1. HABERLER

  2. GÜNCEL MEDYA

  3. AKP'nin stratejik hataları...
AKP'nin stratejik hataları...

AKP'nin stratejik hataları...

AKP'nin stratejik hataları... Şükrü Küçükşahin Hürriyet'te yazdı...

A+A-
Erzurum Güncel- İşte o yazı... AKP'nin stratejik hataları SON iki haftasına girdiğimiz bu seçim sürecinde stratejik hamlelerde, AKP ile muhalefet arasında öncekilerin aksine bir yer değiştirmeye tanık olduk. Sahada dolaşınca ilk fark edilen, HDP'nin seçime parti olarak girme kararı karşısında AKP'nin baraja sarılarak ayağına kurşun sıktığı gerçeğidir. Barajı düşürmeyerek stratejik hatayı yapan AKP, Kürt seçmeninden kitlesel kopuşa uğrarken, muhalifi Türk seçmenin bir kısmını da HDP'ye yöneltmiş. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile AKP sözcülerinin HDP'ye orantısız yüklenişi de iki koldan ilerleyen bu seçmen kaymasına etki etmiş. Bu hamle ile HDP'ye barajı aşırtan AKP, oy kopuşuna, kitlesel milletvekili kaybını da ekleyecek gibi; oysa baraj düşürülseydi bu kayıp sınırlı kalabilecekti. FOTOĞRAFLAR ÜST ÜSTE OTURDU Herkes kabul ediyor ki, bu seçimin vaat farkını atan partisi CHP oldu. CHP'nin özellikle 'emekliye iki ikramiye', '1.500 TL asgari ücret', '1.5 TL'ye mazot' vaatleri alt gelir gruplarında büyük sempati yarattı. Hani anketlerin, 'yolsuzluk iddiaları, 1.150 odalı saray gibi şeyler AKP seçmeni üzerinde oy değiştirme yönünde bir etki yaratmıyor' dediği söylenir ve herkes de buna hep 'eyvallah' çeker. Ama o ne; yine sahada gördük ki, bu vaatlere karşı çıkarak, 'Kaynağı yok, Hazine'yi tüketecekler' diyerek AKP, ikinci büyük stratejik hatasını yapmış, alt gelir grubu seçmeninde şu hassasiyet ve duyguyu harekete geçirmiş: "Ne yani, size ve yandaşlarınıza var da bize gelince mi yok..." Rahatlıkla söylemeli ki, CHP'nin vaatlerine bu karşı çıkış AKP seçmeninde fotoğrafların üst üste oturmasını sağlamış, tutum değiştirme sonucu yaratmış. Çünkü onlar, AKP'yi hep, 'yoksula veren' parti kabul etmişlerdi. Yetmedi; AKP'nin, örneğin emekliye 100 liralık maaş artışı ile CHP'ye karşılık vermek istemesi de kendisine kızgınlığı yükseltmiş. Bu vaatlerde MHP'nin de CHP ile paralel rakamlar ilan etmesi, aynı seçmen kitlesinde, 'yapılabilir vaatler' duygusunu yerleştirmiş. O nedenle ki AKP seçmeninin önemli bir bölümü MHP'ye kaymakta, ama CHP'ye gidenlerin sayısı da hiç az değil. REHAVET DEĞİL İSTEKSİZLİK CHP'nin önseçim yapması, MHP'nin merkez yoklamasında örgütten isimleri listeye koyması da bu iki muhalefet partisine artı yazdırmış durumda. Buna karşın AKP listeleri hemen her ilde homurdanma nedeni olmuş. O homurdanmalar örgütlerde ilk kez 'isteksiz çalışma' sonucu yaratmış. (Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'rehavet' dediği bence bu isteksizlik.) Seçmen de çok iyi görüyor ki, o isteksizliğin yansıması olarak sahada AKP örgütünden çok devletin kurumları var; Cumhurbaşkanı'ndan valiye, kaymakama; müsteşarından daire başkanına, il müdürüne kadar kamu her noktada seçmen çalışması yapıyor. Diyanet İşleri Başkanı'nın dahi seçim malzemesi olması, Kuran'ın meydanlara çıkarılması da seçmen üzerinde pek sanıldığı gibi olumlu etki yaratmamış. Erdoğan'ın sahaya inmesi de istenen düzeyde yarar getirmemiş, denebilir. Seçmen, kamunun ve Erdoğan'ın sahadaki varlığını 'hakemin açık taraf tutması' olarak algılamış, muhalefete sempati ile bakışı sağlamış. "Erdoğan artık Türkiye'yi yoruyor" düşüncesinin yaygınlaştığını da söyleyerek yazıyı, "Şu ana dek, bu seçimde AKP önemli stratejik hatalara, muhalefet ise doğrulara imza attı" teziyle bitireyim. Bu gerçekler AKP'ye oy kaybettirecek, ama ne kadar denirse, Erdoğan'ın, 'Sürprizler olabilir' sözünü anımsatmakla yetineyim.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.