1. HABERLER

  2. ERZURUM

  3. Erzurum’da değişen ne oldu!
Erzurum’da değişen ne oldu!

Erzurum’da değişen ne oldu!

Erzurum’da Büyükşehir Belediye Başkanlığını, yâda Erzurum Belediye Başkanlığını iki kez üst üste kazanan isim Ahmet Küçükler oldu. İkinci kez seçilen Küçükler’de gözle görünür değişimler oldu, olmasına ama… İşte Usta gazeteci Mehmet Şene

A+A-
Erzurum Güncel- İşte o yazının 3. bölümü.... Sorun seçende mi, seçilenlerde mi? (3) 2004 yerel seçimlerinde AK Parti rüzgarı öyle bir güçlü esmişti ki, sadece Erzurum’u değil, neredeyse önüne çıkan tüm illeri kuşatmıştı. Erzurum, artık çok genç ve şöhret sahibi olmayan bir belediye başkanı ile tanışıyordu: Ahmet Küçükler… Seçmen, son iki seçimde yaptığını 2004’te de tekrarladı: Büyükşehir’in yanısıra alt belediyelerin mührünü de, AK Parti’li başkanlara emanet etti. Buna göre yerel yönetimde yeni isimler şunlardan oluştu: Ahmet Küçükler büyükşehir, Fahrettin Atınç Yakutiye, Cenap Köksal Birdal Yenişehir, Dursun Şahin Kazımkarabekir ve Vahdettin Yaylalı… Ankara’da artık çok güçlü bir hükümet vardı. Başbakan Erdoğan’ın yönetim anlayışı çok farklıydı. Hükümetin üstünde icra makamı, Meclis iradesinin üstünde de siyasi irade istemiyordu. “Çatışmaya değil, çalışmaya geldik” sözü, AK Parti için hem merkezi yönetimde, hem de yerelde ölçü olacak ve ülke genelinde her alanda müthiş bir reform başlayacaktı. En çok da sağlık ve ulaştırma alanında art arda yapılan atılımlar, bir yanda AK Parti’yi daha uzun yıllar hükümette kalacak biçimde kuvvetlendirirken, diğer yanda da vatandaşın hayatında muazzam bir kolaylık ve konfor başlıyordu. Uçak seyati, artık varlıklı elitlerin ulaşım aracı olmak yerine, herkesin istediği zaman, hem de makul ücret karşılığında yararlanabileceği bir imkan oldu. Sağlık zaten başlı başına müthiş bir dönüşüm arenasıydı. “Türkiye’de de artık insan hayatına önem veriliyor” dedirtecek çapta büyük adımlar atılıyor ve kimi çevrelerin ezberi bozuluyordu. İtirazlara, dirençlere, eylemlere ve provakasyonlara rağmen, sağlıkta büyük dönüşüm yürüyordu. Recep Akdağ, sağlık bakanı olarak öyle reformlara imza atıyordu ki, bu baş döndürücü hıza, Batı bile şaşırıp kalmıştı. İşte böylesi bir atmosferde Ahmet Küçükler, belediyenin kaptan köşküne çıktı. Bütün temenniler ve beklentiler oydu ki, ülke genelinde kalkınma hamlesi başlatan AK Parti Hükümeti döneminde, Erzurum da başını alıp gidecek. Şehrin imar ve altyapı açısından senelerdir üst üste yığılan sorunları, artık yerini çözüme bırakacak, Erzurum aranılan şehir olacak. Belediye cephesinde ise, Küçükler’in masasındaki en öncelikli mesele, içmesuyu ve doğalgazın şehrin tamamına yaygınlaşmasıydı. Çünkü şehrin içmesuyunu sağlayan kuyular artık iflasın eşiğine gelmişti. Doğalgaz ise, halkın mesafeli durduğu bir yenilikti. Geçte olsa, içmesuyu sorunu çözüldü. Yani Çat Barajı’nın suyusu şehri ulaştı. Böylelikle Erzurum’un en az elli yıllık su ihtiyacı giderilmiş oldu. Ancak bu sefer de başka bir sorun ortaya çıktı: Halk yeni suyu, kokusu, rengi ve tadından ötürü tutmadı. Öyle ki, “Biz eski suyumuzu istiyoruz” talebi, müşterek slogan haline dönüştü. Sonradan anlaşılacaktı ki belediye, genel seçimler öncesi “icraat hanesi”ni kabartmak için, içmesuyunu, yapılması gereken tüm işleri yapılmadan şehir şebekesine bağlamıştı. Aylarca süren bu durum öyle bir boyut aldı ki, şikayetler ta Başbakan’a kadar ulaştı. Doğalgaz ise, yaygınlaşmasına yaygınlaşıyordu, fakat şehrin eski mahalleleri yüzünden hem istenilen hızda ilerlenemiyordu, hem de hava kirliliğine yolaçan gecekondu semtleri bu çağdaş hizmetin dışında kalıyordu. Gaz dağıtımı yapan şirket de, belediye de mevcut durumdan şikayetçi değildi. Bu yüzden bugün olmuş hala şehrin üçte ikisi doğalgaza geçebilmiş değil. Bu yüzden Erzurum’da kışın hava kirliliği sorunu büsbütün ortadan kalkamadı. Ahmet Küçükler, başkanlığının ilk yıllarında adından söz ettirecek bir icraat sergileyemediği gibi, alt belediye başkanlarıyla da özlenen “uyum”u sağlayamadı. Nasıl ki, RP’li ve MHP’li belediye başkanları döneminde başkanlar birbirlerine küs ve kavgalıydıysa, yeni dönemde de aslında değişen bir şey olmamıştı. Bügun olduğu gibi belki basın önünde atışmıyorlardı ama herkes biliyordu ki, alt belediye başkanları Ahmet Küçükler’den müştekiydi ve bu tablo olduğu gibi Ankara’ya da taşınıyordu. Küçükler, kendi doğrularından başka doğruyu kabul etmeyen bir yönetim anlayışı sergiledi. Misal; iyi bir ekip kuramadı ve adından söz ettirecek büyük hamleler yapamadı. Toplumla da ilişkisi zayıftı. Başta su olmak üzere, belediye hizmetlerinden ötürü zaman zaman en ağır eleştirilere maruz kalan Ahmet Küçükler, aslında pek de boş durmuyordu. Alt geçitler, tarihi eserlerin çevresinin yeniden düzenlenmesi ve Yenişehir’de kurulan AVM gibi göze çarpan işlere imza atıyordu. Ama yeterli değildi; halk su’dan dolayı kızgın ve küskündü. Şehirde olup biten her şey muhtemelen Ankara’ya rapor ediliyor ve belediye başkanları arasındaki çekişmenin şehre verdiği zarar anlatılıyordu. Buna rağmen Küçükler tepkilere kulak tıkıyordu. Artık herkes tarafından öğrenilen inadı, yeraltı otoparkında ve Çifteler’in etrafına yaptığı barakalarda kendisini net biçimde gösteriyordu. Beş yıl böyle sürüp gitti ve yeni bir seçim günü geldi. Ahmet Küçükler tekrar aday oldu. Çeşitli kesimlerde öne çıkan kanaat şuydu: Bu denli eleştiriye maruz kalan bir belediye başkanını Başbakan Erdoğan yeniden aday göstermez. Bu inanç öyle kök saldı ki, MHP olmadığı kadar seçime asıldı ve kendisini başkanlığa çok yakın gördü. Sayı olarak çok değildi ama partinin içinden de Küçükler’in rakibi vardı. Son sözü Erdoğan söyleyecekti: Ahmet Küçükler için ya “yeter” diyecekti, ya da “devam” Başbakan Erdoğan, olumsuz atmosfere rağmen, riski göze aldı ve “Ahmet Küçükler’le devam” dedi. Erzurum tarihinde rastlanmamış bir durum: Aynı isim iki kez üst üste seçilemez. Fakat unutulan bir nokta vardı. O da Recep Tayyip Erdoğan faktörü… Halk, kimlerin aday olduğuna bakmadan tercihini Erdoğan’dan, dolaysıyla AK Parti’den yana yapıyordu. Bu gerçek öylesine aşikardı ki, Ahmet Küçükler’e dönük sert eleştirilerin bir önemi yoktu. Çünkü beş yıl boyunca Küçükler’e kızıp duran aynı kişiler, Erdoğan sevgisi ve hatırı uğruna, oy vermekten imtina etmiyordu. Nitekim öyle de oldu. Ahmet Küçükler yeniden aday gösterildi ve parti beklentinin aksine alt belediye başkanlarını değiştirdi. Artık zafer çanları yeniden Küçükler için çalıyordu. Tayyip Bey, “Bizim Ahmet” dediği, Küçükler’e yeniden arka çıktı, destek verdi. Erzurum’da, “bir başkan üst üste iki defa seçilemez” inancı ve geleneği yerlebir olurken, görüldü ki parti kavramı kişilerin çok önünde gidiyor. Küçükler ve AK Parti için ikinci, Erzurum için de büyükşehir belediyesi noktasında dördüncü dönem başlıyordu. Seçim öncesi ve sonrasında herkes müşahede etti: Ahmet Küçükler’de müthiş bir değişim vardı. Halka mesafeli duran, beşeri münasebetleri çok zayıf olan o insan gitmiş yerine, daha çok çalışan, halkın içine daha fazla girip çıkan, her kesimle konuşmaya çalışan ve yeni projelere hız veren bir kişi geldi. İster uyarılmış olsun, ister kendiliğinden olmuş olsun hiç fark etmez. Bu değişim şehir adına müspet bir durumdur. Evet, hala ilçe belediye başkanları ile arası hiç hoş değil ve zaman zaman gazete sayfalarına yansıyan kavgalara tutuşuyor ama eski Küçükler gitti, yerine daha sempatik bir başkan geldi. Şimdi hep birlikte takip edip göreceğiz. Ahmet Küçükler bu ikinci döneminde kendisinden beklenen büyük sıçramayı yapabilecek mi, yoksa sıradan işlerle üç yılı doldurup köşesine mi çekilecek? Vakıa odur ki, Erzurum’daki yerel yönetim, merkezi hükümetin hızına ve hizmet anlayışına bir türlü ulaşamadı. AK Parti Hükümeti son yıllarda Erzurum’a öyle devasa hizmetler sundu ki, şayet 81 ile bölseniz pastayı Erzurum’un payına bu büyüklükte bir dilim düşmezdi. Bundaki en belirleyici unsur da, Başbakan Erdoğan’ın Erzurum sevgisi ve Sağlık Bakanı Akdağ’dır. Kentsel dönüşüm beklendiği hızda yürümüyor, şehrin altyapı ve üst yapı sorunu yerinde sayıyor, tarihi eserlerin çevresi hep proje bazında kaldı. Bir tek Yakutiye Belediyesi çok somut bir adım atarak Üç Kümbetler’de ıslah çalışmalarına başladı. Aziziye Belediyesi de, Gezköy’de müthiş bir atılım yaptı ve yüzlerce eski yapıyı kamulaştırarak, modern bir semt kurma adımını attı. Palandöken Belediyesi de boş durmamaya çalışıyor. Lakin Büyükşehir daha öce kamuoyuna açıklandığı üzere, Kale’nin çevresinde hala bir düzenleme yapamadı. Ama mevcut terminalin yerine yapılacak müthiş komplekse bir anda dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Yakutiye’de Ali Korkut, Aziziye’ye Fatih Cengiz ve Palandöken’de Orhan Bulutlar yeni dönemin öne çıkan isimleri oldu.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.