Uzundere: 1
Kayıtlardaki 912 sayısı, Erzurum’un tarihini tek başına anlatmaya yetmez. Fakat bu kayıtlar; Kırım Savaşı’ndan 93 Harbi’ne, Birinci Dünya Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na uzanan dönemde, nice Erzurumlu askerin vatan savunmasında yer aldığını gösteren önemli bir hafıza kaynağı. Dün cepheye gidenlerin ardından pencerelerde gözleyen anneler, eşler ve çocuklar vardı. Bugün ise onların isimleri, baba adları ve memleketleri arşivlerde yeniden okunuyor. Tarih bazen bir tabyada, bazen bir kongre kararında, bazen de bir satırlık kayıtta karşımıza çıkıyor. Ve o satırlar, geçmişin fedakarlıklarını unutmamak için hala anlatılmayı bekliyor.
*Bilgi notu: MSB Şehit Bilgi Kapısı’nda yer alan bazı kayıtlarda şehitlerin rütbe, askerî sınıf ve ilçe bilgileri eksik olduğundan, alt başlıklarda paylaşılan sayıların toplamı genel toplam olan 912 ile birebir örtüşmeyebilmektedir. Veriler, sistemde erişilebilen kayıtlar esas alınarak aktarılmıştır.

(Birinci Dünya Savaşında Erzurum ile ilgili gazete, mecmua, dergi vb. neşriyat)





HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.