1. HABERLER

  2. ASAYİŞ

  3. Seçil Erzan'ın avukatı 'paralar nerede' sorusuna cevap verdi
Seçil Erzan'ın avukatı 'paralar nerede' sorusuna cevap verdi

Seçil Erzan'ın avukatı 'paralar nerede' sorusuna cevap verdi

Seçil Erzan'ın avukatı Nazlı Nadide Karaaslan, fona para veren herkesin 1'e 3, 1'e 5 paralar kazandığını, Erzan'ın herhangi bir şekilde para saklamadığını, para kazanmadım diyenlerin de yalan söylediğini belirtti.

A+A-

Erzurum Güncel- Türkiye'Nin gündemine damga vuran yüksek gelirli fon davası devam ediyor.

Eski banka müdürü Seçil Erzan'ın baş rolde olduğu olayda, Fatih Terim, Arda Turan, Selçuk İnan, Emre Çolak, Semih Kaya gibi galatasaraylı eski futbolcular büyük paralar kaptırdı.

Çoğunluğunu Fatih Terim'e yakın futbolcuların oluşturduğu ve aralarınsa iş insanlarının da yer aldığı bu olay kamuoyunda Fatih Terim fonu olarak adlandırıldı.

Toplamda 1 milyar 289 milyon 15 bin lira toplanan fon vurgununda, 226 yılla yargılanan Seçil Erzan'ın evinden ise sadece 67 bin TL çıktı.

Paranın akıbeti kamuoyunda merak merak edilirken Erzan'ın avukatı Nazlı Nadide Karaaslan, Fox Haber'e konuştu.

Karaaslan, ortada kayıp bir para olmadığını, Erzan'ın 2021 yılından itibaren ismi geçen herkese büyük paralar kazandığını söyledi.

"Para herkesin taktığı saatlerde"

Erzan'ın polis ifadesinde kullandığı "Para herkesin taktığı saatlerde" sözlerini hatılatan Karaaslan "Bu kız 2011'den 2022'ye kadar bunu yapmış zaten. Oradaki insanlara sormak lazım, Bu kız hiç mi kimseye para kazandırmadı? Oturdukları evde, bindikleri arabalarda, çocuklarının üniversite tahsillerinde. Seçil'in bir ifadesi var; 'Para herkesin taktığı saatlerde' diyor.

"Açıkca bir yerlerde gömülü değil"

Bu para Seçil'de değil. Açıkca bir yerlerde gömülü değil. Bu ismi geçenlerin kişilerin faizinde, evlerinde, arabalarında, kasalarında. Paralar burada" diye konuştu.

Müvekkilinin son iki yıldır 'ponzi' sistemini kurduğunu, geçmişte müşterilerine önemli paralar kazandırdığını da ileri süren Karaaslan, borsada kaybettiği 2 milyon dolarlık açığı kapatmak için bu sisteme geçtiğini söyledi.

"1 veriyorlar 3 alıyorlar. 3 veriyorlar 5 alıyorlar"

Bu süreçte tefecilerlerle ve Erzan'ın çantacısı olarak tanınan Ali Yörük ve ortaklarıyla yolunun nasıl kesiştiğini anlatan Karaaslan, "O dönemde Ali'ler ile tanışıyor. Onlar da Seçil'in Çorlu bölgesinde çalıştığı için insanlara ne kadar para kazandırıp fayda sağladığını çok iyi biliyorlar. 1 veriyorlar 3 alıyorlar. 3 veriyorlar 5 alıyorlar. Sonra diyorlar ki, 'Biz bunu aldık, ama tefeci bizim peşimizi bırakmıyor. Senin de banka müdürü olduğunu öğrendiler bak başın yanar.' Sonra Florya'da bahsi geçen bir tefeci var ona gidip para alıyorlar. Onun parasını ödemek için sisteme Semih Kaya giriyor. Derken aradaki rakam böyle böyle büyüyor. Yani Seçil'in kontrolünden çıkıyor." dedi.

"Demek ki Seçil hepinize bir katkıda bulunmuş"

Seçil Erzan'ın para kazandırdığı nedeniyle ismi geçen herkes tarafından çok sevildiğini söyleyen Karaaslan, şu ifadeleri kullandı:

"Herkes Seçil'e çok güzel hediyeler almış, kapısına gelenler. Ne yersin, ne içersin diye soranlar. Köyünden bir şeyler gönderenler. Pahalı hediyeler alanlar. Bu neyi gösterir? Demek ki Seçil hepinize bir katkıda bulunmuş. Hepinize bir artı değer hayatın olağan akışı dışında bir fayda sağlamış ki siz Seçil'e "Seço" diyebilmişsiniz!"

"Hiç para almadık diyenler var ya nasıl cevap verecekler"

Whatsap kayıtları ile HTS kayıtlarını öne süren Karaaslan, para almadım diyenlerin yalan söylediğini ifade ederken, "Hiç para almadık, hiç bir araya gelmedik diyen insanlara sesleniyorum; Biz kabul ediyoruz, Seçil haksız. Seçil suçlu, Seçil borçlu. Ama insanlar da çıksın söylesin. Whatsap kayıtları ile HTS kayıtlarını eşleştidiğimizde hani hiç para almadık diyenler var ya nasıl cevap verecekler ben çok merak ediyorum. Bu para seçilde değil." dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.