1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. 28 Şubat’ı özleyenleri, 28 Şubat da özlüyor mu?
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

28 Şubat’ı özleyenleri, 28 Şubat da özlüyor mu?

A+A-

Şair diyor ki, “Baharı özledik diyor gelen kızlar Ki, içlerinde baharın da özledikleri var.”

Bu mısra ile biraz oynayarak, yazının başlığında böyle soruyorum…

Cevap da takdir de sizlerin…

29 yıl geçti üzerinden…

Devlet hayatı için çok uzun olmasa da insan ömrü için ciddi bir zaman…

O gün doğan bir çocuk şimdi 29 yaşında…

Muhtemelen çoluk çocuk sahibi bir insan…

Evet…

O meşum 28 Şubat Süreci’nden bahsediyorum.

Mahut ihanet…

Hani, “Bin yıl sürecek” dedikleri o karanlık ve kirli dönem…

Hani, “Bundan sonra Türkiye yobazların ( Elbette ki bu kelimeden muratları inançlı insanlardı. Yoksa o gün ki apoletli firavunların, asla gerçek yobazlarla bir sorunu yoktu. Yoktu. Çünkü zaten süreci ortaklaşa kurgulayıp ortaklaşa kuvveden fiile geçirmişlerdi. ) sahnesi olmayacak” hükmünün, ülkenin dört bir yanında hakim kılınmak istendiği utanç dolu dönem…

Üniversiteyi birincilikle bitiren çocuğunun mezuniyet törenine giden, ancak sırf başörtülü olduğu için salona sokulmayan kadınların ağladıkları günler…

Dindar olduğu için insanlara neredeyse kamu hizmeti verilmeyen zifiri karanlığa gömülmüş dönem…

Üzerinden 29 yıl geçti.

Ama yaşattıkları hala taze… Mağdurları ise, o günlerin acılarından hala kurtulmuş değil…

-Müslim Gündüz ve Ali Kalkancı gibi işbirlikçi taşeronlar eliyle, önce bir takım şarlatanları şehirlerin en işlek caddelerine saldılar.

-Kimi yerlerde durup dururken Atatürk büstlerine ve heykellerine saldıran provokatörler boy gösterdi.

Binlerce insan ya inancından ya da düşüncesinden ötürü kamunun dışına itildi, en temel haklarından mahrum bırakıldı.

Huzur ve güvenlik yerine, başkentin caddeleri tank paletlerinin ürkütücü uğultusuna terkedildi.

Seçilmiş hükümeti silah zoruyla yıktılar.

Adına da “Postmodern Darbe” dediler.

Kendilerince lütfedip bu sefer 60’da ve 80’de olduğu gibi siyasi liderleri tutuklamadılar!

“İstifa et yoksa ha…” demekle yetindiler.

“Amandır, sokaklar karışıp yeniden kardeşkanı akmasın” diye düşünen, vicdan sahibi siyasetçiler de usulca çekildiler.

O kadar hukuk tanımazdılar ki, yaptıkları zulmü, “Demokrasiye balans ayarı” pişkinliğiyle izah ettiler!

Her zalim gibi onlar da kuralsızdı, vicdansızdı, millet düşmanıydı.

Bilen biliyor da, bilmeyenler için hatırlatalım:

O Firavunların sonu öyle zelil ve rezil oldu ki, şeytan bile isimlerini hatırlamak istemiyor.

Üzerinden 29 yıl geçti ya…

Ve ülkemiz bu sürede, başta inanç ve düşünce hürriyeti olmak üzere, neredeyse hayatın her alanında muazzam inkişaf yaşadı ya…

İşte bu, yeniden 29 Şubat Süreci’ni hortlattı!

28 Şubat’a günler kala, kendilerini “aydın” diye tanımlayan bir takım insanlar yeniden uç verdiler.

Sokakta zerre kadar karşılığı ve alıcısı olmayan akla ziyan bildiri yayınlayıp, tıpkı 28 Şubat öncesinde olduğu gibi tekrar, “Laiklik elden gidiyor” dediler!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, “Ramazan süresince okullarda etkinleri yapılsın” çağrısına isyan ettiler.

En azından bildiri sevicilerin gerekçeleri bu çağrı oldu…

Kafayı yemiş bir okul müdürünün, öğrencilere saçma sapan bir yemin ettirmeye kalkması ise, gizliden gizliye o bildiriye destek verenlerin ellerini güçlendirdi.

“Bakın” dediler. “Siz bu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, Türkiye’ye şeriat getireceğine inanmıyorsunuz, ama görün işte… Okullarda Selefi yeminleri yaptırılıyor öğrencilere…”

28 Şubat Süreci’nde de, o okul müdürü gibi çıkıntılar hep vardı.

29 yıl önce onlar, nasıl ki öğretilmiş ve özel yetiştirilmiş tetikçiydiyseler, emin olunuz ki aynı şeyleri bugün yapmaya çalışanlar da farklı kimseler değil…

Tamam; o meşum ve kahrolası günler çok geride kaldı, ama ne yazık ki, karanlığa meftun yarasalar kanat çırpmaya hasret kalmışlar…

Demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve onurlu bir hayat…

Karanlıktan beslenenlerin can düşmanıdır.

Hakikat bu olduğuna göre…

Fırsat buldukça elbette ki saldıracaklar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.